TÜRKİYE KAMU-SEN İSTİŞARE TOPLANTISI KARABÜK’TE YAPILDI

            Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Karabük’te Türkiye Kamu-Sen İstişare Toplantısına katıldı. Toplantıda MHP Karabük Milletvekili Adayı ve Eski Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, Türk Yerel Hizmet-Sen Genel Başkanı İlhan Koyuncu, Türk Haber-Sen Genel Başkanı İsmail Karadavut, Türk Tarım Orman-Sen Genel Başkanı Ahmet Demirci, Türk İmar-Sen Genel Başkanı Necati Alsancak, Türk Ulaşım-Sen Genel Başkanı Nazmi Güzel ve Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendikaların genel merkez yöneticileri katıldı.

Burada bir konuşma yapan Genel Başkan İsmail Koncuk, kamu çalışanlarının iş güvencesinin tehdit altında olduğunu söyleyerek, hükümeti eleştirdi. Koncuk şunları söyledi: “Türkiye’de güzel şeyler olmuyor. Bilhassa kamu çalışanları içerisinde istihdam çeşitliliği öyle arttı ki, bunu kim, nasıl çözer bilmek mümkün değil. Ancak bu gidişata birilerinin ‘dur’ demesi lazım. Sayın Başbakan hükümete yakın bir sendikanın genel kurulunda sözleşmelileri kadroya geçireceğini ifade etti. Başbakan, ‘Türkiye’nin birçok yerinde memurlar görev yapmak istemiyordu. Kamu çalışanlarının oralarda kalmasını sağlamak ve memur ihtiyacını gidermek adına sözleşmeli istihdam modelini getirdik. Ancak geldiğimiz noktada görüyoruz ki, sözleşmelilikle ilgili bazı problemler var. Bunlarla ilgili tedbir almamamız lazım. Sözleşmelileri kadroya geçirmeye çalışacağız. Kadro çalışmasını mümkünse seçimden önce, mümkün değilse seçimden sonra yapacağız’ dedi. Ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer ‘Şu anda sözleşmelileri kadroya geçirmek gibi çalışmamız yok. Hükümettin TBMM’den aldığı yetki sözleşmelileri kadroya geçirecek bir yetki değil. Bu, seçimden sonra kanun değişikliğiyle yapılabilir’ dedi. Bir Başbakan bunun seçimden önce ya da sonra mümkün olup olmadığını bilir. Biz, TBMM’den alınan yetki çerçevesinde seçimden önce sözleşmelilerin kadroya geçirilmesinin mümkün olduğunu biliyoruz. Siyasi etik gereği seçim sonrası adres gösterilmez. Ama Başbakan seçim sonrasını adres gösteriyor. Üstelik Başbakan’ın bu açıklamayı yaptığı gün, Türkiye Kamu-Sen’in iş güvencesi ile ilgili mitingi vardı. Yani Türkiye Kamu-Sen’in mitinginin olduğu saatlerde Başbakan bir sarı sendikanın genel kurulunda sözleşmelilerin kadroya geçirilmesi gerektiğini söyledi. Kamu çalışanları buna dikkat etmeli. Kadrolular için de tehlike var. Nasıl İller Bankası çalışanları bir kalemde sözleşmeli hale getiriliyorsa, tüm kamu çalışanları bir kanun değişikliğiyle sözleşmeli hale getirilir.  Bir yandan Başbakan sözleşmelilerin kadroya alınması için söz veriyor, diğer yanda aynı hükümet İller Bankasındaki çalışanları sözleşmeli statüye geçiriyor. Biz Başbakan’ın sözüne nasıl inanacağız? Bu nedenlerden dolayı kamu çalışanlarının adam gibi duran, mücadele eden bir sendikal anlayışın içinde olması gerekir. Ama Türkiye’de kamu çalışanlarının bir kısmı menfaat uğruna bindiği dalı kesiyor ve sarı sendikanın üyesi oluyor. Kime destek verdiğimizi, kimin değirmenine su taşıdığımızı iyi bileceğiz. Bu anlayışla mücadele etmemiz gerekir. Kamu çalışanları kurumlarında tehdit ve şantaja uğruyor. 4/B ve 4/C’lilerin önüne üyelik formunu konuluyor. 9 yıldır tehdit ve baskıyı yaşıyoruz. Artık bunların hesabını görmemiz ve bu anlayışı sergileyenlere ders vermemiz lazım.”

 

Genel Başkan Koncuk, Savcılığın YGS ile ilgili takipsizlik kararını ve Ankara 7. İdare Mahkemesi’nin YGS’nin yürütmesinin durdurulması istemini reddetmesini de değerlendirdi. Koncuk, “Savcılık şifreleme yönteminin olduğunu ama bu şifrelerin kimseye servis edilmediğini belirtiyor. Şifrenin kimseye verilmediğinin tespiti nasıl yapılıyor? Bunu anlamak mümkün değil. Öte yandan her iki kararın ne kadar hukuki olduğunu milletimiz takdir etsin. KPSS’de on bin kişiye kopya verildi. Aradan 10 ay geçti. Bir kişi bile yakalanmadı. Ama YGS’de bu kadar kısa süre içerisinde soru kitapçıkları ve 1 milyon 700 bin kişinin cevap anahtarı incelendi, sınavda kopya olmadığına karar verildi. Bu nasıl bir hızdır?” şeklinde konuştu.

 

YGS sonuçlarına itiraz edenlerin sayısının bugün tam 74 bin olduğunu söyleyen Koncuk “Şu anda YGS’ye itiraz eden öğrenci sayısı tam 74 bin. Bunlardan bir kısmının puanları yükseltildi. Puanları yükseltilenlerin sayısı 2 bin’i geçti. İtirazlar sonucunda standart sapmalar değişti. Buna bağlı olarak bütün öğrencilerin başarı sırası ve puanı da değişti. ÖSYM bu değişikliği yaptı mı? Yapmadı. Şu anda adayların elindeki puanların hiçbir geçerliliği yok. Bu nedenle cevap anahtarlarının yeniden değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca ÖSYM’nin yazılım programında da ciddi bir hata olduğunu düşünüyoruz. 74 bin öğrenci ‘puanım yanlış hesaplandı’ iddiasında ise yazılım programında ciddi bir hata var demektir. Ama hala bu konuda da bir gelişme yok.  Birileri bizim evlatlarımızın alın terini, geleceğini çalıyor. Buna rağmen Türkiye’yi yönetenler kılını kıpırdatmıyor, bu rezillikleri ortaya koyanlara karşı hiçbir tedbir almıyor. Tüm bu yaşananları millet olarak iyi tahlil etmemiz gerekir. Emin olun Türkiye’de bunların üzerine yüreklilikle gidecek bizim dışımızda hiçbir kuruluş yok. Korkakların, pısırıkların bu ülkede esamesi okunmamalı. Birlikte hareket edersek, birbirimize güvenirsek, bunu başarırız. Bugün Türkiye Kamu-Sen olarak sayımız 410 bin’dir. 500 bin’leri de bulacağız” diye konuştu.