HÜKÜMETE CEVAP..!
İşin en kötü yani Hükümet adına Toplu Görüşmeleri yürüten Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali ŞAHİN’in her zamanki bilinen senaryoyu tekrar uygulamaya koymasıdır. “Biz memurumuzu severiz, çok şey vermek isteriz. Ancak bütçe imkanları böyle, Sendikaların taleplerini yerine getirirsek köye yol, su götüremeyiz, eksik hastaneleri tamamlayamayız” diyor.
Memura verirsek başka kesimlere hizmet veremeyiz” deniliyor. Ne zaman memur ve memur emeklileri gündeme gelse aynı teraneler ve bolca yalanlar…

Genel Başkanımızın ifadesiyle % 4’lük teklif “memura, emekliye hakaret etmektir.” Hani milli gelirimiz 2100 $’dan 5200 $’lara yükselmişti? Hani bütçemiz fazla veriyor, kasalar dolup taşıyordu? Hani ihracat patlamıştı?

Hani büyüme % 9 ila % 7 arasında idi.Eğer ekonomide böyle pembe tablolar varsa (ki bu hükümetin iddiası) bu tablonun memura, emekliye, işçiye, işsizlere, esnafa, çiftçiye velhasıl toplumun her kesimine yansıması gerekmez mi? Ya bu veriler yalan, yada siz ülke kaynaklarını başkalarına peşkeş çekiyorsunuz? Bunun cevabını millete vermek zorundasınız.

Hükümetin ortaya koyduğu bu garabet tablosuna karşı sesimizi yükseltmek, meydanları ısıtmamız gerekiyor ki, Hükümet kendine gelsin, sorumluluğunu hatırlasın. Memuru, emekliyi yok saymanın, o kadar kolay olmadığını görsün.

Memur şehri Ankara’da kamu çalışanları, emekliler ve hatta her kesimden insanımız kendilerini yok sayan hükümete var olduklarını meydanları doldurarak cevap vermelidir.
 

26 Ağustos 2006 Cumartesi günkü tüm randevularımızı saat 11:00’de Sıhhiye meydanına verelim. On binler, Yüz binler oluşturalım, kadın, çocuk, genç, yaşlı, memur olan olmayan bu iktidarın herhangi bir icraatından rahatsızlık duyan her insanımız Sıhhiyeyi doldurmalı ve iktidara ilk ciddi uyarıyı yapmalıdır. “Yeter artık yaptıklarınız… Çekin gidin… Sizi istemiyoruz” demelidir.

Haydi dostlar görev başına…