GENEL BAŞKAN AKSARAY’DAYDI

            Aksaray Şubemiz tarafından düzenlenen, üyelerimizin aileleri ile katıldığı, emekli olan üyelere plaket takdimi ve müzik eğlence programına Türk Eğitim – Sen Genel Başkan’ı İsmail KONCUK, Genel Mali Sekreter Seyit Ali Kaplan, Genel Eğitim ve Sosyal İşler Sekreteri Cengiz KOCAKAPLAN katıldı.

                Aksaray Belediye Başkanı Nevzat PALTA, İlksan Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer YILMAZ, Türkiye Kamu- Sen’e bağlı sendikaların şube başkanları ve çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisinin katıldığı programda coşkulu ve duygulu anlar yaşandı.

 

Şube başkanı Ali TOPRAK’ın açılış konuşmasının ardından 4.Olağan Genel Kurulda şube başkanlığı görevini devreden Muhterem GÜNGÖR duygu yüklü bir konuşma yaptı. Muhterem Güngör’ün  ardından İlksan Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer YILMAZ da katılımcılara bir konuşma yaptı.

 

Programa katılan üyelerimize hitap eden genel başkanımız Sayın İsmail KONCUK şunları söyledi:

 

“Sendikacılık gerçek anlamda yapmaya niyetiniz var ise yürek işidir. Yürekli adamların işidir.Günü birlik politikalarla, günü birlik menfaatlerle uğraşan insanların işi asla değildir.Bunun için biz şube başkanlarımızı seçerken yürekli insanlar arasından seçmeye büyük özen gösteriyoruz. Muhterem başkanımızı tebrik ediyorum yıllarca yüreklice Aksaray’da şube başkanlığımızı yaptı. Kendisine şükranlarımı sunuyorum. Bundan sonra her zaman bizim baş tacımızdır. Sağ olsun, var olsun. Bu gün bu mücadele 160 bin üyeyle Türkiye’nin en büyük sendikası ve sivil toplum örgütü haline gelmiştir.160 bin üye yeter mi? Yetmez. Bu hareketi büyütmek hem kendi haklarımız için hem de ülkemizin ve milletimizin birliği, dirliği, iriliği, geleceği için gereklidir.

 

Bir KPSS hırsızlığı yaşandı. Birileri bizim çocuklarımızın geleceğini çalarken bizim susmamız mı gerekiyordu? Görmezden gelmemiz mi gerekiyordu? Doğru olan, fakat zor olan her koşulda ve şartta doğruları yapabilmek gerçekleri söyleyebilmektir. İşte Türk Eğitim- Sen olarak her zaman doğruları yapmaya, gerçekleri söylemeye gayret ediyoruz özen gösteriyoruz. Eğer biz bu gün doğruları yapmaz isek, yanlışların üzerine gitmez isek yavrularımızın yarını olmaz.

 

Değerli arkadaşlarım bir sendika olarak, bir sivil toplum örgütü olarak bize düşen sorumluluk içinde büyüdüğümüz, beslendiğimiz bu ülkeye hizmet etmektir. Birinci varlık sebebimiz budur. Elbette üyelerimizin ekonomik, sosyal ve sendikal hakları bizim için önemlidir. Ama bu haklar için bile sağlam bir vatan coğrafyası gereklidir. Bağımsızlığını şerefiyle sağlama almış bir millet olmazsa, orada sendikal haklar ne kadar gelişmiş olursa olsun; kişi başı on bin dolar maaş da alsanız, hiç kıymeti yoktur. Onun için Türk Eğitim - Sen milli bir sendikadır bunu son derece önemsiyoruz.

 

Bakınız bu günlerde gözlerimizin içine baka baka Türkiye’nin bir bölgesinin özerkliği tartışılıyor. Neredeyse buna yanlış diyen insanlar, bir takım odaklar, bir takım çevreler tarafından marjinal ilan ediliyorlar. Bir bölgede özerkliği savunmak, iki dilliliği savunmak entellüellik olarak sunuluyor. Değerli arkadaşlarım! Güzel günlerden geçmiyoruz. Alenen Türkiye’nin bölünmesi anlamına gelecek; özerklik gibi, iki dillilik gibi taleplere bu ülkeyi yönetenlerin müsaade etmemesi gerekir. Biz bu ülkede etnik kökeni ne olursa olsun hangi vatandaşımıza farklı bir muamele yaptık? Onları baş tacı yapmadık mı? Milletvekili de yaptık yeri geldi başbakanda, cumhurbaşkanı da yaptık.  Entelektüel olayım derken ihanet noktasına gelenlere hatalarını göstermek yanlışlarını anlatmak bizim boynumuzun borcudur. Bu coğrafya kolay vatan yapılmadı. Anadolu’yu kimseden hediye olarak da almadık. Geldik dişimizle, tırnağımızla, kanımızla bu coğrafyayı vatan yaptık. Onun için; milletimizin, çocuklarımızın hür ve bağımsız olarak yaşamasını temin etmek  en öncelikli vazifemiz olmalıdır. Türk Eğitim- Sen olarak kişisel çıkarlarımızı, sendikal çıkarlarımızı düşünmeden; ülkemizin geleceğini, çocuklarımızın istikbalini tehlikeye atacak her türlü teşebbüsün karşında olacağız.

 

Değerli arkadaşlarım; neredeyse İstiklal Marşımızın okunması riske girecekti.18. Milli Eğitim Şurasında İstiklal Marşı törenlerine katılmak zorunlu olmaktan çıkarılması yönünde bir karar alındı. Siz böyle bir karar alırsanız zaten bazı bölgelerde nazla okunan İstiklal Marşımız ve andımız hiç okunmaz.

 

Değerli arkadaşlarım aslında kimse İstiklal Marşımıza saldırmıyor. Andımıza saldırmıyor. Bu taleplerle doğrudan Türk Milletinin varlığına, birliğine saldırıyorlar. Diyorlar ki: her sabah aynı nakaratı söyletmek çocuklarımıza acı veriyor çile veriyor. Asıl acı ve çile veren mili varlığından, milli kimliğinden uzaklaştırılmış nesiller yetiştirmektir. Esas çile veren budur. Buna millet olarak müsaade etmeyelim ve bütün değerlerimize sahip çıkalım. İnşallah omuz omuza, birlik ve beraberliğimizi daha güçlü olarak ileri taşıdığımız sürece bu değerler bizi geleceğe taşıyacaktır.

 

Değerli arkadaşlarım varlığınız bizim için son derece önemlidir. Ülkemizin geleceği için çocuklarımızın geleceği için çok önemlidir. Verdiğiniz destekler için şükranlarımı sunuyorum. Sağ olun var olun.” dedi.

 

Emekli olan üyelere, misafirler tarafından Aksaray şubemizin hazırlamış olduğu plaketlerin takdiminden sonra müzik ve eğlence programı ile üyelerimiz eş ve çocukları ile gönüllerince eğlendi.