GENEL BAŞKAN KONCUK;"ÜNİVERSİTELERİMİZE ÖNCELİK VERİLMELİDİR"
Genel Başkan İsmail Koncuk üniversitelerimizin içerisinde bulunduğu durumu ve çalışanların yaşadığı sorunları Toplu Görüşme masasına taşıdıklarını belirterek, “Üniversite problemlerinin çözümü öncelikli olarak ele alınması gereken bir konudur. Çünkü, üniversitelerimiz toplumsal kalkınmamızın itici gücüdür. Bilimsel gelişmelerin gerisinde kalan ve çağdaş ihtiyaçları karşılayamayan bir üniversite yapılanmasına neden olmak, ülkemizin geleceğini dolaylı olarak sabote etmek demektir. Ayrıca üniversitelerimizin istenen düzeye getirilebilmesi için de üniversite çalışanlarının sorunlarının çözülmesi ve beklentilerinin karşılanması gerekmektedir. Sağlıklı bir üniversite eğitiminin ancak çalışanların huzurlu bir çalışma ortamına kavuşturulmalarıyla mümkün olacağı unutulmamalıdır. Bundan dolayı Toplu Görüşme masasına getirdiğimiz tekliflerimizin hükümet tarafından ciddiyetle değerlendirilmesini ve gerekenlerin yapılmasını bekliyor ve ümit ediyoruz” dedi.

İşte sendikamız tarafından üniversite çalışanları adına gündeme getirilen tekliflerimiz;
-YÖK Kanunu ihtiyaçlara cevap veremez durumda olduğundan yeniden yapılanması için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
-2914 sayılı Kanun’un 12. maddesinde yer alan “Üniversite Ödeneği”nin, üniversitedeki tüm personelin ve YÖK ve bağlı kuruluşlarında çalışan personelin de almasını sağlayacak şekilde kanuni düzenlemeler yapılmalıdır.
-2914 sayılı Kanun’un 14. maddesi üçüncü satırındaki “…görevli öğretim elemanlarına,” ibaresinden sonra gelmek üzere “657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi memurlara” ifadesi eklenerek “geliştirme ödeneği” bütün çalışanlara verilmelidir.       
-2914 sayılı Kanun ve ilgili Yüksek Öğretim Kurulu Kararları’nın amacı doğrultusunda çıkarılacak yeni bir tebliğ ile “maaş karşılığı ders yükünün tamamlanmasından sonra, teorik dersler dışındaki faaliyetlerin ücrete tabi 10 saatlik kısmı dikkate alınır, fazlası maaş karşılığı sayılır” şeklinde düzenleme yapılmalıdır.                        
-2914 sayılı Kanunun Ek 2’nci maddesi ile kadro ve görev ünvanları itibariyle makam tazminatından tüm çalışanlara ödenmesi şeklinde yeniden düzenlenmelidir. 
-2914 sayılı kanunla düzenlenen “eğitim öğretim ödeneği” tüm çalışanlara ödenecek şekilde yeniden düzenlenmelidir.
-Üniversitelerde görev yapan idarî personel, 657 sayılı kanuna tabi olarak çalışmasına rağmen; disiplin, görevlendirme gibi birçok hususta 2547 ve 2914 sayılı Kanun hükümlerine tâbi tutulmaktadır. Bu sebeple, üniversite idari personeli, 657 sayılı Kanun’a tabi personelin ve 2914 sayılı Kanun’a tabi akademik personelin aldığı kazanımlardan faydalanamamaktadır. Üniversite idari personelinin 2914 sayılı Kanun’a tabi hale getirilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
-Eğitim-öğretim yılı başında ödenen “Eğitim-Öğretime Hazırlık Ödeneği” tüm üniversite personeline de verilmelidir.
-Doktorasını bitiren araştırma görevlilerine ücret karşılığı ders okutma imkânı sağlanmalıdır.     
