MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER'İ ZİYARET ETTİK

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail KONCUK, Türk Eğitim-Sen Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Talip GEYLAN, Genel Eğitim ve Sosyal İşler Sekreteri Cengiz KOCAKAPLAN, Genel Mevzuat ve Toplu Görüşmeler Sekreteri M. Yaşar ŞAHİNDOĞAN ve Genel Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri Sami ÖZDEMİR  Milli Eğitim Bakanı Ömer DİNÇER'e Hayırlı Olsun Ziyaretinde Bulundular.

22 Temmuz Cuma günü saat 16:00-16:40 arasında yapılan görüşme çok samimi bir ortamda gerçekleşti.Görüşmede, Sayın Ömer DİNÇER’in tekliflere ve diyaloga açık bir yaklaşım içinde olması Merkez Yönetim Kurulumuzun görüşmeden son derece memnun ayrılmasına vesile oldu. Görüşmede Sayın Bakana eğitim çalışanlarının problemleriyle ayrıca TEM DER tarafından hazırlanan, eğitim müfettişlerinin rotasyon konusunu dile getiren iki rapor sunuldu.

Genel Başkan İsmail KONCUK, Sayın Bakana, bazı konuları sözlü olarak da ifade etti. Yönetici atama konusu bunlardan biriydi.Genel Başkan Koncuk, ayrıca şuanda sayısı 1500’ü  bulan geçici şube müdürlüklerinin iptal edilmesi, yerine asaleten atamalar yapılmasını istedi. Çeşitli milletvekillerinin, parti yöneticilerinin, bir sendikanın meydana getirdiği bu olumsuz tablonun Türk milli eğitimine bir şey kazandırmadığını belirten Genel Başkan, hak edenlerin iş başına getirildiği bir sistem oluşturulması gerektiği ifade etti.

30 yıllık eğitim müfettişlerinin rotasyona tabi tutulmasının yanlış olduğunu söyleyen Genel Başkan, bu konuda Sayın Bakandan girişimde bulunmasını istedi. Bu konuda 15-20 yıl gibi bir sınırlamanın esas alınması gerektiğini belirten Genel Başkan, ülkenin bir çok bölgelerinde zaten hizmet etmiş, hizmette 25-30 yılını tamamlamış insanlara rotasyon uygulanmasının bir fayda getirmeyeceğini söyledi.

Ağustos 2011 tarihinde 10 bin öğretmen atanacağını söyleyen Genel Başkan bu sayının çok yetersiz olduğunu, Sayın Bakanın köşe yazarı Nazlı ILICAK’la bu konudaki görüşmesinin kamuoyuna yansıdığını, öğretmen sayısını artırmak için kanun çıkarmak gerektiği, TBMM’nin tatilde olduğu açıklamasının kamuoyunca bilindiğini ancak bu konunun Hükümetin yetisinde olduğunu KHK ile atanacak öğretmen sayısının artırılabileceğini, söyledi. Bu atama politikası ile önümüzdeki yıllarda atama bekleyen öğretmen sayısının 500 binleri bulacağını söyleyen İsmail KONCUK, yeni bir öğretmen istihdam politikası oluşturulması gerektiği, ifade etti.

Yandaş kayırmacılığının da MEB’de çok fazla olduğunu söyleyen Genel Başkan, sayın Bakandan tüm eğitim çalışanlarını kendi kadrosu gibi görmesini, aksi takdirde Milli Eğitim Bakanlığında yaşanan problemlerin çözümsüz kalacağını, sadece torpili olanların korunduğu bir bakanlıkta diğer çalışanların iş veriminin düşeceğini söyleyerek, tüm atamalarda herkesin kabul edeceği yönetmeliklerle hak edenler görevlere getirilmelidir. Milli Eğitim Bakanlığı taşra teşkilatlarını da kaabiliyetli yöneticilerden oluşturmalı ve bunun zemini yaratmalıdır aksi takdirde, başarısız yöneticilerle yaşanan problemleri çözmek,  başarılı olmak mümkün olmayacaktır, dedi.

Genel Başkan İsmail KONCUK raporumuzda da açıklanan pek çok konuya değindikten sonra, raporu Sayın Bakana takdim etti. Milli Eğitim Bakanı Ömer DİNÇER,kesinlikle herkese eşit mesafede bir bakanlık yapacağını, çok çalışacağını, sendikaların görüşlerini alacağını, kapılarının her zaman açık olduğunu ifade ederek, Kamu Sen Genel Başkanlığını da yürütmekte olan Genel Başkan İsmail KONCUK’un yeni görevinin de hayırlı olmasını dileyerek, diyaloğa her zaman açık olduğunu, söyledi.

Milli Eğitim Bakanı sayın Ömer DİNÇER’e yeni görevinde tekrar başarılar dilerken, sıcak karşılaması için teşekkür ederiz. Türk Eğitim Sen olarak Milli Eğitim Bakanlığının hem merkez hem de taşra teşkilatının tüm çalışmalarının bundan sonra da yakından  takip edileceğinin bilinmesini istiyoruz.

