ANKARA İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ’NDE EYLEM
Eylemde duyurulan basın metni:
DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI, SAYGIDEĞER EĞİTİM ÇALIŞANLARI
Yönetici atamalarındaki kaos maalesef eğitim çalışanlarının motivasyonunu olumsuz yönde etkilemektedir. Türkiye genelinde otuz bine yakın eğitim yöneticisi vekaleten görev yapmaktadır. Kendisini kurumlarda geçici olarak  gören bu yöneticiler bulundukları kurumu gerektiği gibi sahiplenememektedirler.
İlimizde de son yönetici atama başvuruları 2008 yılında alınmış olup şu ana kadar herhangi bir atama yapılmamıştır. Haftalardır komisyon çalışmalarını bitirdiklerini söyleyen idarecilerimiz atamaları bir türlü gerçekleştirememişlerdir.
Sorumluluk merciinde bulunan yöneticiler 76. madde atamalarında gösterdikleri aceleciliği yasal mevzuata göre başvuruları alınan ve herhangi bir hukuki engeli bulunmayan müdür yardımcılığı atamalarında göstermemişlerdir. Bu atamalar bir an önce yapılmalıdır.
 Oyalama taktiği ile nereye kadar gidilecektir? Yandaş kayırmacılığına son verilsin. Geleceğin nesillerini yetiştiren hak, hukuk, adalet ve demokrasi gibi kavramları öğretmeye, yaşamaya ve yaşatmaya çalışan, bu ilkeleri kendisine düstur edinen eğitim çalışanlarına yapılan zulmü şiddetle kınıyoruz.
İlimizde müdür yardımcılığı sınavını kazanmış ve atanmayı bekleyen bine yakın kişinin atamalarını gerçekleştirmeyip, yönetmelik değişikliğini beklemek, eğitim öğretimi idare etmek değil; aksine eğitimciye ve dolayısıyla eğitim öğretimin kalitesine olumsuz yönde tesir etmektir.
 Bir sendikanın  genel başkanlığını da yapmış olan İl Milli Eğitim Müdürümüz sayın Kamil AYDOĞDU’dan beklentimiz; mazisinde mücadelesini vermiş olduğu hakkın tecellisindeki gerekli samimiyet, titizlik ve çalışmayı bir an evvel mevcut konumuna yansıtmasıdır. Görev yaptığı süre içerisinde eğitim öğretime hiçbir katkısı olmayan, bütün marifeti oğlunu okul müdürü, kendisini de bir ilin   Milli Eğitim Müdürü olarak atanması başarısından başka bir hikmeti olmayan Cemal AKBIYIK’a hakkımızı helal etmediğimiz ve unutmadığımızı dikkatlerinize işaret ederiz.
Türk Eğitim Sen; gücünü haklılığından, yasalardan ve üyelerinden alan, yalpalamayan, yılmayan, baş eğmeyen ve üç günlük dünya nimetine değerlerini değişme düşüncesine bile tahammül edemeyen, mücadelesini istediğini alana kadar sürdürme basiretinde olan güçlü bir kuruluştur.
Mağdur et, vaat et ve yönet anlayışını şiddetle reddediyoruz.
Şu an gerçekleştirmiş olduğumuz basın açıklamamız sizlere son ikazımızdır. Bundan sonraki süreçte demokratik ve   hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanacağımızı kamuoyuna ilan eder saygılar sunarım.