-Günün şartlarına göre gülünç kalan, ikinci öğretim fazla mesai ücreti düzenlemesi değiştirilmeli, fazla mesai ücretleri öğretim elemanlarının aldıkları ek ders ücretleriyle ilişkilendirilerek ek ders ücretinin asgari 1/3'ü oranına getirilmelidir.
-Hizmet içi eğitime katılan kursiyerlerle, kurs yöneticisi ve diğer görevlilere fazla mesai ücreti ödenmelidir.
-Yaz okulu uygulaması yapan birimlerde öğrencilerin ödemiş oldukları katkı payı bir havuzda toplanmalı, uygulamayla doğrudan ilgili olan personele ilave ödeme olarak verilmelidir.
-Fakülte sekreterlerinin ek göstergesi ile aynı işi yapan meslek yüksekokul sekreterleri arasındaki fark giderilmelidir.
-Üniversitelerde döner sermaye alan çalışanların döner sermayesi olmayan başka birime görevlendirildiği tarihten itibaren denge tazminatı verilmelidir. (Çünkü mevcut denge tazminatı Kanun’unda döner sermaye alanlara başka birime görevlendirildiğinde bir yıl boyunca denge tazminatı verilmemektedir.)                         
-Üniversitelerde çalışan öğretim elemanlarının maaş ve özlük hakları iyileştirilmeli ve bu iyileştirmede kıdem esası temel alınmalıdır.                           
-Profesör ve Doçentlere 2000 yılında yapılan iyileştirme zammından diğer üniversite çalışanları da yararlandırılmalıdır.
-Üniversite öğretim elemanlarının almış olduğu ek ders ücreti katsayısı arttırılarak günümüz şartlarına uygun hale getirilmelidir.
-Üniversite personelinin maaşlarının düşük olmasından dolayı çalışanlar kurum değiştirmektedir. Bu da personeli diğer kurumlara geçiş yapma çabası içine sokmaktadır. Bu nedenle kurumlar arası maaş dengesizliği giderilmelidir.
-Diğer kurumlarda ödenen tazminatlar üniversite çalışanlarına da ödenmelidir.
-Üniversite çalışanlarının döner sermayeden aldıkları payları diğer kurumlarda olduğu gibi eşit şekilde dağıtılmalıdır.
-İkinci öğretim üniversite döner sermayesi tek çatı altında birleştirilmeli ve tüm öğretim elemanlarına ve idari personele diğer kurumlarda olduğu gibi eşit şekilde dağıtılmalıdır.
-Üniversitelerde çalışan Fakülte, Yüksekokul Sekreterleri ve Daire Başkanlarının ekonomik durumları düzeltilmeli ve diğer kurumlardakilere verilen makam tazminatından yararlandırılmalıdır.
-Yardımcı Doçentlere temsil tazminatı verilmelidir.                
-Üniversitelerdeki idari personel ödül yönetmeliğine liyakat standart ve şeffaflık getirilmelidir.    
-Görevde yükselme ve ünvan değişikliği sınavı idari personel için kadro ihtiyacı oldukça yapılmalıdır.
-657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre; sadece "yardımcı hizmetler" kadrosundaki personel tarafından yapılacak işler, taşeron firmalardan hizmet satın alma suretiyle gördürülebilecekken, bugün üniversitelerin tamamında devlet memurları eliyle görülmesi gerekli olan işler taşeron firma çalışanları tarafından yapılmakta, taşeron firma çalışanları göreceli olarak devlet memurundan üst görevlerde çalıştırılmaktadır. "Taşeron firma çalışanı memur" anlayışı idari personel arasında huzursuzluk ve performans düşüklüğüne sebep olmaktadır. "Taşeron firma çalışanı memur" anlayışına derhal son verilmelidir.
