KADIN KOMİSYONLARI EĞİTİM VE İSTİŞARE TOPLANTISI YAPILIYOR

               Türk Eğitim-Sen Kadın Komisyonları Eğitim ve İstişare Toplantısı yapılıyor. Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, Türk Tarım Orman-Sen Genel Başkanı Ahmet Demirci, Genel Merkez Yönetim Kurulu ve Kadın Komisyonu üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız ve Türk Tarım Orman-Sen Genel Başkanı Ahmet Demirci birer konuşma yaptı.

Genel Başkan İsmail Koncuk, Türk Eğitim-Sen deyince akla, eğitim çalışanlarının problemlerini çözme iradesinde olan, milli ve manevi değerlere saygıyı sendikal mücadelenin merkezine koyan bir sendika geldiğini kaydederek, şunları söyledi: “Türkiye’de eğitim çalışanları Türkiye’nin en aydın insanlarıdır. Türkiye’nin en aydın kesiminin kafasındaki sendika tanımının ne olduğunu ve insanların takdirini kazanmak, teveccühüne mazhar olmak için nasıl bir anlayışla sendikacılık yapmak gerektiğini her zaman kendime sorarım. Türk Eğitim-Sen’in bu anlamda bahsettiğimiz tanıma uygun olduğunu düşünüyorum. Ancak, öyle sendikalar var ki; birinin adı anılınca aklımıza bölücülük geliyor, diğerinin adı anılınca aklımıza yalakalık, yandaşlık geliyor. Buna rağmen, en aydın kesim dediğimiz insanların bir kısmı bu söz ettiğimiz kuruluşlara üye oluyor, onların değirmenine su taşıyor.  ‘Ben gerçekten ülkemin birliğinden, bütünlüğünden yanayım, Atatürkçüyüm’ diyenler, PKK’nın alenen taşeronluğunu yapan bir yapının içerisinde bulunuyor. Bu kişiler eğitim çalışanı, öğretmen, akademisyen. ‘Ben bu ülkenin bölünmez bütünlüğünden yanayım’ diyen, buna rağmen PKK’nın değirmenine su taşıyan yapının içerisine birtakım sebeplerle girenlere ‘hadi oradan’ diyorum. Bir başka eğitim çalışanı ise, doğruluktan, dürüstlükten, faziletten, haktan, hukuktan bahsediyor, ama bu kavramlardan nasibini almamış ve her türlü gayri ahlaki yolu, metodu maalesef sendikacılık alanında uygulamaya koymuş bir yapının içerisinde yer alıyor. Niçin? Çok küçük menfaatler için. Bir öğretmen öğrencisine sadece okuma-yazmayı ya da problem çözmeyi öğretmez. Öğretmen, öğrencisine hayat içerisinde adam gibi nasıl durulduğunu, haksızlıklara, adaletsizliklere karşı nasıl mücadele edilmesi gerektiğini de öğretir. Eğer bir öğretmen bunları öğretmiyor da başka şeylerle uğraşıyorsa, o öğretmenin öğrettiği matematiğin de bir anlamı yoktur. Bu nedenle bizim öğretmenlere yüklediğimiz birtakım sorumluluklar vardır. Maliye Bakanlığı’nda çalışan bir memurun sorumluluğuyla, her gün yüzlerce öğrenciyle muhatap olan, öğrencilerine örnek olması, hayat içerisinde sağlam bir duruş göstermesi gereken öğretmenlerimiz arasında fark vardır. Buna karşın kimileri, her türlü gayri ahlaki metodu uygulayan insanlarla kol kola girmekten bir an bile tereddüt etmiyor. Eğer inandığımız değerleri yüreğimize mühürlüyorsak, o değerleri, attığımız her adımda düşünmek zorundayız. Kimleri güçlendiriyoruz, bunu hesap etmek zorundayız.”

