GENEL BAŞKAN KIRKLARELİ’NDE

 

 

Genel Başkan İsmail KONCUK, Trakya gezisinin ikinci bölümünde Kırklareli’nde inceleme ve ziyaretlerde bulundu. 21 Nisan Çarşamba günü Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Talip GEYLAN ve Genel Eğitim ve Sosyal İşler Sekreteri Cengiz KOCAKAPLAN ile birlikte Kırklareli’ne geçen Genel Başkan; ilk olarak Ahmetbey ilçesinde Cumhuriyet İlköğretim Okulu çalışanlarını ziyaret etti. Daha sonra il merkezine geçen Merkez Yönetim Kurulu üyeleri sırasıyla; Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu, Ziya Gökalp İlköğretim Okulu, Atatürk Anadolu Lisesi, Endüstri Meslek Lisesi, Kırklareli Anadolu Lisesi ve Halk Eğitim Merkezi’ni ziyaret ettiler. Ziyaretlerde eğitim çalışanlarıyla bir araya gelen Genel Başkan Koncuk, çalışanların sorunlarını dinleyerek faaliyetler hakkında bilgiler verdi. İl Milli Eğitim Müdürlüğünü de ziyaret eden Genel Başkan, il yöneticilerin yanı sıra bizzat odaları dolaşarak müdürlük çalışanlarıyla da sohbet etme imkanı buldu.

 

Akşam saat 18:00’de sendika binasında ilçe ve işyeri temsilcilerinin katılımıyla bir istişare toplantısı düzenlendi. Toplantıda Şube Başkanı Mehmet Kızılay, Genel Eğitim ve Sosyal İşler Sekreteri Cengiz KOCAKAPLAN ve Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Talip GEYLAN’ın konuşmalarının ardından katılımcılara hitap eden Genel Başkan İsmail Koncuk, Türk Eğitim-Sen’in ilkeli ve kararlı sendikacılığın adresi olmasının yanı sıra milli birlik ve beraberliğimizin de yılmaz savunucusu olduğunu ifade ederek, “Hükümetin siyasi ve bürokratik baskısı ve yandaş kuruluşların gayri ahlaki ayak oyunlarına rağmen her geçen gün istikrarlı bir şekilde büyüyoruz. Bu gerçeğin arkasında tüm teşkilatımızın emeği vardır. Bu büyümemiz hız kesmeden devam edecektir. Teşkilatımız, üyeleriyle birlikte tek yürektir. Bu birlikteliğimiz bize karşı yapılan her türlü ahlaksız saldırıyı bertaraf etmektedir. Son günlerde Kayseri’de yaşanan münferit hadise üzerinden sendikamız yıpratılmaya çalışılmaktadır. Bazı medya organları, ısrarla ve düşmanca bir tavırla sendikamızın adını yıpratacak yayınlarını devam ettirmektedirler. Türk Eğitim-Sen, kurulduğu günden bu yana şiddetin her türüne karşı durmuş ve itidali savunmuş bir sendikadır. 155 bini aşkın üyeye sahip olan bir sendikayı, münferit adli bir vaka ile ilişkilendirmek en hafif deyimle utanmazlıktır. Eğitimcilerin oluşturduğu bir sendika olarak, bu tür fiili tepkileri, hele ki bir devlet adamına karşı yapılmış olmasını çok üzücü bir olay olarak değerlendiriyor ve sayın Bakana geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Mesnetsiz düşmanlık peşinde olanları da var olduğunu temenni ettiğimiz vicdanlarının sesini dinlemeye ve insaflı olmaya davet ediyoruz. Böylesi seviyesiz iddiaların, Türk Eğitim-Sen’in, eğitim çalışanları ve toplumumuz nezdindeki itibarını zedelemeyeceğinin bilinmesini istiyoruz.” Dedi.

 

Toplu sözleşme, grev ve siyaset hakkı konusunda talep ve mücadelenin de devam ettiğini belirten Genel Başkan, Anayasa değişikliği paketinde Toplu Sözleşme hakkının yer almasını sahiplenmeye kalkan bazı konfederasyonlara da göndermede bulunarak “Birileri Abant çalıştayları sayesinde Toplu Sözleşmenin gündeme alındığını söyleme acizliğine düşmekteler. Ancak böylesi söylemler kamu çalışanlarını aptal yerine koymaktır. Çalışanlar çok iyi bilmektedir ki; malumun ilanından başka bir anlam taşımayan sipariş çalıştayların asıl maksadı, kamu çalışanlarının iş güvencesini tartışmaya açmaktı. Türkiye Kamu-Sen’in kararlı duruşu ve çalıştayı gayri meşru ilan etmesi sayesinde bu art niyetli amaçları gerçekleşmemiştir. Bugün eğer Toplu Sözleşme gündeme gelmişse, bu, yıllardır verilen onurlu mücadelenin ve özellikle de 25 Kasım’da yapılan iş bırakma eyleminin bir sonucudur. 25 Kasım’da AKP Hükümetinin talimatları doğrultusunda grev kırıcılığı yapan sapsarı sendikanın, bugün sendikal hakları sahiplenme çabası büyük bir çelişkidir.” Şeklinde konuştu.

 

Anayasa değişikliği çalışmalarına da değinen Genel Başkan Koncuk, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın konfederasyonumuza yapmış olduğu ziyarette kendisine bildirdikleri görüşleri açıklayarak “Toplumun tüm kesimlerinin ve bütün siyasi partilerin üzerinde mutabık kaldığı maddelerin tartışmalı maddelerle birlikte sunulması büyük bir talihsizliktir. Şimdi bir düşünün: Referanduma gittiniz ve ekseriyet hayır oyu verdi, tasarı kabul edilmedi. Bu ne demektir? Yani böylesi bir sonuçtan, Türk Milleti; toplu sözleşme hakkını, çocukların cinsel istismarına engel olunmasını, kadınlarımıza yeni haklar verilmesini kabul etmiyor anlamını mı çıkaracağız. Bu manada bir değerlendirme, toplumumuz adına dünya kamuoyunda büyük bir ayıp olmayacak mıdır? Hükümet bu kadar basit bir gerçeği algılamaktan aciz midir? Yoksa AKP Hükümetinin asıl amacı, bu tartışılmaz maddelerin perdelemesi altında kendi asıl maksatlarını mı hayata geçirmektir? Yaşadığımız süreç, Hükümet tarafından çok sıkıntılı yürütülmektedir. Dilerim Hükümet çok geç olmadan TBMM Genel Kurulu’nda gerekli müdahaleyi yaparak ülkemizi olası bir ayıptan kurtarır.” Dedi.