-Üniversitelerin özellikle taşra birimlerinde, yeterli güvenlik görevlisi bulunmamakta, güvenlik hizmeti, hizmetli ve teknisyen yardımcısı kadrolarında çalışanlar tarafından sağlanmaya çalışılmaktadır. Bu görevin; güvenlik soruşturmasından geçmiş, silah taşıma yetkisine sahip personel tarafından yürütülmesi sağlanmalıdır.
-Üniversite kadrolarının yaklaşık yarısını en mağdur kesim olan idari personel oluşturmaktadır. Özlük hakları çok sınırlı olan idari personel üniversite imkânlarından bile bütünüyle yararlanamamaktadır. İdari personel sayısı az fakat iş yükü ise son derece fazladır. İdari personelin özlük ve sosyal hakları iyileştirilmelidir.
-Bütün kadrolardaki memurların görev tanımları açık ve net bir şekilde düzenlenmeli, görev alanı dışında hiçbir memur çalıştırılmamalıdır.
-ÖSS ve AÖF sınavlarında idari personel de görevlendirilmelidir.
-Üniversitelerde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi personelin istihdam edildiği kadrolara (Genel Sekreterlik, Daire Başkanlığı, Fakülte Sekreterliği v.b) vekâleten dahi olsa akademik personelin atanması ve görevlendirilmesi önlenmeli, bunun için yasal düzenleme yapılmalıdır.
-Akademik personelin Doktora Yeterlilik sınavında almış olduğu yabancı dil puanı, Yardımcı Doçentlik ve Doçentlik aşamalarında da geçerli olmalıdır.
-Okutman, Öğretim Görevlisi ve Yardımcı Doçentler daimi kadroya atanarak kadro güvencesi sağlanmalıdır. Yardımcı Doçent kadrosunda çalışanların birinci dereceye kadar yükselmesi temin edilmelidir.    
-Araştırma Görevlilerinin görev tanımı ayrıntılı olarak yeniden belirlenmeli, keyfi uygulamaya muhatap olmaları engellenmelidir. Bunun sağlanabilmesi için Araştırma Görevlisi, Öğretim Görevlisi, Okutman, Uzman v.b. görevler için tüm üniversiteleri kapsayacak şekilde objektif sınav yapılmalıdır. (Örneğin Tıpta yapılan uzmanlık (TUS) gibi.)
-Üniversitelerin Senato, Üniversite Yönetim Kurulu, Fakülte, Yüksekokul ve Enstitülerin Yönetim Kurullarında; yetkili sendika temsilcisi de bulunmalı ve oy hakkı olmalıdır. Rektörlük, Senato ve Üniversite Yönetim Kurulu’nda Genel Sekreter; Fakülte, Yüksekokul ve Enstitülerin Yönetim Kurullarında da Sekreterlerin katılımları ve oy hakları sağlanmalıdır.
-Üniversitelerin Tıp Fakültelerindeki Öğretim Üyelerine tanınan part-time uygulaması hakkı, diğer fakültelerin öğretim üyelerine de tanınacak şekilde yasal düzenleme yapılmalıdır.
-29.08.2005 tarihinde Hükümetle imzalanan mutabakat metninin 9. maddesinde alınan aşağıdaki kararların gerçekleşmesi için gerekli yasal düzenleme yapılmalıdır;
a)Araştırma Görevlisi ve Yardımcı Doçentlere kadro güvencesinin sağlanması,
b)Üniversitelerden beklenen bilimsel çalışmaların gereği gibi yapılmasını teminen daha fazla Araştırma Görevlisi istihdamına yönelik olarak merkezi idareden kaynaklanan sınırlamaların kaldırılması,
c)Öğretim elemanı ücretlerinin iyileştirilmesi,
d)Geliştirme ödeneği tutarlarının arttırılması,
e)Konfederasyonların temsilcilerinin üniversite, fakülte, enstitü ve yüksekokul yönetim organlarında temsil edilmesi,
e)YÖK’ün kaldırılarak yüksek öğretim sisteminin yeniden düzenlenmesi ve bu çalışmalarda sendikaların görüşünün alınması,
-Meslek Yüksek Okullarında kadro sayısı arttırılarak dışarıdan ders veren elemanların sayısı azaltılmalıdır.
