MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÇUBUKÇU MU?

Genel Başkan İsmail KONCUK yazısında, Milli Eğitim Bakanı Nimet ÇUBUKÇU'yu değerlendirdi.

MEB’de neler oluyor? MEB yaptıklarıyla eğitim çalışanları nazarında sürekli puan kaybediyor. Eğitim çalışanlarını mutsuz etmek MEB’in misyonu değildir ama her yapılan, eğitim çalışanlarının aleyhine ve memnuniyetsizliğine sebep oluyor. Neler mi yapılıyor?

Sözleşmeli öğretmenlere kadro sözü yerine getirilmedi. Sözleşmeli almayacağım sözünü veren Nimet ÇUBUKÇU, bu sözden sonra defalarca sözleşmeli öğretmen alımı yaptı. Sayın Bakan, bugünlerde sözleşmelileri ağzına almaz oldu. Türk Eğitim Sen’in 13 Mart'ta yaptığı miting öncesinde sözleşmeli öğretmenlere kadro vereceğim açıklamasını sık sık yapan Çubukçu, o tarihten bu yana sözleşmeli öğretmenlere verdiği sözün yerine getirileceğine dair tek söz etmez oldu. Sayın Çubukçu, bu sözü unutturmaya çalışıyor, ben bahsetmesem herkes unutur zannediyor. Sayın Bakan! Herkes unutsa ve hatta sözleşmeli öğretmeler hiç lafını etmese bile Türk Eğitim Sen bu sözünüzü her zaman hatırlatacaktır. Bu sözünüzden kaçışınız mümkün değildir. Bırakın bakanlığınız süresince, bakanlığı bırakmış olsanız dahi, bu sözünüz her platformda yüzünüze vurulacaktır.

Sayın Bakan, Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğini değiştirdiniz. Sözüm ona sendikaların görüşlerini de aldınız, ama hiçbirini uygulamadınız. Bir yönetmelik değişikliği, ancak bu kadar ele yüze bulaşır hale getirilirdi. Tüm tepkilere kulağınızı tıkayarak, bakanlık yapabileceğinizi zannediyorsunuz. Sayın Bakan, il içi tayin isteyenlere -bizim de taleplerimizle- ikinci tayin hakkı verdiniz. İller arası tayin isteyenler üvey evlat mı? İl içi ikinci tayin hakkını hangi gerekçe ile verdiyseniz, aynı gerekçeler ve daha fazlası iller arası tayin isteyenler bakımından da var. Türk Eğitim Sen bu konuda defalarca başvuruda bulundu, cevap bile yazamadınız. Görevlendirme yaptığınız insanların çalışma sürelerini hizmet yılından saymadınız, bunlara tayin hakkını çok gördünüz. Hem bu işi yapan insanların çalışmalarına ihtiyaç duyacak, görevlendireceksiniz hem de bu süreyi çalışma süresinden saymayacaksınız. Buna hakkınız var mı?

Bugünlerde okul müdürlerine rotasyon uygulaması yapılması yönünde il milli eğitim müdürlüklerince hazırlıklar, duyurular yapılmaktadır. Rotasyonun bu şekilde uygulanması halinde pek çok haksızlığın yaşanacağını haykırmamıza, bilgisayar kurası gibi anlaşılmaz bir yöntemle okul müdürlerinin yerlerinin değiştirilmesinin ne kadar anlamsız ve subjektif olduğu bizzat bürokratlarınızca size bildirilmesine rağmen, rotasyon uygulamasındaki bu eksiklikleri düzeltmek adına bir girişimde bulunmadınız. Bir sendikanın yönlendirmesiyle, nasıl bir bilinmezliğin içine sürüklendiğinizin farkında değilsiniz. Sayın Bakan, bu tepkilere, sizlere ulaştırılan gerekçelere kulak veriniz. Rotasyonu, yaşanacak muhtemel  problemlere rağmen uygulayabilirsiniz; bu konuda biz Türk Eğitim Sen olarak yaşadığımız tecrübeleri aktarıyor, sorumlu bir sendikanın yapması gerekeni yapıyoruz. Sayın Bakan, rotasyon mevcut eksikleri ile uygulanması halinde, yaşanacak kargaşa ve kaosun tüm sorumluluğu size ait olacaktır. Bu uygulama yapıldıktan sonra, uygulamayı ve haksızlıkları tek tek tespit edecek ve kamuoyu ile paylaşacağız. Bir okul müdürünün sağlam kriterler oluşturularak şu okuldan bu okula verilmesi, Türk Eğitim Sen’i rahatsız etmez. Ancak, başarılı insanların harcanması, hak ettiği değeri görmemesi, hak etmediği muameleye tabi tutulması bizi yakından ilgilendirmektedir. Başarılı ve namuslu insanlar bu ülkenin geleceği adına korunmalı, değer verilmelidir. Başarısız, dürüst olmayan, işletme körlüğü oluşmuş yöneticilerin tespit edilmesi için onlarca yol bulunabilir. Bu yol, asla, bilgisayar kurası olamaz. MEB gibi önemli ve ciddi bir kuruluş; öğretmen, yönetici, memur, kim olursa olsun, hiçbir personeline böyle anlamsız ve subjektif  yöntemleri uygulama hakkına sahip olamaz.