EĞİTİM ÇALIŞANLARI VE EĞİTİM ÖĞRETİM YÖNÜNDEN

TÜRK EĞİTİM SEN’İN TESPİT VE ÖNERİLERİDİR

       1-  Ailenin Türk Toplumunun  temeli olması ve aile bütünlüğünün korunmasının Anayasamız tarafından teminat altına alınmasından dolayı  Milli Eğitim Bakanlığında görev yapan öğretmenlerin ve diğer eğitim çalışanlarının aile bütünlüğünü sağlamak açısından eş durumu özründe karşılaştığı tüm kısıtlamalar kaldırılmalıdır.

      2- Tüm kamu kuruluşlarında olduğu gibi Milli Eğitim Bakanlığında da hiyerarşik bir yapılanma bulunmasından dolayı Milli Eğitim Bakanlığı personelinin maaşlarında bulunması gereken ancak son yıllarda bozulan hiyerarşik sistem yeniden tesis edilmelidir.

      3- Milli Eğitim Bakanlığı personelinin bir kısmı ek ödemeden yararlanırken, bir kısmı  (şube müdürleri, şefler)  ek ödemeden yararlanamamaktadır. Bu durum işyerlerinde çalışma barışını bozmaktadır bu nedenle ek ödemeden tüm eğitim çalışanlarının yararlanması sağlanmalıdır.

       4-Ek Ders Esasları adalet ve hakkaniyete uygun olarak sendikaların talepleri doğrultusunda değiştirilmeli, Maliye Bakanlığına gönderilen tekliflerin içinde neler olduğu açıklanmalıdır.

       5-632 Sayılı KHK’den önce sözleşmeli iken kadroya geçen öğretmenlere 632 Sayılı KHK ile kadroya geçenlere  tanınan zorunlu hizmet muafiyeti, adaylıklarının kaldırılması ve eş durumu özründen yararlanabilmeleri gibi  tüm haklar verilmelidir.

      6- Her eğitim-öğretim yılı başında ödenen ve sadece eğitim-öğretim sınıfına dahil personelin yararlanabildiği eğitime hazırlık ödeneğinin tüm eğitim çalışanlarına ödenmesi için düzenleme yapılmalıdır.

       7-Okul ve kurum yöneticilerine uygulanan rotasyon (zorunlu yer değiştirme)  konusu yargı kararları, uygulamada karşılaşılan sorunlar ve sendikaların talepleri doğrultusunda  yeniden değerlendirilerek başarı ve başarısızlığı ölçen kriterlere bağlı olarak bulunduğu kurumda 10 yılını tamamlayanlara uygulanmalıdır.

      8-Hizmetli, memur ve diğer eğitim çalışanları için Bakanlık tarafından üzerinde çalışmaları yürütülen  Atama ve Yer Değiştirme  Yönetmeliği bir an önce hayata geçirmeli ve söz konusu personel için norm kadro uygulaması başlatılmalı ve bu personelin  görev tanımları yapılmalıdır.

      9-Mesleki ve teknik eğitimle ilgili olarak gerekli teşvik tedbirleri alınmalı böylece üniversite kapılarında meydana gelen yığılma önlenmeli, ülkemiz için çok önemli olduğunu düşündüğümüz mesleki ve teknik eğitim alanına daha çok kaynak ayrılmalı, başarılı öğrencilerin mesleki ve teknik eğitim içine alınması için özendirici çalışmalar yapılmalıdır.

     10-Ataması yapılmayan öğretmenlerin her geçen yıl artan sayıları dikkate alınarak gerçekçi ve beklentilere uygun bir öğretmen istihdam politikası ortaya konulmalı, bu tedbirler ortaya konulurken  gelişmiş AB ülkelerinde öğretmen başına düşen öğrenci sayıları esas alınmalıdır. 2011 yılı sonuna kadar 60 bin öğretmen atanmalı, Ağustos ayında atanacağı açıklanan 10 bin öğretmen sayısı 30 bine çıkarılmalıdır. Bu konuda hükümet KHK yetkisini kullanabilir.

      11-Eğitimde bölgelerarası eşitsizlik ve kalite farkı bir vakıadır. Bu nedenle bölgelerarası eğitim eşitsizliği ve kalite farkının ortadan kaldırılması amacıyla orta ve uzun vadede alınması gereken tedbirler tespit edilmeli  bu sebeple, bütçeden ayrılan  pay ihtiyaca ve yaşanan problemlere uygun olarak artırılmalıdır.

       12-Bugün gerçekten çok zor şartlarda hayatlarını devam ettirme mücadelesi veren eğitim çalışanlarının ekonomik ve sosyal hakları ülkemizin ekonomik gerçeklerine uygun olarak artırılmalı ve hayat standartları yükseltilmelidir.