-Yüksek öğretim kurumlarında çalışanların; kendilerini ve görevlerindeki performanslarını geliştirecek hizmet içi eğitim hizmetleri üniversiteler tarafından sağlanmalıdır.
-Yardımcı Doçentlik kadrosunun 12 yılla sınırlandırılmasına son verilmeli;  Yardımcı Doçentlerin önündeki derece/kademe sınırlaması kaldırılmalıdır. Yardımcı Doçentlik kadrosu sözleşmeli olmaktan çıkarılıp sürekli hale getirilmelidir.
-Doçentlik yükselme kriterlerinin dilek ve yayın konularında yeni düzenleme yapılarak ÜDS sınavları ve yurt dışı yayın şartları Türkiye gerçeklerine göre ayarlanmalıdır.
-Doçentlik jürilerinde bilimsel ve objektif kriterler getirilmeli, adaletsizlikler ortadan kaldırılmalıdır.
-Doçentlik ve Profesörlüğe atanmaya yönelik şartları ihtiyaçlara ve bilimsel gerekliliklere göre düzenlenmelidir.
-Doçent ünvanı alan öğretim elemanları, kadro şartı aranmaksızın ve zaman geçirilmeksizin doçent kadrosuna atanmalıdır.
-Fen Bilimleri kadrosunda görev yapan araştırma görevlilerinin görev süreleri bitiminden sonra en az 1 yıl intibak süresi verilmelidir.
-Yabancı dilin, akademik kariyerin önünde engel olmaktan çıkartılması için kanuni düzenlemeler yapılmalıdır.
-Üniversitelerde rektörlüğe bağlı servis dersi veren bölümlerin, aynı nitelikteki 4 yıllık öğretim yapan bölümlere bağlanması ve burada görev yapan okutmanların fakültelerde görevlendirilmeleri sağlanmalıdır.
-Bilgi, görgü, dil eğitimi için başta araştırma görevlileri olmak üzere akademisyenlerin yurt dışında eğitim almaları sağlanmalıdır.
-Bölüm Başkanları bölümdeki öğretim elemanları tarafından seçimle belirlenmelidir.
-Üniversitelerin kalitesi büyük oranda kadrolu öğretim üyesi sayısına bağlıdır. Bu sayıyı artırmak için öğretim görevlisi istihdamına önem verilmeli; bu amaçla özellikle üniversitelerde araştırma görevlisi olarak görev yapan çalışanların öğretim görevliliğine geçişlerinde ve öğretim üyesi olmaları yolundaki engellemeler kaldırılmalıdır.
-Üniversitelere personel alımında Ana Bilim Dalı, Bölüm ve Fakültelerin istek ve önerileri dikkate alınmalıdır.
-Araştırma Görevlisi yetiştirme programları yeniden düzenlenmelidir.
-Üniversite hastanesi ve sosyal tesislerde verilen hizmetlerde öğretim görevlisi ve öğretim üyesi ayrımı yapılmamalıdır.
-Doktorasını bitirmiş akademisyenlerin önündeki kadro sıkıntısı giderilmelidir.
-Öğretim elemanlarının araştırmacı veya eğitici diye branşlara ayrılması sağlanmalıdır.
-Üniversiteler arası öğretim elemanı değişimi kolaylaştırılmalıdır.