Sayın Bakan, hizmetli, memur ve diğer eğitim çalışanları adına ne yaptınız? Bunların bir atama ve yer değiştirme yönetmeliği olmadığından haberdar mısınız? Bunların açlık sınırında geçinmek zorunda olduğunu biliyor musunuz? Eğitim öğretime hazırlık ödeneği verilmesi teklifinin, TBMM’de partinizin milletvekillerince ret edildiğini biliyor musunuz? Bu konuda, Milli Eğitim Bakanı olarak neden bir gayret sarf etmediniz, bunlar da sizin personeliniz değil mi?

Sayın Bakan yaşanan problemlere gözlerimizi kapatamayız, siz de, gözlerinizi kapatarak bu problemleri ortadan kaldıramazsınız.

Sayın Çubukçu, davalar açarak 76. madde ile yapılan yüzlerce atmayı iptal ettirdik. Bu davalar sonucu, yapılan işin hukuksuz olduğunu sağır sultan duydu, fakat siz duymadınız? Yargıdan defalarca dönen bu atamaların tamamını iptal etmek için neyi bekliyorsunuz? Yoksa, Hüseyin ÇELİK’e ayıp olur diye mi MEB’i bu ayıplı işten kurtarmak yerine, sadece seyrediyor ve bir adım atmıyorsunuz?

Sayın Bakan, yönettiğiniz MEB’de kadroludan daha çok görevlendirme şube müdürü çalıştırılıyor, bundan da büyük ihtimalle haberiniz olmamıştır. Türk Eğitim Sen defalarca  basın açıklaması yaparak, bizzat size başvuru yaparak duyurmaya çalıştı? Ancak, size haber verilmemiş olabilir? Bu görevlendirilen şube müdürlerinin 214 tanesi de norm kadro üzerinde görevlendirilmiş durumdadır. Devlet, açıkça zarara sokuluyor ve sizler buna göz yumuyorsunuz. Sayın Bakan, bu yandaş kadrolaşmayı, adama göre makam ayarlama anlayışını ne zaman terk edeceksiniz? Şartları tutan ama atanmak için adamı olmayanlar da bizim vatandaşlarımız, bunların haklarını kim koruyacak, bunların sesini kim duyacak?

Sayın Bakan, Türk Eğitim Sen olarak, Milli Eğitim Bakanı olduğunuzu hatırlatma gereği duyuyoruz. O makamın hakkını veriniz? Veremeyecekseniz, o makamı daha fazla işgal etmeyiniz. Milli Eğitim Bakanlığı gibi bir kurum tavırsız, duruşsuz ve ilgisiz olarak yönetilemez. Bakanlığınızda yaşanan hukuk ihlallerine de artık bir el atın. Yargı kararını uygulamamak için neler yapıldığını, insanların haklarını almak için neler çektiğini bir inceleyin.

Sayın Bakan, biz görevimizi yapmaya devam edecek, sizi uyaracağız. Türk Eğitim Sen’in bu uyarılarından rahatsızlık duyduğunuzu, Bakanlık Merkez binada bir sendika temsilci odası bile vermediğinizi, engel olduğunuzu biliyoruz. Bunlara rağmen biz görevimizi yerine getireceğiz, siz de görevlerinizi hatırlayın!

 

TÜRK EĞİTİM SEN GENEL MERKEZİ