YÜKSEK İDARİ KURUL 2009 YILI İLK TOPLANTISINI YAPTI.
Türkiye kamu-Sen'i adına Genel Toplu Görüşme Sekreteri Necati Alsancak, Türk Eğitim-Sen Genel Mali Sekreteri Seyit Ali Kaplan, Türk Enerji-Sen Genel Sekreteri Ahmet Özcan, Türk Büro-Sen Genel Sekreteri Bayram Öztürk, Türkiye Kamu-Sen Ar-Ge uzmanı Ercan Han'ın katıldığı toplantıya, kamu işveren kurulunda temsil edilen kurumların yetkilileri ile  yetkili kamu görevlileri sendikalarının temsilcileri katıldı.
Türkiye Kamu-Sen adına Genel Toplu görüşme Sekreteri Necati Alsancak yaptığı konuşmada
Ekonomik krizin, vatandaşlarımız üzerindeki  olumsuz etkilerini en aza indirmeyi amaçlayan 'Harcama Çeki' önerisini toplu görüşme sürecinde de talep edeceğini belirtti.
Alsancak, 2008 yılında  yürürlüğe giren ek ödeme kararnamesinin yarattığı adaletsizliklerin bu güne kadar giderilmediğini belirterek ek ödeme kararnamesinin yayınladığı günden beri yaptıkları girişimleri de hatırlatarak bir an önce çözümü konusunda somut adımlar atılması gerektiğini söyledi.
 Mutabakat metni hükümlerinin hayata geçirilmeyen maddelerinin vakit kaybedilmeden hayata geçirilmesini beklediklerini söyleyen Alsancak, Kamu görevlilerine toplu sözleşmeli grevli sendikal haklar tanınması çağrısında bulundu.
Alsancak ayrıca Türkiye Kamu-Sen üyelerine yapılan baskıların çalışma barışını bozduğunu belirtilerek kamu görevlileri arasında ayrım sayılabilecek uygulamalardan vazgeçilmesi ve çalışma barışının sağlanmasını istedi.
Türkiye Kamu-Sen Genel Toplu görüşme Sekreteri Necati Alsancak konuşmasının ardından toplu görüşmelere esas olacak Türkiye Kamu-Sen'in gündem talebi Başbakanlık Müsteşarına sunuldu.
Ek ödemelerle ilgili yaşanan sıkıntıların giderilmesi için çalışma yapıldığını belirten Maliye Bakanlığı Müsteşar Vekili Naci Ağbal, Ek Ödemelerdeki eksikliklerle ilgili YPK Kararının imzalarının tamamlanmak üzere olduğunu, imzalar tamamlanınca yayınlanacağını söyledi.

Türkiye Kamu-Sen Genel Toplu görüşme Sekreteri Necati Alsancak'ın konuşma metninin tamamı:
Değerli katılımcılar;
Tüm Kamu çalışanlarını yakından ilgilendiren ve bu yıl sekizincisi gerçekleştirilecek olan toplu sözleşme süreci 15 Ağustos 2009 günü başlayacaktır.
Türkiye'nin ekonomik gereklerinin ve memurumuzun içinde bulunduğu durumun farkında olan Konfederasyonumuz, bu bilinç içinde toplu sözleşme hazırlıklarını tamamlamış ve 8. dönem toplu görüşme gündem talebini sunmuştur.
Öncelikli olarak belirtmek isterim ki; Türkiye Kamu-Sen, sergilediği sorumlu sendikacılık anlayışı gereği, yalnızca ücret sendikacılığı yapmamaktadır.
Kamu görevlileri olarak, ülkemizin içinde bulunduğu, ülkemiz insanının ve vatanımızın geleceğini yakından ilgilendiren gelişmelere karşı duyarsız kalmamız düşünülemez.
Bu noktada gerginliklerin ve kısır çekişmelerin bir an önce son bulması gerektiğine inanıyoruz.
Bu konuda üzerimize düşen her türlü görevi, Türkiye Kamu-Sen olarak üstlenmeye hazır olduğumuzu bildiriyor, yetkilileri de en az bizler kadar sorumlu davranmaya davet ediyoruz.
Değerli katılımcılar
2006 yılından beri ülkemizde ve dünya ekonomisinde görülen gelişmelerin endişe verici olduğunu, göstergelerin bir krizi işaret ettiğini beyan ettik.
