ŞURA'DA BAZI ÖNEMLİ TEKLİFLERİMİZ NEDEN REDDEDİLDİ?

Türk Eğitim Sen 18. Milli Eğitim Şurasında bir çok önerge verdi. Bunlardan en önemlileri;Okullara öğrenci başına yılda 150 TL ödenek ayrılması ile, ikili eğitim yapan okulların yöneticilerinin ek ders ücretlerinin gece ücreti üzerinden ödenmesi teklifi ve öğrenci velilerinden her hangi bir ad altında bağış veya aidat alınmasından vazgeçilmesi, eğitim öğretim için gerekli masrafların MEB tarafından karşılanması teklifi idi.

 

Türk Eğitim Sen, ayrıca, MEB iç denetçilerinin raporundan hareketle 133.317 öğretmen atamasının 1 yıl içerisinde yapılmasını da teklif etti. 374 bin öğretmenin atama beklediğini ifade eden Türk Eğitim Sen teklifinde, gerçekçi bir istihdam politikası oluşturulması gerektiği ifade edildi.

 

Türk Eğitim Sen’in söz konusu teklifleri şura üyelerince kabul edilmedi. Esasen, 18. Milli Eğitim Şurasında en dikkat çekici konu şura üyelerinin Türk Eğitim Sen tekliflerine olumsuz oy kullanma isteğinin çok belli olmasıydı. Bir büyük ilimizin milli eğitim müdürü Genel Başkanımız İsmail KONCUK’a hitaben “Başkanım çok mantıklı ve gerekli teklifler veriyorsunuz ama bu tekliflerin altında Türk Eğitim Sen adı olduğu sürece bu şuradan geçmez.” Demesi şura üyelerinin durumunu göstermek açısından önemli bir anekdottur. Şura üyelerinin elbette hepsi değil ama büyük bir bölümünün aykırı fikirlere tahammüllü olmadığı da yaşanan bazı olaylardan anlaşılmaktadır. Türk Eğitim Sen’in 206 sayfalık kitap halindeki Şura Çalışma Raporunun bazı şura üyelerince, bu Türk Eğitim Sen’in hazırladığı bir kitapmış diyerek geri iade etmeleri de, bazı şura üyelerinin nasıl bir şartlanmışlık içerisinde olduğunu göstermek açısından önemlidir.

 

Yukardaki tekliflerin ve burada belirtmediğimiz diğer tekliflerimizin şura kararı haline gelmesi, yıllardır yaşanan bazı problemlerimizin çözülmesine ve eğitim çalışanlarının mutlu olmasına sebep olacaktı. Ancak, bazı kafalardaki, bir türlü kırılmayan zincirler bu şuraya da maalesef mührünü vurmuştur.

 

Bu yaşanan, hiç de hoş olmayan olaylara rağmen Türk Eğitim Sen 18. Milli Eğitim Şuarasını önemsemiş ve çok ciddi bir hazırlık yapmıştır. Bir sendikanın 32 sayfalık çalışma raporuna karşılık, 206 sayfalık, içinde  çok önemli tespitler bulunan bir eser hazırlayan Türk Eğitim Sen, bir eğitim sendikası olarak üzerine düşen görevi hiçbir peşin yargı ve kanaat ortaya koymadan yerine getirmiştir.

 

Bilhassa, tüm kadrolu öğretmen ve MEB personelinin tamamının sözleşmeli statüye geçirilmesi kararını yerle bir eden Türk Eğitim Sen, tarihi bir hatanın şura kararı haline gelmesine müsaade etmemiştir. Sadece bu yönüyle bile düşündüğümüzde, Türk Eğitim Sen’in varlığı, şuranın iklimini değiştirecek tek güç olması bakımından önemlidir.

 

Andımız gibi önemli bir belgeye hakaret edenlerin, aşağılayanların da bulunduğu 18. Milli Eğitim Şurasında, buna karşılık tek tepkinin Türk Eğitim Sen’den gelmesi de anlamlıdır. “Bu kafayla devam edildiği sürece bin yıldır tutunmaya çalıştığımız Anadolu coğrafyasında yaşamamız her geçen gün daha da zorlaşacaktır, diyerek, kürsüden NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! diyerek inen, Türk Eğitim Sen Genel Başkanı İsmail KONCUK’un bu tepkisi şuraya katılanların hiç aklından çıkmayacak, en önemli anekdotlardandır.

 

Eksiği ve fazlası ile 18. Milli Eğitim Şurasının aziz Milletimize, eğitim çalışanlarına ve öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyor, bizlere yaşattıkları eksiklik ve kusurlardan yetkililerin bir ders ve sonuç çıkarmasını temenni ediyoruz.

 

TÜRK EĞİTİM SEN GENEL MERKEZİ