GENEL BAŞKAN AMASYA’DA BİR DİZİ ETKİNLİKTE BULUNDU

 

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail KONCUK, Genel Eğitim ve Sosyal İşler Sekreteri Cengiz KOCAKAPLAN, Genel Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri Sami ÖZDEMİR, Türk Eğitim-Sen Amasya Şube Başkanı Kamil Terzi ve yönetim kurulu üyeleriyle birlikte, 28 Şubat ve 1 Mart tarihlerinde Merzifon ve Suluova Türk Eğitim-Sen İlçe Temsilciliklerini ziyaret ederek, üyelerle biraraya geldi.

 

Amasya Valisi Halil İbrahim DAŞÖZ, Amasya İl Milli Eğitim Müdürü Necati AKKURT ve Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer EREN’i de ziyaret eden Genel Başkan KONCUK, bir dizi okul ziyaretlerinde bulundu ve Türk Eğitim-Sen’ e katılan öğretmenlere rozet taktı.

 

KONCUK, Amasya Büyük Otel’ de işyeri temsilcileri ve yönetim kurulu üyeleriyle bir yemekli toplantı yaptı. Bu toplantıda Amasya Milli Eğitim Müdürü Necati AKKURT ve Kamu-Sen’ e bağlı şube başkanları da hazır bulundu. KONCUK toplantıda, teşkilatlanmanın önemiyle birlikte gündemi değerlendiren bir konuşma yaptı. Türk Eğitim-Sen’in, 155 bin üyesiyle eğitim iş kolunda yetkili sendika olduğunu hatırlatan KONCUK, herkesin Türk Eğitim-Sen’i ciddiye almak gibi bir mecburiyetinin olduğunu söyledi. KONCUK şöyle devam etti: “Çünkü biz, verdiğimiz mücadelede yanlışın değil, doğrunun yanındayız. Eğitimin ve çocukların geleceği için mücadele veriyoruz. Eğitim, kişilerin keyfine göre değil, hukuk çerçevesinde kanun ve yönetmeliklerle yönetilmelidir. Bürokratların ve siyasilerin üyelerimiz üzerindeki baskısına rağmen gün geçtikçe daha da büyümekteyiz.”

 

 KONCUK, vekâleten yürütülen yöneticilik makamlarına yapılan asaleten atamaların da memnuniyet verici olduğunu ifade etti.

 

Tekel işçilerine verilen desteğin sadece Tekel işçilerinin değil; kamu çalışanlarının da güvencesiz iş istihdamının süreklilik haline gelmemesi için olduğunu vurgulayan Genel Başkan İsmail KONCUK, “Bu istihdam modeli herkesi tehdit etmektedir. Hatta hazırlanmakta olan kamu personel rejiminde bugün bizim, yarın çocuklarımızın geleceği ile ilgili olumsuz çalışmalar yapılmaktadır. Artık siyasi irade kamu çalışanlarının grevli ve toplu sözleşmeli ve siyaset yapabilme hakkını vermek zorundadır. Çünkü Türkiye, İLO tarafından teknik yardıma muhtaç ülkeler listesine girmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bu duruma gelmemeliydi. Bunun sebebi bugünkü siyasi iktidardır” dedi.

 

 

Türkiye’de çalışma hayatının ciddi bir tehlike sürecine girdiğini kaydeden KONCUK, “Artık kamu çalışanları bunu görmeli ve vermiş olduğumuz bu mücadelede Türkiye Eğitim-Sen’ e üye olarak gücümüze güç katmalıdır. Bizim, Türk Milleti’ne ve Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı bir sorumluluğumuz vardır. Ama yasal zeminlerde de hakkımızı aramak ve mücadele vermek gibi de sendikal bir görevimiz vardır.Küresel kriz sonucunda işçi sayısı bir milyon kişi artmış ve bunun faturası kamu çalışanlarına kesilmiştir.Küçülen ekonomide bir bedel ödüyorsak, gelişen ekonomide de payımızı almamız gerekiyor. Eğitim çalışanlarının bu ülkenin geleceği için ciddi sorumlulukları vardır. Çünkü genç nesiller sizlerin ellerinde şekillenmektedir” dedi.

 

Sözleşmeli öğretmenlerle ilgili Türk Eğitim Sen’ in ciddi bir mücadelesi olduğunu belirten KONCUK, birlik ve beraberlik çağrısı da yaptı. KONCUK, “Gücümüzü birleştirelim, 13 Mart Cumartesi haklarımız ve geleceğimiz için Ankara’da buluşalım” diye konuştu.