Gelinen noktada bir çok ülke ile birlikte Türkiye de derin bir krizin içine girmiştir.
Özellikle işsizlik rakamlarının tarihin en yüksek seviyesine çıkması, kapanan şirketler ile üretim ve ihracatta yaşanan azalma düşünüldüğünde ekonomik krizin, vatandaşlarımızı etkilemediğini iddia etmek iyimserlik olur.
Dünyada yaşanan ekonomik krizden farklı olarak ülkemizde kriz, reel sektörde kendisini hissettirmekte, bu da istihdam üzerinde olumsuz bir etki yaratmaktadır.
Ülkemizde ekonomik krize karşı alınan tedbirler,  krizden etkilenen kesimlerin bütününe yönelik olmaktan uzaktır.
Alınan tedbirlerin büyük çoğunluğu üretici kesime yöneliktir.
Dolayısı ile eksiktir.
Defalarca dile getirdik, yine söylüyoruz: ne kadar kaynak aktarılırsa aktarılsın, yalnızca bir kesimi desteklemek, yeterli değildir.
Tüketicileri desteklemeden, alım gücünü artırmadan krizi aşmak mümkün değildir.
Bu nedenle parası olmayan tüketici kesime mutlak surette destek verilmesi gerekmektedir.
Krize çare elbette vardır.
Bu krizden ülkemiz öyle ya da böyle çıkacaktır.
Ama kriz sonrası dönemde nasıl bir ekonomik yapının kurulacağı, en az ekonomik krizden çıkmak kadar önemlidir.
Harcama Çeki Projesi, Türkiye Kamu-Sen'in ülkemizde yaşanan ekonomik krize, durgunluğa ve işsizliğe çözüm olması, sosyal adaletin sağlanması amacıyla yetkililere sunduğu bir öneridir.
Bu önerimizi toplu görüşme sürecinde de gündeme getireceğiz.
Değerli katılımcılar;
Son 7 yıldır memurumuzun da fedakarlığıyla, kesintisiz büyüyen bir ekonomiye ulaşılmış,  yetkililerin iddialarına göre kişi başına düşen milli gelir 10 bin doları aşmıştır.
Ancak vatandaşlarımızın geneli düşünüldüğünde gelirin adil paylaşıldığını söylemek mümkün değildir.
Gelirin adil paylaşılması için en önemli argüman istihdam ve ücret artışlarıdır.
Bugüne kadar yapılan uygulamalar, özellikle maaş artışları konusunda var olan adaletsizlikleri çözmekten çok körükleyici nitelikte olmuştur.
Son yıllarda adi suçlarda görülen artışın temelinde ekonomik sorunların yattığı gerçeğinden yola çıkılarak, bir an önce yalnız memurların değil, emekliler, işsizler, dul ve yetimler gibi toplumun tüm kesimlerinin ekonomik durumları ve maaşları yeniden düzenlenmelidir.
Bu arada eşit işe eşit ücret ilkesinin hayata geçirilmesi için söz verilen çalışmalar yarım kalmış, yapılan tek taraflı düzenleme kurumlardaki müdürler arasındaki hiyerarşik dengeyi sağlayamamıştır.
Bütün bu gerçekler ışığında, bu yıl sekizinci defa oturacağımız toplu pazarlık masasında, hükümetin sunacağı hiçbir bahanenin konfederasyonumuz nezdinde kabul edilmeyeceğini şimdiden bildiriyoruz.
Değerli katılımcılar;
Türkiye Kamu-Sen olarak 8 yıldır, her toplu görüşmeye katıldık, kamu görevlilerinin sorunlarının çözülmesi, üzerindeki yüklerin hafifletilmesi için sonuç almak adına, görüşmelerin son anına kadar da masada kaldık.
Kimi zaman yetkililerle anlaşarak mutabakat metni imzaladık.
Kimi zaman anlaşamadığımız için Uzlaştırma Kurulu'na başvurduk.
Yaptığımız her eylemde bugün 400 bine dayanmış olan üyelerimizden güç aldık.
Ancak ülkemizin içinde bulunduğu kritik süreci de göz önünde bulundurarak son derece hassas, sorumlu ve dikkatli davranarak, gerilimlere yol açmamaya çalıştık.
