İSTANBUL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ VE HARİKA PROJELERİ
Şöyle ki; "İlköğretim Genel Müdürlüğü’nden Elektrik-Su-Yakacak için ayrılan ödenekler düzenli olarak İlçeniz adına, İlçeniz Özel İdaresi’ne gönderilmektedir. Bu ödeneklerin yetersiz olmasından dolayı; İGDAŞ tarafından ilçenize bağlı ilköğretim okullarına gönderilen doğalgaz faturalarının, okullarımızın OKUL AİLE BİRLİĞİ BÜTÇESİ'nden ACİLEN ödenmesi gerekmektedir".
Burada, hem anlatım bozuklukları hem de tezatlar  mevcuttur.
1- Yazıda “İlköğretim Genel Müdürlüğü’nden düzenli olarak ilgili ilçe adına ödenek geliyor...” denmektir. Türk Dil Kurumu ve çeşitli sözlüklere baktım düzenlinin manası şöyledir:
a- Düzenli demek; Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam.
b- Başka bir maddede ise düzenli;   Sistemli, nizamlı, metodik.
c- Öğeleri yerli yerinde olan, belli bir düzeni tertibi olan, tertipli, belirli bir ritmi olan, belirli zaman aralıklarıyla gerçeklesen, ayrıca belirli bir düzen  içinde çalışan, kendine göre sistemli olanlara da denir.
d-  Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam demektir.
Sözlüklerdeki anlatımlara göre ödenek düzenli olarak geliyor ise sözkonusu yazının okullara gönderişlmesine gerek yoktur. Düzenli olan şey tamdır. Her şey yeterincedir. Eksik ya da fazlası olmaz. Eksik ya da fazlası olursa düzenli olmaz.
2- İlçelerin adına gelip de aynı ilçenin Özel İdare Müdürlüğü’ne gönderiliyor ise bütün ilçelere gelen parayı topla, doğalgaz ödemelerinin toplamından çıkart. Arada fark kalıyorsa bunu Bakanlıktan mı İlköğretim Genel müdürlüğü’nden mi, yoksa İl Özel İdaresi vasıtasıyla mı nasıl istiyorsan iste. İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün görevi bu olmalıydı olmalıydı.
Ayrıca İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bu yazısının anlamı koskoca MEB'in okulların giderlerinin karşılanmasına tam ilgi göstermediğinin ilanıdır. Okulların bütün yükünü Aile Birlikleri vasıtasıyla velilere yüklemek istenmektedir. Çünkü bilinmektedir ki, Okul Aile Birlikleri’nin bütçesinin yegane kaynağı velilerdir.
Halbu ki Anayasamız ve ilgili kanunlarımız öğretim kurumlarının giderlerinin karşılanması ve eğitim hakkının kullanılması doğrultusunda çerçeveyi çok net çizmiştir.
İşte örnekleri;  
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI
II. Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi
MADDE 42 –
Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.
Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.
Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılâpları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.
Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz.
İlköğretim kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır.
Özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak, kanunla düzenlenir.
(Ek fıkra: 9/2/2008-5735/2 md.; İptal: Anayasa Mahkemesi'nin 5/6/2008 tarihli ve E.: 2008/16, K.: 2008/116 sayılı Kararı ile. )
Devlet, maddi imkanlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır.
Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun engellenemez.
222 Sayılı  İLKÖĞRETİM VE EĞİTİM KANUNU
Genel Hükümler
Madde 1
- İlköğretim, kadın erkek bütün Türklerin milli gayelere uygun olarak bedeni, zihni ve ahlaki gelişmelerine ve yetişmelerine hizmet eden temel eğitim ve öğretimdir.
Madde 2 - İlköğretim, ilköğrenim kurumlarında verilir; öğrenim çağında bulunan kız ve erkek çocuklar için mecburi, Devlet okullarında parasızdır.
Madde 4 - Türk vatandaşı kız ve erkek çocuklar ilköğrenimlerini resmi veya özel Türk ilköğretim okullarında yapmakla mükelleftir.
İlköğretim okulu Yapımı ve Donatımı İşleri
DOKUZUNCU  BÖLÜM
İlköğretimin Gelir, Giderleri ve Planlama
Madde 76
- İlköğretime ait gelir kaynakları şunlardır:
a) Her yıl Devlet gelirlerinin % 3 ünden az olmamak üzere Devlet bütçesinden yapılacak yardımlar,
b) Özel idare bütçelerine, bu kanun hükümleri gereğince sağlanacak gelirler hariç ve 1960 mali yılında ilköğretime tahsis edilen miktardan az olmamak üzere, yıllık gelirlerinin en az % 20 si oranında konulacak ödenekler,
c- vb  sonraki  maddelerde ilköğretim giderleri karşılayacak bütçeye atıfta bulunmaktadır
Kendisinin maddi durumunun çok iyi olduğunu bir çok geliri olduğunu söylemekten geri durmayan sayın Ata ÖZER, vatandaşların da kendisi gibi tuzunun kuru olduğunu zannediyor.
İstanbul Fatih’te Şehremini Lisesi’nde velilerden astronomik bağış istediği söylentileri hafızalardan silinmemiştir. Hatta okulu bırakırken, çok çalıştığını ispat için, okulun hesabında çok yüklü miktarda para bıraktığını söylemektedir. Herhalde bütün okulların maddi durumlarını bıraktığı okul gibi zannetmektedir.
Fransız ihtilalinin olacağı günlerde Fransa kralının eşi Mari ANTUANET ekmek bulamıyoruz diye bağıran halka ve göstericilere "Ekmek bulamıyorsanız o zaman pasta yiyin" dediğini tekrar hatırlatarak, bu anlayışa sahip insanların her dönemde mevcut olduğu bildiririm.