GENEL BAŞKAN KONCUK: ALLAH BU MİLLETE BİR KEZ DAHA İSTİKLÂL MARŞI YAZDIRMASIN

            Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi Ankara Şubeleri Eğitim ve İstişare Toplantısı; Genel Başkan İsmail Koncuk, Genel Merkez Yönetim Kurulu, Ankara şube başkanları, şube yöneticileri ile işyeri temsilcilerinin katılımıyla 12 Mart 2011 tarihinde başladı. Saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın ardından Türkiye Kamu-Sen Genel Başkan Vekili ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail KONCUK bir konuşma yaptı.

            Konuşmasına İstiklâl Marşımızın ilk iki kıtasını okuyarak başlayan Koncuk, “Allah bu millete bir kez daha İstiklâl Marşı yazdırmasın” dedi. Koncuk şunları söyledi:“Büyük şair Mehmet Akif Ersoy’u rahmet ve minnetle anıyoruz. İstiklâl Marşımızın kabulünden bu yana tam doksan yıl geçti. Merhum Akif’in dediği gibi, Allah bu millete bir kez daha İstiklâl Marşı yazdırmasın. İstiklâl Marşımıza yönelik iyi niyetli olmayan, haince diyebileceğimiz saldırılar var. Bu, zaman zaman bir Başbakan Yardımcısının ağzından çıkan bir cümleyle, ‘salon toplantılarında İstiklâl Marşı’nı neden söyleyelim? Ne gerek var?’ şeklinde dile geliyor. Biliyorsunuz, 18.Milli Eğitim Şûrası’nda bir karar alınmaya çalışıldı. Neydi bu karar? Bu karar, İstiklâl Marşı törenlerine katılım zorunlu olmasın anlamına gelecek bir karardı. Bu bir ihanet maddesiydi. Biz Türk Eğitim-Sen olarak, bu rezil maddenin şûra kararlarından çıkarılması için üstün bir mücadele verdik. Bakanlıkla görüştük. Bu maddenin şûra kararları arasında kalması halinde, tüm Türkiye’yi eylem alanına çevireceğimizi açık bir dille ifade ettik. İstiklâl Marşı’nın kabulünün yıldönümünde çok rahat değiliz. Öte yandan kendilerine sendika adına veren bir grup, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölge Başkanları Toplantısında, okullarda İstiklâl Marşı ile Öğrenci Andı'nın okutulmaması ve anadilde eğitim yapılabilmesine destek veren kararlar alıyor. Yine aynı sendika, bu bölgemizdeki eski yerleşim yerlerine farklı dillerde yer adları verilmesini öneriyorlar. Bu zihniyet Diyarbakır’da bölücü, Yozgat’ta milliyetçi, Ankara’da Müslüman geçinen tatlı su sendikacılarıdır. Zaman zaman çevremizde bu hassasiyetlerin alay konusu yapıldığını üzüntüyle görüyoruz. Bu değerlerden asla vazgeçmeyeceğiz. Kim ne derse desin milli hassasiyetlerimizden asla vazgeçmeyelim. Umut mücadelesi vereceğiz. Bu ülkede yaşayan, etnik kökeni, dili, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun, herkes bu ülkenin geleceğine sahip çıkmalıdır. Anadolu’da beraber yaşadığımız, Kürdü de, Çerkezi de, Arabı da, Türkü de aziz ülkemizin geleceğine sahip çıkmak zorundadır.”

            Yetkili sendika olmanın kamu çalışanlarının hak ve hukukunu korumak anlamına geldiğini kaydeden Koncuk, “Son yıllarda, bir konfederasyon, ‘ben yetkili sendikayım’ diyor.  Ancak sayıca üstün olmak, yetkiyi doğru kullanmak anlamına gelmez’ dedi.

            Toplu görüşmelerde Türkiye-Kamu-Sen olarak kamu çalışanlarının haklarını savunmak için çok mücadele ettiklerini söyleyen Koncuk, “Taban aylığa yapılacak zammı öne sürdük, bizi ikna edebilmek için zam oranlarını ve ek ödemleri artırdılar. Bu şunu gösteriyor: Pazarlığa otururken güçlü olmak ve bu gücü kullanmak kamu çalışanlarına bugünkü kazanımlarını sağlamıştır. Böylelikle referandum öncesinde oluşturduğumuz strateji ile yetkili sendika olarak bu hakları aldık. Biz yetkili sendika olmasaydık bu hakları alamazdık. Yine 18. Mili Eğitim Şûrası’nda öğretmenlerin sözleşmeli olması kararına direndik, kamu çalışanlarının bize verdiği yetkiyi kullanarak, burada bakanlık bürokratlarıyla mücadele ettik ve bu maddeyi şûra kararlarından çıkardık" diye konuştu.

               Genel Başkan İsmail Koncuk’un konuşmasının ardından Gazi Üniversitesi Öğretim Üyeleri Sinan Demirtürk ve Yılmaz Yeşil “Sendikacılıkta Liderlik”, “Sendikacılık ve Etkili İletişim” konularında katılımcılara eğitim verdi. Toplantı 13 Mart 2011 tarihinde Ankara Şubelerinin öğlenden önceki oturumda yaptıkları istişare kurullarıyla sona erdi.

Genel Başkanın Açıklamalarını İzlemek İçin Tıklayınız