 

Türkiye’de sözleşmeli öğretmenlik, sözleşmeli memurluk uygulaması olduğunu, 4/C’li personel çalıştırıldığını, başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere birçok kurumda taşeronlaşmanın yaşandığını ifade eden Koncuk, kamu çalışanlarının iş güvencesinin tehdit altında olduğunu söyledi. Koncuk, “250 bin civarında 4/B’li, 45 bin civarında 4/C’li, 150-200 bin civarında taşeron firma elemanı var. Tüm bu istihdam şekilleri iş güvencesini tehdit etmektir. Bu ülkeyi yönetenler, kamu çalışanlarının iş güvencesinden rahatsız olduklarını bas bas bağırıyorlar. Peki bizim iş güvencemizin onlara ne zararı var? Şu anda onlar bizi istediği gibi kullanamıyorlar. Çünkü iş güvencemiz var. Bugün tüm baskılara rağmen Türk Eğitim-Sen’in 170 bin, Türkiye Kamu-Sen’in de 370 bin üyesi var. Bakınız, bir gencimiz Sağlık Bakanlığı'nda 4/B'li olarak işe başlayacak. İşe yeni başlayan kişiye kimlik kartıyla beraber sendika üyelik formu veriyorlar, o da imzalıyor. Ne olduğunu bilmiyor, bilse bile korkudan imzalıyor. 4/C’lilere sendikalara üye olma hakkını kazandıran biziz, ancak onların bir kısmı başkalarına destek veriyor. Çünkü korkuyorlar, ‘iş güvencemiz yok’ diyorlar. Taşeron firma elemanları zaten sendika üyesi olma hakkına sahip değiller. Bu anlayış devam ettiği sürece önümüzdeki yıllarda çocuklarımız, torunlarımız tüm bunlardan etkilenecek, iş güvencesinden yoksun çalıştırılacak, bu ülkeyi yöneten siyasi anlayışların tehdidine maruz kalacak, her gelen iktidara yakın durmaya çalışacak. İşte 8 yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarının çocuklarımıza reva gördüğü gelecek budur” diye konuştu.

 

Haktan, hukuktan bahsedenlerin aynı işi yapan insanları farklı hukuki normlara tabi tuttuğunu ifade eden Koncuk, “Biz bunlarla mücadele ediyoruz. Ama değerli arkadaşlarımız bu mücadelenin neresindeler? Onların bir muhasebe yapmaları lazım, bunu istiyoruz. Sizler okullarınızda, işyerlerinizde, üniversitelerinizde bu tehlikeleri anlatacaksınız. Eğer teşkilat mensuplarımız, yönetim kurullarımız, şube başkanlarımız, kadın komisyonu üyelerimiz, ilçe temsilcilerimiz bu tehlikenin farkında olmayıp, hasbelkader sendikacılık yapan insanlarsa, bunları kimseye anlatamayız, kimseye izah edemeyiz” dedi.

 

Türk Eğitim-Sen olarak Kadın Komisyonlarının çalışmalarını çok önemsediklerini belirten Genel Başkan Koncuk sözlerine şöyle devam etti: “Kadın üyelerimiz bu işin farkına varsınlar, çevresindeki insanları aydınlatsınlar, Türk Eğitim-Sen’in ve Türkiye Kamu-Sen’in daha da büyümesini sağlasınlar. Bunu milletimizi ve ülke bütünlüğümüzü tehdit eden unsurlarla daha güçlü mücadele edebilelim diye istiyoruz.”

 

Toplantının ikinci gününde ise Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi ile Türk Dünyası İnsan Hakları Derneği'nin birlikte organize ettiği “Türk Dünyası'nda Kadın Çalışanların Sorunları” paneli gerçekleştirildi. İki oturum halinde yapılan panelde, Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Makedonya, Bulgaristan, Kosova, Moldova, Kırım, Türkmenistan, Afganistan, Doğu Türkistan, Moğolistan, İran, Irak Türkmenleri, KKTC, Tataristan’dan katılımcılar hazır bulundu. Panelin ilk oturumuna Genel Sekreter Musa Akkaş, ikinci oturumuna ise Türk Dünyası İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Abdullah Buksur başkanlık etti. Panelde Türk Dünyası Kadınları Dostluk ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı ve MHP İzmir Milletvekili Şenol Bal da günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı. Panelin ardından ise Gazi Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Sinan Demirtürk ile Yılmaz Yeşil "Liderlik ve İletişim" konularında seminer verdi.

 

Genel Başkanın Açıklamalarını İzlemek İçin Tıklayınız