KARAMAN İŞYERİ TEMSİLCİLERİ TOPLANTISI YAPILDI

Karaman Şube Başkanlığı 2 Mart 2012 Cuma Günü İşyeri Temsilcileri İstişare Toplantısı düzenledi. Toplantıya Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Talip GEYLAN ile Genel Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri Sami ÖZDEMİR de iştirak ettiler.

Şube Başkanı Mehmet Serin’in açılış konuşmasıyla başlayan programda Merkez Yönetim Kurulu üyeleri de birer konuşma yaparak katılımcıları bilgilendirdiler.

İlk olarak söz alan Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Talip Geylan, başarılı çalışmalarından dolayı Karaman Şube Başkanlığına teşekkür ederek, “Karaman teşkilatımız bir açıdan örnek teşkil eden şubelerimizden bir tanesidir. Bugün toplantımıza iştirak eden eski şube başkanlarımız olmak üzere teşkilatımıza emeği geçen bütün arkadaşlarımıza minnetlerimi sunuyorum. Bu tablo Türk Eğitim-Sen’in büyüklüğünün göstergesidir. Son onbeş yıl içerisinde görev yapmış ve şu an burada toplantımıza iştirak etmiş olan dört şube başkanımız birlik içerisinde hizmetlerine devam etmektedir.” Dedi. 4688 Sayılı sendika kanununda yapılacak değişiklikler hususunda da bilgi veren Geylan son günlerin tartışma konularının başında gelen eğitim sistemi değişikliğini de eleştirdi. Bir sendikanın teklifi ile TBMM’ye sunulan 4+4+4 sisteminin eğitim çalışanlarını ve eğitim sistemini sıkıntıya düşüreceğini söyleyen Geylan, “Sürecin başlangıcı dahi sakattır. Düşünebiliyor musunuz; eğitim sisteminde çok radikal ve köklü bir değişiklik yapılıyor, fakat bunda ülkenin Milli Eğitim Bakanlığı’nın dahli yok. Teklif sadece bir partinin mutfağında kotarılıyor, eğitimcilere figüran bile olsa rol verilmiyor. Böyle ucube bir tarz olabilir mi? Gerçeklerden bihaber olan sendika ve siyasetçileri uyarıyoruz; 40-50 bin sınıf öğretmenini norm fazlası durumuna düşürecek olan bu teklifin altında kalırsınız. Hiçbir pedagojik ve gerçekci gerekçe ortaya koymadan ‘ben yaptım oldu’ mantığıyla getirdiğiniz bu teklifin ısrarından vazgeçin ve çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin mağduriyetine neden olmayın. Türk Eğitim-Sen olarak 1+5+3+4 şeklinde bir öneri ortaya koyuyoruz. Bu teklifimizle, hem iktidarın fiilen uyguladığı zorunlu okul öncesi eğitimini kapsam dışında bırakılmamış, hem de öğretmenlerimizin ve eğitim sistemimizin on yıllara dayanan birikimi olduğu 5 yıllık tecrübe heba edilmemiş olacaktır. Bunun yanı sıra sınıf öğretmenlerimiz de mağdur edilmemesi sağlanacaktır. Öte yandan sendika olarak ilk ve orta öğretimde zorunlu okutulan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin yanı sıra eğitimin her kademesinde seçmeli Din Eğitimi dersinin verilmesini öneriyoruz. Öte yanda ideolojik önyargıların bir yana bırakılmamasını ve İmam Hatip Liselerinin orta bölümlerinin yeniden açılmasından korkulmaması gerektiğini düşünüyoruz.” Şeklinde konuştu. Alo 147 ve Okullar Hayat Bulsun projelerini de yakından takip ettiklerini söyleyen Geylan, eğitim çalışanların sıkıntıya sokacak durumlara müsaade etmeyeceklerini de sözlerine ekledi.

Genel Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri Sami ÖZDEMİR de konuşmasında sendikal çalışmalar hakkında bilgi vererek, Türk Eğitim-Sen’in faaliyetleri ve hizmetleri hakkında çalışanların bilgilendirilmesini, bunun için de özellikle işyeri temsilcilerinin aktif olması gerektiğini vurguladı. Sendikamızın medya genelinde çok muteber bir konuma sahip olduğunu ifade eden Özdemir, “Şu bir gerçektir ki, sendika alanda hem yazılı hem de görsel medya organlarında yer alma konusunda diğer sendikalarla mukayese dahi edilemeyecek ölçüde öndeyiz. Fakat gerek hizmet kolumuzun büyüklüğü, gerekse problemlerimizin çokluğu nedeniyle sadece medya çalışmalarıyla hedef kitlemize ulaşabilmemiz yeterli olmamaktadır. Bunu için sendikamızın kendi imkanlarını etkin bir şekilde kullanmamız gereklidir. Özellikle sendikal yayınlarımızın üyelerimize ve çalışanlara ulaştırılması çok önemlidir. Türk Eğitim-Sen çok etkili bir sendikal mücadele yürütmekte ve önemli kazanımlara imza atmaktadır. İşte tüm bu çalışmalar hakkında eğitim çalışanlarının yeterli düzeyde bilgilendirilmesi önemlidir. Bu anlamda teşkilat yöneticilerimizin ve temsilcilerimizin emeğine ihtiyacımız bulunmaktadır. Öte yandan hizmet kolumuzda sendikalaşma oranın hala beklenen düzeyde olmadığını görüyoruz. Özellikle bayan çalışanların sendikal örgütlenmeye yaklaşımının artırılması için yeni önlemler geliştirmek gerekmektedir.” Dedi. Sendikal mücadelenin adresinin alanlar olduğunu ifade eden Özdemir, “Eylem yapma cesaretini gösteremeyen ve işverene karşı duruş sergileyemeyen sözde sendikalara eğitim çalışanları prim vermemelidir. Çalışanlar unutmamalıdır ki, böylesi yapıların gelişmesi demek sahip olduğumuz hakların Hükümet tarafından her geçen gün biraz daha kırpılması demektir” şeklinde konuştu.

Karaman programı dahilinde İl Mili Eğitim Müdürlüğünü de ziyaret eden Merkez Yönetim Kurulu üyeleri, Milli Eğitim Müdürü Bekir Aksoy ve İl Denetim Başkanı Ahmet Saim Durgun ile de birer görüşme gerçekleştirdiler.