Ne yazık ki, 8 yıldır gösterdiğimiz iyi niyet, uyum ve uzlaşma arzusu bazı kesimlerce acziyetimiz olarak algılanmış olacak ki, artık verilen sözlerin tutulmadığı, imza altına alınan metinlerin esamesinin  okunmadığı bir sürece girilmiştir.
İmza, sahibinin taahhüdü, o konu hakkında verdiği sözdür.
Verilen sözün ise ne anlam taşıdığını hatırlatmak isteriz.
Ama bugün, mutabakat metninin altında imzası olan sizler, buraya gelirken, acaba 3 ay içinde hayata geçirilmesi gereken mutabakat metni ile ilgili olarak neler yapıldı diye bir çalışma yaptınız mı?
Hiç sanmıyoruz.
Oysa, Yüksek İdari Kurul'un toplanma amacı, 4688 sayılı kanunun 21. maddesine göre "kamu görevlilerinin hak, ödev ve çalışma koşullarının düzenlenmesi ve kanunların  kamu görevlilerine eşit uygulanmasına yönelik kararların alınması için yapılacak toplu görüşmelere esas olmak üzere, Kamu İşveren Kurulu'na görüş bildirmek ve toplu görüşmelerde belirlenen mutabakat metinlerinin uygulanmasını izlemek" olarak belirlenmiştir.
Toplantı sonucunda, mutabakat metni hükümlerinin ay sonuna kadar hayata geçirilmesi için bir talep metni düzenlenebilecek midir?
Hiç sanmıyoruz.
Artık verilen sözlerin, imzaların havada uçuştuğu ama hiçbir anlam ve öneminin kalmadığı bir güvensizlik ve gerilim ortamının içine girilmiştir.
Bu durumdan sorumlu olmayan tek kurum ise Türkiye Kamu-Sen'dir.
Mutabakat metninin hayata geçirilmesi için mücadele eden başka hiçbir sendika yoktur.
Mutabakat metnine imza atan her kesimi sorumluluğunu yerine getirmeye davet ediyoruz.
Tekrar ediyoruz ki, suskunluğumuz, acziyetimizden değil, sorumluluğumuzun bilincinde oluşumuzdandır.
Bu nedenle artık kamu görevlilerine toplu sözleşme ve grev hakkının tanındığı, bunlarla ilgili gerekli düzenlemeler yapılıncaya kadar da Uzlaştırma Kurulu kararlarının mutabakat metni hükmü olarak kabul edildiği bir yapıya geçmenin zamanı gelmiştir.
Ülkemizin imza altına aldığı sözleşmeler, açıklanan raporlar memurlara toplu sözleşme ve grev hakkının tanınması için yasal düzenlemelerin bir an önce yapılmasını zorunlu kılmaktadır.
Eğer, bırakın verilen sözleri, imza altına alınarak metne dökülen kararlar dahi uygulanmayacaksa açıkça söyleyin toplu görüşme yerine başka bir mekanizma kurulsun.
Eğer  bu kurul da görevlerini yerine getirmeyecekse, ne siz buraya kadar zahmet edin ne de bizi buraya kadar yorun.
Değerli katılımcılar;
Bundan önce yapılan yedi toplu görüşmede yetkililerin toplu görüşmelerin ciddiyetine gölge düşürme çabaları nedeniyle, arzu edilen sonuç sağlanamamış, kamu görevlilerinin sorunları tam anlamıyla çözülememiştir.
Mutabakatsızlık üzerine başvurduğumuz Uzlaştırma Kurulu da hükümetin katı ve tek taraflı tutumu nedeniyle etkinliğini yitirmektedir.
Daha önce yapılan 7 toplu görüşmenin 5'inde taraflar Uzlaştırma Kurulu'nun görüşüne başvurmuşlardır.
Ancak kamu işveren tarafı ve hükümet, kurulun hiçbir kararını kabul etmemiştir.
Eğer aldığı kararlara uyulmayacaksa o zaman bu kurula ne gerek vardır.
Hükümet memurları dinlemeyecekse, memur temsilcilerini ciddiye almayacaksa; hukukçularımızdan ve öğretim üyelerimizden oluşan kurulun değerli görüşlerini dikkate almayacaksa ve her kararı kendisi verecekse; ne bürokratları, ne hukukçularımızı, ne memurları, ne öğretim üyelerimizi ne de kamuoyunu boş yere meşgul etmesin, enerjilerini boş yere harcatmasın.
