İZMİR YÜRÜYÜŞÜ VE MİTİNGİ

20 Mart 2010 Cumartesi Günü Türkiye Kamu Sen İzmir’de bir yürüyüş ve miting düzenledi.Mitinge Türkiye Kamu Sen Genel Başkanı Bircan AKYILDIZ ve beraberinde Türk Eğitim Sen Genel Başkanı İsmail KONCUK,Türk İmar Sen Genel Başkanı Necati ALSANCAK,Türk Ulaşım Sen Genel Başkanı Nazmi GÜZEL,Türk Diyanet Vakıf Sen Genel Başkanı Hazım Zeki SERGİ,Türk Kültür Sanat Sen Genel Başkanı Hasan Hüseyin YILMAZ ile birlikte Türk Eğitim Sen Genel Sekreteri Musa AKKAŞ,Türk Eğitim Sen Genel Mali Sekreteri Seyit Ali KAPLAN,Türk Eğitim Sen Genel Mevzuat ve Toplu Görüşme Sekreteri M.Yaşar ŞAHİNDOĞAN ve Türk Eğitim Sen Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri Sami ÖZDEMİR de hazır bulundu.

Heyet,  Türkiye Kamu Sen İzmir İl Temsilcisi Nebi YAY ile birlikte önce iş güvencelerini yitiren TARİŞ işçilerine destek vermek amacıyla bir ziyarette bulundular.Daha sonra Basmane Meydanı’na gelen Genel Başkanlar Türkiye Kamu  Sen’e bağlı İzmir, Aydın, Denizli , Muğla, Balıkesir ve Uşak’tan gelen 1500 kişiyle birlikte Konak Meydanı’na hareket ettiler.

 

Konak Meydanı’nda  mitinge katılanlara hitap eden Türkiye Kamu Sen Genel Başkanı Bircan AKYILDIZ:

“Artık herkes, memurlarımızın toplu sözleşme ve grev hakkı olduğunu kabul etmiş durumdadır.

 

Ülkemizin onayladığı uluslararası sözleşmeler,Danıştay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin  verdiği kararlar da bu konuda yasal düzenleme yapılması için iktidari yükümlülük altına sokmaktadır.Yani normal şartlar altında siyasi irade ulusal ve uluslar arası hukuk karşısında mahkumdur.Ancak yılardır hükümet bu gerçekten kaçmakta ve kamu görevlilerinin sendikal hakları ile ilgili iç hukuk düzenlemelerini yapmamakta direnmektedir.

 

Hükümetin bu tutumu hukukun üstünlüğü ilkesine aykırıdır.Bu yapılanlar ancak hakkın ve haklının değil,icranın başındakinin iradesinin hakim olacağına inanlar için uygundur.Ama unutulmamalıdır ki; bizler haklıyız ve haklı olan güçlüdür.

 

Bizler 25  Kasım’da uzun yıllardan beri hiçbir sivil toplum örgütünün başaramadığı büyüklükte  ve etkinlikte bir eylem gerçekleştirerek gücümüzü ve haklılığımızı herkese gösterdik.

 

Eylemimiz sonunda bir kez daha görüldü ki; memurun grev hakkı ile ilgili yasal bir sorun yoktur.

 

Abant’ta yapılan toplantıya Türkiye Kamu Sen katılmadı çünkü; var olan hakkımızı hiçbir zaman tartıştırtmayız ve tartışmayız dedik.

 

Bizler, toplu sözleşme ve grev hakkımızın olduğunu 1989 yılında dile getirdik ve bu amaçla yola çıktık.

 

Çalıştay, memurun toplu sözleşme ve grev hakkı mücadelesini, iş güvencesinin yok edilmesi için bir silah olarak kullanmak isteyenlerin sergilediği oyunlardan biridir.

 

Değerli arkadaşlarım;

 

Türkiye Kamu Sen olarak diyoruz ki; grev hakkı ile iş güvencesinin bir arada olamayacağı söylemi, grev yapan çalışanların işten çıkarılacakları tehdididir. 

 

İş güvencesini yok  etmek, memuru yok etmek demektir.Grev ise sendika özgürlüğünün en önemli parçasıdır.

 

Siyasi irade ise çalışanların iş güvencesini yok etmek için her türlü kirli oyunu sahnelemektedir.Bu zihniyetin en büyük arzusu kanunlarla memurlara tanınmış olan güvenceleri de kaldırarak, istediği gibi yönlendirebildiği,güvencesiz,kuralsız ve iktidar uşağı bir memur kitlesi yaratmaktır.

 

Bizler inançlı ve kararlı olduğumuz sürece, kazanacağımızdan kimsenin şüphesi olmamalıdır.Çünkü BİZ HAKLIYIZ,BİZ KAZANACAĞIZ ”dedi.