17. MİLLİ EĞİTİM ŞURASINA TÜRK EĞİTİM-SEN DAMGASI VURULDU
Önce komisyonlar halinde yapılan çalışmalar bir rapor halinde, 16-17 Kasım tarihlerinde Şura Toplantı Salonunda Genel Kurulun değerlendirmesine sunuldu. Komisyon toplantılarında :

1-Tüm ortaöğretim öğrencilerinin ayrım yapılmaksızın eşit şartlarda ÖSS sınavına girebilmeleri ve eşit şartlarda puanlamaya tabi tutularak tüm üniversitelere girabilmeleri benimsenmiştir.
2-Belli sınıflarda yapılacak merkezi olgunluk sınavları ile ortaöğretim başarı notunun belirlenerek bunun üniversite giriş sınavlarına belli oranda katkıda bulunması benimsenmiştir.
Alınan bu kararların daha sonra verilen tekliflerle revize edilmesi sonucunda,  Genel Kurul onayı ile değiştirilerek, mesleki teknik eğitime ÖSS sınavında uygulanan katsayının kaldırılması, hangi fakültelere hangi ortaöğretim mezunlarının gideceği konusunun ise uzman ekipler tarafından MEB-YÖK-ÖSYM’nin beraberce kararlaştırması benimsenmiştir. Mesleki teknik eğitimde uygulanan katsayı probleminin kaldırılması konusunda sendikamız gerek komisyon çalışmalarında gerekse Genel Kurul çalışmalarında öncü bir rol üstlenmiştir.
 
Genel Kurulda merkezi olgunluk sınavı konusunda konuşan Genel Sekreter İsmail KONCUK; “Henüz liselerin 4 yıla çıkarılmasının sancılarını yaşamadık ama önümüzdeki yıllarda bu sıkıntıları yaşayacağız. Bu yıl bir çok okulda öğrenci başarısı %50’ler civarındadır.Bu sebeple bazı okullarımızda 10. sınıflar planlanandan daha az sayıda açılmıştır. Mevcut sistemle bile %50 başarı zor sağlanıyorsa, bir de merkezi olgunluk sınavı konulmasıyla  bu başarı daha da düşecektir.Bu durumda binlerce ortaöğretim öğrencisi eğitim-öğretim dışına atılacaktır.Eğitimde hedef öğrencileri elemek değil, eğitmek olmalıdır.Böyle bir sistemin uygulanmadan önce çok iyi düşünülmesi, uygulanması düşünülen sistemden dolayı önümüze çıkacak problemlerin bugünden görülmesi gerekir. Şuranın tarih yönüyle yanlış olduğuna değinen KONCUK, Sayın Bakan keşke bu Şurayı iki yıl evvel yapsaydınız şimdi giderayak alınan kararları nasıl uygulayacaksınız, önünüzde yeterli zaman yok!” dedi.

 Merkezi olgunluk sınavı hakkında  Genel Kurulu uyaran bir başka konuşma yapılmadı. Ancak, daha sonra Milli Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK, katsayı konusunda alınan karardan sonra, merkezi olgunluk sınavına gerek kalmadığını açıklayarak, bir anlamda sendikamızın yapmış olduğu uyarıyı dikkate aldığını belirtmiş oldu.

Şurada alınan bir başka karar gereği, okul türlerinin gereğinden fazla olduğu, bunun azaltılması gerektiği kabul edildi.Alınan karar gereği, ortaöğretim kurumları aşağıdaki türlerden oluşacak.Buna göre;
1-Genel Akademik Liseler
2-Mesleki ve Teknik Eğitim Liseleri
3-Açık Öğretim Liseleri
Hangi okulların hangi tür okullar içerisine gireceği uzmanlar tarafından yapılacak tespitlerle ortaya çıkacak.

Okul öncesi eğitiminin 60-72 aylık şocukları kapsayan bölümünün zorunlu hale getirilmesi Şurada çıkan bir başka önemli karar oldu.

OKS’nin kaldırılması konusu gerek komisyonlarda gerekse Genel Kurulda kabul edildi.Ancak sınvın kaldırılmasından sonra nasıl bir sistem uygulanacağı konusunda bir açıklama yapılmadı, sadece konuyla ilgili olarak İlköğretim Genel Müdürlüğünün çalışma yapacağı açıklandı.

