YALANLARA DİKKAT

Bazı sendikalar, memurları yanlış yönlendiriyor.

Son günlerde bir konfederasyona bağlı sendikalar, büyük bir telaşa kapılmış durumdalar. Her türlü hukuksuzluğa başvurmalarına rağmen üye yapamadıkları kamu görevlilerini, şimdi de yalana başvurup, kandırarak üye yapmaya çalışıyorlar.

 

Hazırladıkları devasa boyuttaki afişleri işyerlerine asan bu sendikalar memurları, “Yetkili sendikaya üye olmazsanız, toplu sözleşmede elde edilecek kazanımlardan faydalanamazsınız.” yalanıyla kendilerine üye olmaya zorluyorlar.

 

Oysa 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 28. maddesinin ikinci fıkrasında “…Toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamaz.” denildiğini kendileri de mutlaka biliyor. Ama herkes fıtratının gereğini yapar gerçeği bir kez daha karşımıza çıkıyor ve bazıları nokta kadar menfaat için, virgül kadar küçülebiliyor.

 

Toplu sözleşme sonucunda alınacak kararlar, hangi sendikaya üye olursa olsun, istisnasız bütün memurlara aynı şekilde uygulanmak zorundadır. Bunu kanun emretmektedir. Zaten böyle de olacaktır. Sendika üyesi memurlara ödenmekte olan Toplu Sözleşme İkramiyesi de aynı şekilde, sendikalara üye olan tüm memurlara aynı miktarda ödenmektedir; bundan sonra da ödenmeye devam edecektir.

 

Bizler, kamu görevlilerimizin bu tür yanlış yönlendirmelere itibar etmeyeceğini biliyoruz. Ancak sendikacılığı kamu görevlilerinin haklarının korunup geliştirilmesi mücadelesinden çıkarıp, yalan beyanlarla kandırmacaya döndürenlerin, hak aramak gibi kutsal bir mücadeleye haramı bulaştıranların düştüğü acziyete üzülüyoruz.

 

Sendikacılıkta verecek mücadelesi kalmayan, söyleyecek sözü olmayanların yanlış yönlendirmelerle sendikacılığın seviyesini düşürme gayretlerine kamu görevlilerimiz mutlak surette tepki verecektir.

 

Türkiye Kamu-Sen, hiçbir zaman hangi konuda olursa olsun kamu görevlilerini aldatma yolunu seçmedi. Bundan sonra da seçmeyecek.

 

Memurlarımız neyin doğru neyin yanlış olduğunu çok iyi biliyorlar.

 

Söz konusu sendikalar, “büyük” olmakla “çoğunluk” olmak arasındaki farkı kavrayamadıkları için, “hedefe giderken her yol mübahtır” anlayışında her türlü kirli oyunların içinde oldukları için; değerlerine sahip çıkan, daima doğrunun yanında haksızın karşısında olan siz kamu görevlilerini ve Türkiye Kamu-Sen’i bir türlü anlamıyorlar, anlayamıyorlar.

 

Bir fazla üye sahibi olabilmek için haysiyet ve şereflerini ayaklar altına alarak yalan söylemeyi göze alan sendikalar, aslında sendikacılık yapmayı deneseler, bizler tarafından da siz kamu görevlileri tarafından da daha fazla takdir edileceklerini görmüyorlar; göremiyorlar.

 

Ama onlar da haklı: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”