GENEL BAŞKAN KÜTAHYA’DA

Türk Eğitim-Sen Kütahya Şubesi tarafından 19 Mart Pazartesi günü Belediye Kültür Merkezi’nde düzenlenen Çanakkale Zaferi’nin 97. Yılını anma etkinlikleri ve İstiklal Marşı okuma yarışı ödül törenine, Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Genel Mali Sekreter Seyit Ali Kaplan ve Genel Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri Sami Özdemir katıldı.

Ayrıca programda Türk Eğitim-Sen Eskişehir 1 No’lu Şube Başkanı Şükrü Erkoca ve yönetim kurulu üyeleri, Türkiye Kamu-Sen’e bağlı diğer sendikaların şube başkanları ve yönetim kurulu üyeleri ile birlikte çok sayıda üye ve vatandaş hazır bulundu.

Programın açılış konuşmasını Kütahya Şube Başkanı Mehmet Karabekir yaptı. Genel Mali Sekreter Seyit Ali Kaplan’ın da bir konuşma yaptığı programda daha sonra kürsüye Genel Başkan İsmail Koncuk geldi.

Genel Başkan Koncuk yaptığı konuşmaya Çanakkale şehitleri için şiir okuyarak başladı, tüm şehitlerimizi saygı, rahmet ve minnetle andı. Koncuk şunları söyledi: “Güneydoğuda terör belası var. Maalesef milletimizin büyük bir kısmı bu olayları film seyreder gibi seyrediyor. Ta ki şehit olan kendi çocuğu ya da kendi yakını olana kadar... Bu ülkede bizi millet yapan temel dinamiklerimizle bir bir oynanıyor. Temel değerlerimiz tartışmaya açıldı. Andımız tartışılır hale geldi. Bunların derdi ‘Ne mutlu Türküm diyene’ ifadesiyle. ‘Varlığım Türk varlığına armağan olsun’ ifadesinden, Türklükten rahatsızlar. Birileri Türküm diyorsa tüyleri diken diken oluyor. Bizler Türk ve Müslümanız. Bulunduğumuz coğrafyanın nasıl vatan olduğunu unutmamalıyız. Yaşadığımız ekonomik ve sosyal problemler nedeniyle bu coğrafyanın nasıl vatan yapıldığını millet olarak hafızalarımızdan siliyoruz. Günlük ve sadece kendisi için yaşayan bir millet haline geliyoruz. Millet olarak bu şekilde devam edersek, beraber yaşama hasletlerimizi kaybedersek, o zaman bu coğrafyada tutunabilmemiz, bağımsızlığımızı koruyabilmemiz mümkün olmayacaktır. Çocuklarımızı vatan sevgisiyle yetiştirmemiz lazım. Dindar nesil elbette yetiştirelim, ama milli değerlerine sahip bir dindar nesil yetiştirmeliyiz. Millet olarak temel dinamiklerimizin bozulmasına izin vermezsek, Türk ve Müslüman kişiler olarak görevimizi yapmış oluruz. Müslüman bağımsız ve hür olmalıdır. Bugün İslam dünyasını gözünüzün önüne getirin. Ortadoğu ve İslam dünyası ile ilgili adım adım hayata geçirilen bir senaryo var. Bu nedenle bizim bağımsız olmamız lazım. Türk milletinin bağımsız olması İslam dünyasının geleceği açısından da önemlidir. Hem İslam dünyasının, hem de bizi yöneten insanların bağımsız düşünme kabiliyeti, cesareti olacaktır. Toplumda en büyük sorumluluk öğretmenler, akademisyenler ve din görevlilerine düşmektedir. Eğer öğretmenler, akademisyenler, din görevlileri sadece kendi menfaatleri için yaşayan insanlar haline gelirse değerlerimizi milletimize, gençlerimize kimse anlatamaz. Bu değerlerden feyz almalıyız. Kimse günlük menfaat uğruna değerlerimizden vazgeçmemelidir. İnandığınız değerleri küçük menfaatler için yerle yeksan etmeyin. Şayet inandığınız kendi nefsinizse, şahsi menfaatleriniz ise o zaman bu milletin geleceği de karanlık olur. Herkes şunu çok iyi bilmelidir ki; bu vatanı vatan yapan Çanakkale’deki mücadele ruhudur.”