Sırça köşklerde otursun ve memurlarımızın ekmeğiyle, emeğiyle, geleceğiyle ilgili istediği kararı tek başına versin.
Değerli katılımcılar;
4688 sayılı Kanunun 28. maddesi, kamu görevlilerinin her türlü sosyal ve özlük haklarının toplu görüşme sonucunda kararlaştırılması gerektiği belirtilmektedir.
Bugüne kadar konfederasyonumuzun bütün iyi niyetli çabalarına karşı yetkililerin sergilediği kayıtsız tutum, toplu görüşme sürecini gergin ve kısır bir ortama doğru sürüklemektedir.
Üyelerimize yapılan baskılar ve yıldırma girişimleri de bardağı taşıran son damla olmuştur.
Kamu görevlileri arasından yandaş memur oluşturularak kamu hizmetlerinin bu yandaş kadro ile gördürülmesinden vazgeçilmesi ve sendikalarımıza üye memurlara yapılan baskıların bir an önce kaldırılması gerekmektedir.
Yetkililer gerginlikleri giderici, gerçekçi, uzlaşmacı ve iyi niyetli yaklaşımımıza aynı sağduyu ile karşılık vermediği taktirde, Türkiye Kamu-Sen de politikalarını bir kez daha gözden geçirecektir.
Toplumsal gerginliklerin sebebi, ekonomik yükün ve gelirin paylaşımında adaletin sağlanamamasıdır.
Siyasi iktidarın en önemli görevi ise bu adaleti sağlamaktır.
Çözümsüzlüğün ve gerginliğin müsebbibi asla konfederasyonumuz değildir.
Bu durumun sebebi sözünde durmayan, imzasına sahip çıkmayan, kamu görevlilerinin sorunlarını görmezden gelen yetkililerdir.
Bu nedenle siyasi iktidarı, ülkenin gerçekleri, toplumun ihtiyaçları ve beklentileri doğrultusunda adil olmaya davet ediyoruz.
Detaylı gündem talebimizi sayın müsteşara ilettik. Toplu görüşmelerin tüm kamu görevlileri başta olmak üzere devletimize ve milletimize hayırlı olmasını dileyerek 2009 yılı toplu görüşme gündem talebimizi ana başlıklarıyla tarafınıza sunuyorum:
1- SENDİKAL VE DEMOKRATİK HAKLAR
a) Grev, Toplu Sözleşme ve Siyaset Hakkı
b) Uzlaştırma Kurulu Kararları
c) KİK Toplantılarına İşlerlik Kazandırılması
d) Kamuda Çalışan Kadınların Haklarının İyileştirilmesi
2- MUTABAKAT METNİ HÜKÜMLERİNİN HAYATA GEÇİRİLMESİ
3- MALİ VE SOSYAL HAKLAR
a)"Hedeflenen Enflasyon" Yerine "Gerçekleşen Enflasyon"un Esas Alınması ve Refah Payı Ödenmesi
b) Kısa Vadede Kamu Çalışanlarının Açlık Sınırındaki Ücretlerini Yoksulluk Sınırı Seviyelerine Getirme
c) Orta Vadede Kamu Görevlilerinin Ücretlerini Yoksulluk Sınırının Üzerine Getirme
d) Uzun Vadede Kamu Görevlilerini Refah Ücretine Kavuşturma
e) 4688 Sayılı Kanunun 28. Madde Kapsamında Yer Alan Hususlar
f) Döner Sermaye
g) Fazla Çalışma Ücretleri
h) Belediyelerde Çalışanların Maaşlarının Vaktinde Ödenmesi
ı) Eşit İşe Eşit Ücret İlkesinin Hayata Geçirilerek Kurumlararası Ücret Adaletinin Sağlanması
i) 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce çalışmaya başlayan kamu görevlilerinin prime esas kazançlarının değiştirilerek, ek ödeme, döner sermaye gibi ödemelerin de prime esas kazanca dahil edilmesi
4- ÇALIŞMA ŞARTLARININ İYİLEŞTİRİLMESİ
5- 657 SAYILI KANUNUN 4/B VE 4/C MADDESİ, 4924 SAYILI KANUN VE 399 SAYILI KHK UYARINCA ÇALIŞTIRILAN  PERSONEL
6- HİZMET KOLLARININ SORUNLARI
7- ÖZELLEŞTİRME
Hepinize saygılar sunuyorum.