Özel eğitim kurumlarından hizmet satın alınması konusunda Genel Başkan Şuayip ÖZCAN ve Genel Sekreter İsmail KONCUK tepki koydular. Devletin bir imkanı varsa bunu devlet okullarının daha kaliteli hale getirilmesi için harcanması gerektiğini belirten ÖZCAN, özel okullara devlet desteğinin verilmesinin öncelikli olamayacağını belitti.Bu tepkilere rağmen Genel Kurul Sayın Bakanın açıklamaları doğrultusunda maddeyi kabul etti.
“Küreselleşme ve AB Sürecinde Türk Eğitim Sistemi” konusunda ikinci komisyon raporu üzerindeki görüşmeler 17 Kasım tarihinde başladı. Konuyla ilgili söz alan Genel Başkan Şuayip ÖZCAN;” Küreselleşmenin zayıf ülkeleri sömürmekle eş değer bir anlam taşıdığını belirterek, AB ye girmek için daha ne tür tavizler vermemiz istenecek, diye sordu.Mustafa Kemal ATATÜRK’ün top sesleri arasında bile eğitim şurası topladığını belirten Genel Başkan Şuayip  ÖZCAN, Sayın Cumhurbaşkanı’nın, Meclis Başkanı’nın, Başbakan’ın Şuraya katılmamasını yadırgadığını belirtti.Çalışma hayatı ve sendikal haklar yönünden Şurayı çok zayıf bulduğunu belirten ÖZCAN eğitim çalışanlarına hak ettiği önem verilmeden eğitimin problemlerini düzeltmenin mümkün olmayacağının altını çizdi.
Şurada, Genel Başkan Şuayip ÖZCAN ve Genel Sekreter İsmail KONCUK tarafından beş maddeden oluşan  iki önerge verildi.Önergeler şu konulardaydı:

1-4 b kapsamında istihdam edilen “sözleşmeli öğretmenler”  “Kadrolu öğretmen” olarak yeniden atanmalıdır.
2-Öğretmene yüklenen önemli yükümlülükler gereği, mesleğin her türlü olumsuzluklardan arındırılması kaçınılmazdır.Bu sebeple öğretmenlik mesleğinin ifasında öğretmenin huzur içinde görev yapması sağlanmalıdır.Bunun için ATAMA, YER DEĞİŞTİRME, GÖREVDE YÜKSELME vb. Uygulamalar yeniden düzenlenmelidir.
3-Lisansüstü öğrenim görmek herhangi bir şarta ve kısıtlamaya bağlı olmaksızın atama ve tayinlerde özür grubu olarak kabul edilmelidir.
4-Şeffaf yönetim ilkesi gereği, MEB merkez ve taşra teşkilatlarında kurulacak ATAMA, LOJMAN, ÖDÜL vb. Komisyonlarda sendika temsilcisi bulunmalıdır.
5-Türk Cumhuriyetlerinde Türkiye Türkçesi ile eğitim-öğretim yapılan okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim kurumları açılmalı, TÖMER(Türkçe Öğretim Merkezi) yoluyla şuanda yapılan Türkiye Türkçesinin öğretilmesinin daha kapsamlı hale getirilmesi sağlanmalıdır.

İlk dört madde Şura konularıyla doğrudan ilgili değil gerekçesiyle Genel Kurula sunulmazken, sadece 5. madde okundu ve yapılan oylama sonucu şura kararları arasına alındı.Okunmayan diğer 4 maddenin Türk Eğitim Sen’in teklifi olarak yayınlanan kitapta yer alacağı açıklandı.
Şuranın Sayın Hüseyin ÇELİK'in etkisi altında kararlar verdiğini görmemek mümkün değildi.Bu bazan öylesine aleni bir hale geldiki Sayın Bakan'ın görüş bildirmediği bazı teklifler karşısında Şura üyeleri oy kullanmakta zorlandı.Katılımcıların görüşlerini dar zamanda açıklamak zorunda kalması ( 3 dakika), verilen önerilerin önerge sahipleri tarafından savunma hakkı verilmeden, sadece Sayın Bakan'ın açıklamalarından sonra oylanması ve eğitim öğretimle doğrudan alakalı konularda verilen önerilerin Divan tarafından hiç bir gerekçe gösterilmeden elenmesi Şuranın demokratikliğine gölge düşürdü.
Öğretmen ve diğer eğitim çalışanlarının problemlerinin bir başlık altında tartışmaya açılmaması Şuranın en önemli eksikliklerindendi ve bu durum Genel Başkanımız ve Genel Sekreterimiz tarafından Genel Kurul'da ifade edilmiştir.

Bütün bunlara rağmen, 17. Milli Eğitm Şurası’nda alınan kararların milletimize hayırlı olmasını diliyoruz.