TÜRK EĞİTİM-SEN HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ İŞYERİ TEMSİLCİLİĞİ AÇILDI

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk ve Genel Merkez Yönetim Kurulu, Türk Eğitim-Sen Hacettepe Üniversitesi İşyeri Temsilciliği’nin açılışına katıldı. Açılışta Ankara 1 No’lu Şube Başkanı Ali Yazıcı, Ankara 5 No’lu Şube Başkanı Sevgi Yalav ve Ankara 6 No’lu Şube Başkanı Veli Keskin de hazır bulundu. Türk Eğitim-Sen Hacettepe Üniversitesi İşyeri Temsilciliği’nin açılışında Genel Başkan İsmail Koncuk ve Ankara 1 No’lu Şube Başkanı Ali Yazıcı birer konuşma yaptı.

 

Genel Başkan İsmail Koncuk yaptığı konuşmada, Hacettepe Üniversitesi’nde İşyeri Temsilciliğinin açılması konusunda emeği geçen başta Ankara 1 No’lu Şube Başkanı Ali Yazıcı olmak üzere, Ankara 1 No’lu Şube Yönetim Kuruluna, Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğüne ve Hacettepe Üniversitesi çalışanlarına teşekkür etti. Sendikacılığın bir şuur işi olduğunu kaydeden Koncuk, üniversitelerin sendikalaşmadaki önemini anlattı. Koncuk şöyle konuştu: “Üniversite yöneticilerinin sendikacılığın önünü açmak adına ciddi adımlar atmasının zamanı geldi. Bu anlayışın yerleşmesi; hem üniversitelerin kalitesini artırır, hem de çalışma barışını sağlar. Sendikalaşmayı tüm üniversitelerimizde sağlamamız gerekmektedir.”

 

YÖK Kanunun ve YÖK’ün mevcut yapısının değişmesini istediklerini ifade eden Koncuk, “YÖK Başkanı değişti, ancak YÖK’te değişen bir şey olmadı” dedi. TBMM’de görüşülen ÖSYM Yasa Taslağı’na da değinen Genel Başkan Koncuk, “Türk Eğitim Sen olarak ÖSYM Yasa Taslağı ilgili 16 maddede değişiklik teklifinde bulunduk. Ancak tüm tepkilerimize rağmen, ÖSYM personeli YÖK’ün personeli haline geldi. Artık onların ÖSYM’de görevlendirip, görevlendirilmemesi ÖSYM Başkanı’nın iki dudağı arasında olacak. Böyle bir anlayış olmaz. Padişahlık devri bitti, ama bunu kâğıt üzerinde bitirmek yetmiyor. Zihniyette de yıkmamız lazım. Türkiye’de ne siyasetçinin, ne de yöneticilerin kafasında –Hacettepe Üniversitesini tenzih ediyorum- bunu yıkamadık. Hâlbuki beraberce başarmanın hazzını duyabilmemiz lazım. Elimizi taşın altına hep beraber koyalım. Ülkemizde beraberce yönetme anlayışının hâkim olmasını sağlamamız gerekir” diye konuştu.

 

Üniversitelerde sendikalaşma oranının son derece düşük olduğunu söyleyen Koncuk, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bütün mücadelemize rağmen, üniversitelerde sendikalaşma oranı son derece düşük. Oysa sendikalaşma deyince bizim aklımıza gelmesi gereken yerler üniversitelerdir. Milli Eğitim Bakanlığı’nda sendikalaşma oranı yüzde 55 iken, üniversitelerde sendikalaşma oranı yüzde 20’ler civarında. Biz şunu arzu ediyoruz: Üniversitelerde sendikalaşmaya akademisyenlerimiz ön ayak olsun. Akademisyenlerimiz bizim önümüzde yüsrüsün, bizlere yol göstersin. Aydınların, aydın olma sıfatını yerine getirme gerekliliği var. Umarım bu hareket, üniversitelerde daha çok güçlenecek. Beyaz atlı prens bekleme alışkanlığını terk etmemiz lazım. ‘Ben beyaz atlı prensim’ demek önemlidir. Herbirimizin bunu söylemesi lazım.”

 

Genel Başkanın Açıklamalarını İzlemek İçin Tıklayınız