GENEL BAŞKAN KONYA’DA ÜYELERLE BİRARAYA GELDİ

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Genel Mevzuat ve Toplu Görüşme Sekreteri M. Yaşar Şahindoğan ve Genel Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri Sami Özdemir ile birlikte Konya 1 ve Konya 2 No’lu Şubelerimizin yaptığı istişare toplantısına katıldı.

Toplantıda Konya 1 No’lu Şube Başkanı Tanfer Ata, Konya 2 No’lu Şube Başkanı Sadi Eriş, Seydişehir Belediye Başkanı Abdulkadir Çat, Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendikaların şube başkanları, Türk Eğitim-Sen Konya Şubeleri Yönetim Kurulu Üyeleri, İlçe Temsilcileri, Kadın Kolları ve çok sayıda üye hazır bulundu.

Toplantının açılışında Konya 1 No’lu Şube Başkanı Tanfer Ata, Konya 2 No’lu Şube Başkanı Sadi Eriş ve Seydişehir Belediye Başkanı Abdulkadir Çat birer konuşma yaptı.Belediye Başkanı ÇAT konuşmasında;Her yıl beş bin gencimizi Çanakkale ve Anıtkabir e götürerek tarihimizle buluşturmanın mutlulugunu yaşıyoruz dedi.  

Daha sonra kürsüye gelen Genel Başkan İsmail Koncuk, önemli açıklamalar yaptı. Toplu sözleşmeye değinen Koncuk, toplu sözleşme masasında kamu çalışanlarının pazarlanmasına asla müsaade etmeyeceklerini söyleyerek, “Kamu çalışanlarını kim pazarlarsa onun alnını karışlarız, sendikacılık hayatını bitiririz. Kamu çalışanları rahat olsun” dedi.

Genel Başkan İsmail Koncuk sözlerini şöyle sürdürdü: “Kamu çalışanları 1 Ocak’ta alması gereken zammı alamadı. Oysa zamlar peşi sıra geldi. 1 yıl içinde doğalgaza yüzde 34, elektriğe yüzde 19, benzine yüzde 18 zam yapıldı. Kamu çalışanlarının maaşlarına zam yapmakta hiç acele etmeniz, ama yüzünüz kızarmadan doğalgaza bir anda yüzde 19 zam yaptınız. Bu millete saygısızlıktır. Son 10 yılda kamu çalışanlarının zam oranları girdilere yapılan zamlar karşısında yüzde 33 oranında erimiştir. Kamu çalışanlarının maaşlarının son üç aydaki erime oranı ise yüzde 7’dir.  Toplu sözleşme masasında bunların bir kısmının telafi edilmesini istiyoruz. Bu nedenle Türkiye Kamu-Sen olarak taleplerimizden bazıları şunlardır: Tüm kamu görevlilerinin ve emeklilerinin maaşlarına 1 Ocak 2012’den geçerli olmak üzere taban aylığa yansıyacak şekilde aylık net 100 TL zam yapılmalıdır.  Bu artışa ek olarak tüm kamu görevlilerine ve emeklilerine 2012 yılı için birinci ve ikinci aylık dilimlerde ayrı ayrı %10’ar (%10+10) maaş artışı yapılmalıdır. Yılda iki kez dini bayramlar öncesinde tüm kamu görevlilerine ve emeklilere brüt asgari ücret tutarında (886,5 TL) “Bayram İkramiyesi” ödenmelidir. En düşük ek gösterge rakamı 2200 olarak belirlenmelidir. Genel İdare Hizmetleri ve Yardımcı Hizmetler Sınıfında çalışan memurlara eğitim durumlarına göre yükselebilecekleri derecelerin kadrosu verilmeli, ek göstergelerde oluşan adaletsizlikler giderilerek, ek gösterge uygulaması 8. dereceden itibaren başlatılmalı ve tüm ek gösterge rakamları 800’er puan artırılmalıdır. Özel hizmet tazminatında yaşanan adaletsizliklerin giderilmesi için özel hizmet tazminat oranları, eğitim durumu, kadro pozisyona göre yeniden belirlenmeli, bu amaçla öncelikle özel hizmet tazminat oranları 21 puan artırılarak, tüm kamu görevlilerinin ve emeklilerinin maaşlarına net 100 TL daha özel hizmet tazminatı eklenmelidir.  666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ortaya çıkan ek ödeme sorunları giderilmelidir. Özellikle dünyanın tüm ülkesinde en yüksek maaş alan öğretmen ve öğretim görevlilerinin, bu kararnameyle Türkiye’de neredeyse en düşük maaş alan kesim haline getirilmesi kabul edilemez. Bu çerçevede, kamu görevlilerinin büyük çoğunluğunu oluşturan 700 bin öğretmen başta olmak üzere, din görevlisi, hekim dışı sağlık personeli, posta dağıtıcısı, araştırmacı, polis, subay, ast subay, profesör, doçent, yardımcı doçent, araştırma görevlisi gibi ek ödeme artışından faydalanamayan kamu görevlilerinin ek ödeme oranları 25-75 puan artırılmalıdır. Kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan uzmanlar arasında oluşturulan kariyer uzmanlığı- normal uzmanlık, merkez-taşra uzmanları gibi farklılıklar giderilmeli, aynı unvanlı personelin özlük hakları eşitlenmelidir. Aile yardımı ve çocuk parası tutarları yükseltilmeli; aile yardımı 238,3 TL, çocuk parası ise 0-6 yaş çocuk için 66,2 TL, 6 yaş üstü çocuk için 33,1 TL olarak belirlenmelidir. Bu ödemeden ayrım yapılmaksızın tüm 4/C’li ve değişik adlar altındaki sözleşmeli personelin de faydalanması sağlanmalıdır. Bunlar kırmızı çizgilerimizdir.

4+4+4 sistemi ile ilgili açıklamalar da yapan Koncuk, “Bu sistem öğretmen dengesizliğini artacak. Sınıf öğretmenleri norm kadro fazlası olacak. Bakan Dinçer ‘sınıf öğretmenleri norm kadro fazlası olmayacak, 5. sınıflara derse girecek’ diyor. Başbakan ‘5. sınıflara branş öğretmenleri girecek’ diyor. Nurettin Canikli ‘norm kadro fazlası olan öğretmenleri branş öğretmeni yapacağız’ diyor. Hangisi doğru? Öğretmenlerimiz ciddi bir mağduriyet yaşıyor. Eğitim-Bir-Sen de bunu destekledi. ‘Bir tane sınıf öğretmeni norm kadro fazlası olmayacak’ diye açıklama yaptılar. Buradan ilan ediyorum: Bir tane öğretmen norm kadro fazlası olursa, bu yalanı söyleyenin yüzüne çarparım.

Öte yandan bu sistemde branş öğretmeni ihtiyacı oluşacak. Müfredatlar alt üst olacak. 4+4+4 sisteminde okul öncesi eğitim zorunlu olmaktan çıkarılmıştır. Oysa AB ülkelerinde okul öncesinde okullaşma oranı yüzde 100’e ulaşmıştır. Biz okul öncesi eğitimde kaybettiğimiz yılları ancak okul öncesi eğitimi zorunlu yaparak telafi edebilirdik. İkinci kademe eğitiminin ardından öğrencilere açık öğretime gitme imkânı tanınması da sakıncalıdır. Yüz yüze eğitimden vazgeçilmemelidir. Açık öğretim imkânı sadece okuma yaşı geçmiş olanlar, geçici tarım işçilerinin çocukları ve hasta çocuklara verilebilir.”