-Akademik personelin bilimsel değerlendirmeler yapıldıktan sonra elde etmiş olduğu yeni ünvanına uygun kadrosu bekletilmeden verilmelidir. Şöyle ki; akademik ünvanların kadroya bağlı olarak değerlendirilmesi durumunda alınan ünvanlar bilimsel olmaktan ziyade kişisel inisiyatifler sonucu oluşmaktadır. Örneğin bir bilim insanının profesör olabilmesi için yöneticinin inisiyatifine bağlı olarak kadro ilanı yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda profesörlük bilimsel olmaktan ziyade inisiyatifsel bir ünvan durumuna düşmektedir. Ayrıca bilim insanları bulundukları üniversitelerde bilimsel değerlendirmeler yapıldıktan sonra aldıkları unvanlarla başka üniversitelere geçmek istemeleri halinde, bilimsel olarak yeniden değerlendirmeye tabi tutulmadan ilgili üniversitede kadronun olması halinde geçebilmelidirler. Bugünkü uygulamada ise geçmek istediği üniversitede yeniden bir değerlendirme yapılması şeklindedir.
-Üniversiteler ve buna bağlı olarak Yüksek Öğretim Kurumu bütçeleri oluşturulurken, yöneticilere verilen yurt dışı imkânlarına benzer şekilde öğretim üyesi bazında imkânlar da oluşturulmalıdır.
-Akademik personelin ulusal ve uluslararası toplantılarda görev alması halinde görevinin durumuna göre katkıda bulunulmalıdır. Yurt dışı görev taleplerinde kendisine ekonomik olarak yük getirmeyecek şekilde maddi destek sağlanmalıdır. Uluslararası seviyede kısa dönem öğretim elamanı değişimi özendirilmelidir.
-Üniversitelerde Yardımcı Doçent kadrosunda bulunan öğretim üyeleri 1. dereceye kadar yükselememektedir. Aynı eğitim seviyesindeki bir kişi başka kamu kurumlarında ise 1. dereceye kadar çıkabilirken üniversitede öğretim üyesi yardımcı doçent 3. derecede kalmaktadır. Aynı eğitim seviyesindeki bir kişinin farklı kamu kurumlarındaki yükselebileceği derece farklılığı eşitlik ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Bu haksız uygulama düzeltilmelidir. Aynı uygulama asistanlar için de geçerlidir.
-Üniversitelerde yapılan bilimsel aktivitelere daha çok katkıda bulunulmalıdır Yapılan araştırma çalışmaları ve bu çalışmalardan çıkan sonuçların yayınlanması karşılığında akademik personel maddi olarak ödüllendirilmelidir. Bunlara ait olarak da kriterler belirlenmelidir. Bu uygulamalar her üniversiteye göre farklılık arz etmemelidir.
-Üniversitelerde rektör seçimleri yeniden düzenlenmelidir. Üniversite akademik
personelinin seçmiş olduğu adayın desteklenmemesinin sonucu personel arasında huzursuzluk oluşmaktadır. Geriye dönüşü olmayan bazı dedikodular üniversitenin gelişmesini engellemektedir. Rektör seçimlerinin bu şekilde devamı gelecekte personel arasında kin ve garez oluşturacak, yönetime yakın ya da uzak bloklaşmalarına meydan verecektir. Bu durum özgür ve özerk düşünceyi de engellemektedir.
-2547 sayılı Kanun’un 13/b-4 maddesi, rektörlere üniversite içinde ve Belediye sınırları dışındaki birimlerde çalışanları görevlendirme yetkisi vermektedir. Başbakanlık genelgesine rağmen görevlendirmeler süresiz uygulandığından mağduriyetlere sebep olmaktadır. Bu nedenle, görevlendirmelerin iki ayı geçmemesi için yasal düzenleme yapılmalıdır.                     
-4688 sayılı Kanun’un 22. maddesi gereği yapılan Kurum İdari Kurulu toplantılarında alınan kararların uygulanması için gerekli yasal düzenleme yapılmalıdır.
-Üniversite çalışanlarının istedikleri sağlık kuruluşunda muayene ve tedavi olabilmeleri (diş ve diğer tedaviler) için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.
-Üniversite araştırma fonları, fon kesintisinden muaf tutulmalı ve projelere tasarruf tedbirleri uygulanmamalıdır.