        13-Türkiye genelinde İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri bünyesinde sayıları 1500’e yaklaşan Geçici Şube Müdürlerinin görevlendirmeleri bir an önce iptal edilerek yerine kabul edilebilir bir yönetmelik doğrultusunda asaleten şube müdürü  atamalarının yapılması sağlanmalıdır.

        14-Zorunlu hizmet bölgelerinde görev yapan öğretmen ve diğer eğitim çalışanlarından  1. hizmet bölgesi alanlarına zorunlu çalışma yükümlülüğü kapsamında atananlara 1 brüt  asgari ücret, 2. hizmet bölgesi alanlarına zorunlu çalışma yükümlülüğü kapsamında atananlara 1,5 brüt  asgari ücret 3.  hizmet bölgesi alanlarına zorunlu çalışma yükümlülüğü kapsamında atananlara 2 brüt asgari ücret tutarında ve bu bölgelere isteğe bağlı olarak atanan ve bu kapsamda görev yapmakta olanlara tazminat tutarlarının ½’si  oranında zorunlu hizmet tazminatı ödenmelidir.

        15-İLKSAN üyeliğinin bundan sonraki süreçte göreve başlayanlar bakımından isteğe bağlı olarak tüm eğitim çalışanlarına ve tüm branşlara açık hale getirilmesi doğrultusunda kanuni düzenleme yapılmalı, İLKSAN, MEBSAN olarak değiştirilmelidir.   

        16- Yargı tarafından da verilen kararlarla objektiflikten uzak ve keyfi yapıldığı kabul edilen 657 Sayılı DMK’nın 76. Maddesi kapsamında  yönetici atama alışkanlığından vazgeçilmeli, hak edenlerin yönetici olduğu bir sistem kurulmalıdır. Bu sebeple 76. Madde kapsamında daha önce  yapılan yönetici atamaları iptal edilmelidir.

         17-Yöneticilerin iller arası yer değiştirmeleri ile ilgili yönetmelik maddesi geçtiğimiz yıl MEB tarafından uygulanmamış ve iller arası yer değişikliği yapmak isteyen çok sayıda yönetici mağdur edilmiştir. Yöneticilerin iller arası yer değiştirmeleri ile ilgili yönetmelik maddesi  hayata geçirilmelidir.

         18- MEB tarafından yapılan öğretmen atama ve yer değiştirmelerinde göreve başlama işlemleri çoğunlukla Eylül ayı içerisinde gerçekleşmektedir. Yönetmelik hizmet süresi hesabında 31 Ağustos tarihini esas aldığından öğretmenlerin bir çoğu bulundukları yerde bir yıl daha fazla çalışmak zorunda kalarak mağduriyet yaşamaktadırlar.  Atama ve yer değiştirme işlemlerinde eskiden olduğu gibi hizmet süresi hesaplamasında 30 Eylül tarihi esas alınmalıdır

          19- Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı öğretmen çocuklarına tanınan kontenjanın Bakanlıkta merkez ve taşra kuruluşlarında çalışan tüm eğitim çalışanları da dâhil edilmeli ve Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı’na başvurabilmek için belirlenen ailenin yıllık gelirinin fert başına düşen tutarı makul seviyeye yükseltilmelidir.

           20- Okul yöneticiliklerinin çok yoğun çalışma temposu gerektiren görevler olması dolayısıyla, haftada 6 saat maaş karşılığı derse girme zorunluluğuna tabi tutulmaları idari işlerin aksamasına neden olmaktadır. Bu nedenle okul yöneticilerinin haftada 6 saat maaş karşılığı derse girme zorunluluğu kaldırılmalıdır.

           21-Öğretmenler ve diğer eğitim çalışanlarına yönelik olarak yapılan hizmetiçi eğitim çalışmalarının yaygın ve programlı hale getirilerek en az 5 yılda bir tüm  öğretmenlerin ve diğer eğitim çalışanlarının çağın gereklerine uygun gelişmeleri takip etmeleri sağlanmalıdır.

          22-Son günlerde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kayıtlarda ücret alınmayacağı doğrultusunda açıklamalar yapılmaktadır. Parasız eğitim anlayışı bakımından yapılan açıklamalar yanlış değildir. Ancak okullarımızın arzu edilen eğitim öğretimi sağlaması bakımından ciddi maddi ihtiyaçları bulunmaktadır. Bu sebeple okullarımıza öğrenci başına 100 TL hesabı üzerinden bir ödenek ayrılması sağlıklı bir eğitim öğretim ortamı için kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu sebeple bütçeden veya il özel idarelerinden ayrılan pay söz konusu ihtiyaca göre yeniden yapılandırılmalıdır.

           23-Bilgisayar Teknolojisi öğretmenlerinden yeteri kadar faydalanılamamaktadır. Bu sebeple bilgisayar derslerinin ilköğretimde sayısı artırılmalı, BT öğretmenlerinin yaşadığı sıkıntılar bir an önce çözülmelidir.

           Genel Başkan KONCUK TEM DER tarafından hazırlanan, eğitim müfettişlerinin sorunlarını da bir rapor halinde sayın bakana sundu.