-Rektör ve Dekan onayıyla idareci yapılan işçi statüsünde çalışanların atamalarının önüne geçecek kanuni düzenlemeler yapılmalıdır.
-Üniversitelerde idari kadrolara, vekâleten atanan akademik kadroların atamalarının önüne geçecek yasal çalışmalar yapılmalıdır.
-Rektörlük seçimlerinde tüm üniversite çalışanlarına oy kullanma hakkı verilmelidir.
-Üniversitelerde Mesleki ve Teknik Eğitime ayrılan ödenekler artırılmalıdır.
-Her üniversitenin ödenekleri ve personel tahsisi ayrı ayrı düzenlendiği gibi fakülte ve MYO bazında ayrı ayrı ödenek ve personel tahsisi yapılmalıdır.
-Bilimsel araştırma komisyonlarında mutlaka akademik personelin bulunması sağlanmalıdır.
-Senato ve üniversite yönetim kurulunda Yardımcı Doçent temsilcisi üye olmalıdır.
-Üniversitedeki bütün personelin yönetici seçimlerinde oy hakkı bulunmalıdır.
-Üniversite öğrenci kontenjanlarının artırılırken öncelikle gerekli alt yapı ve personel ihtiyacı karşılanmalı, özlük hakları iyileştirilmelidir.
-Üniversiteler ile sanayinin ortak çalışmalar yapmasına imkan verilmelidir.
-Üniversitelerdeki, idari personelin yemek ve taşıma servislerine bir standart ve kalite getirilmelidir.
-Giyim yardımlarının günümüz standartlarına uyarlanması veya ücretlerinin personele nakdi olarak ödenmesi sağlanmalıdır.
-01/03/1982 tarihinden sonra memuriyete başlayanların kamuda geçen sözleşmelilik, işçilik süreleri ve açıktan vekil olarak görev yapılan süreleri kazanılmış hak aylıklarına sayılmalıdır.     
-Geliştirme ödeneği, üniversitelerin bulunduğu bölgenin sosyo-ekonomik yapısı ön planda tutularak, öğretim elemanı sıkıntısı çeken gelişmekte olan üniversitelere daha öncelikli olarak ve daha yüksek oranlarda ödenmesi gerekmektedir. Oysa uygulama hiçte böyle değildir. Önceden açılan bir üniversitede uygulanan geliştirme ödeneği oranı %150 olarak belirlenirken sonradan açılan bir üniversitede geliştirme ödeneği oranı % 100'dür. Bu durum Geliştirme ödeneği ödenmesine dair 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'nun 14 üncü maddesine göre, 4.4.2005 tarihli Bakanlar Kurulu Kararına terstir. Buna benzer farklılıkları başka illerdeki başka üniversitelerde de görmek mümkündür. Bu adil olmayan uygulama üniversitelerin lehine olacak şekilde düzeltilmelidir.
-Üniversitelerde hem eğitim-öğretim hem de bilime katkıyı daha etkin olarak arttırmak için en alt seviyedeki akademik personel de dahil olmak üzere lojman imkânı sağlanmalıdır. Yeterli sayıda olmayan ve sıralama ile tahsis edilen lojmanlar personel arasında huzursuzluğa ve adaletsizliğe neden olmaktadır. Lojman imkânları söz konusu olmayacak ise lojmandan yararlanamayan akademik personel için daha önceki yıllarda yapılan uygulamalar gibi kira bedeli şeklinde maaşlara yansıyacak ve her yıl maaş artışı ile güncellenecek şekilde katkı verilmelidir.
-Üniversitelerin içerisinde alt yapı çalışmaları yapılırken çağdaş imkânlar sunulmalıdır. Alışveriş merkezleri, spor alanları, çocuk bakım evleri, sosyal ve kültürel aktivitelerin yapılabileceği ortamlar hazırlanmalıdır.