YETİŞTİRME YURDUNDA YETİŞMİŞ EĞİTİMCİNİN EBS’YE TEPKİSİ

Eğitim-Bir-Sen Gaziantep Şubesi’nin, eğitimin sorunları ve çözüm önerileriyle ilgili bastırmış olduğu “Gaziantep'in Eğitim Öğretimde Geri Kalışının Genel Nedenleri Ve Çözüm Önerileri” isimli kitapçıkta eğitim ve öğretimin geri kalmasındaki en büyük neden olarak yetiştirme yurdundan mezun olan genç arkadaşlarımız gösterilmiş, onlara ağır ithamlarla yüklenilmiş, kendileri bu bahiste adeta tek suçlu ilân edilmiştir.

Eğitim-Bir-Sen Gaziantep Şube Başkanının www.gaziantep.net internet sitesine vermiş olduğu demeci, bire bir aktarıyorum:

“Hizmetli eksikliği had safhada bulunmaktadır. Mevcut hizmetlilerin büyük çoğunluğunu, yetiştirme yurdunda yetişen gençler oluşturmaktadır. Birçok davranış, düşünce ve ahlak sorunu bulunan yetiştirme yurdundan çıkma genç hizmetliler, okuldaki eğitim ve öğretim sürecine büyük zararlar vermektedir:

-Genelde amirlerine karşı gelmekte,
 -Verilen görevi yapmamakta,
 -İşini aksatmakta,
 -Öğrencilerle duygusal ilişki içine girmekte,
 -Zararlı madde kullanmada öğrencilere örnek olmakta ve yardım etmekte,
 -Okuldaki çeteleşmelere ön ayak olmakta, katılım sağlamakta,
 -Öğrencilere kötü örnek olmaktadırlar.”

Çözüm önerisi olarak sunulan yöntem ise şu: “Yetiştirme yurdunda yetişen gençler, hizmetli olarak eğitim kurumlarının dışında istihdam edilmelidir.”

Bir eğitimcinin, her şeyden önce bir eğitim sendikası yöneticisinin bir kitleyi tamamen zan altında bırakan bu ağır sözleri, yetiştirme yurdundan mezun olan bir kişi olarak beni ve diğer kardeşlerimizi ağır bir şekilde yaralamıştır. Yetiştirme yurdu mezunu hizmetli arkadaşlarımız için “Eğitimin dışında istihdam edilmelidir” diyebilen Başkan, yetiştirme yurdundan yetişen öğretmen, doktor, avukat, hâkim, savcı, asker vb. kamu görevlisi kardeşlerimizi acaba nerede istihdam etmeyi düşünüyor?

Hepimiz yeri gelince memleketimizin yüzde 99’unun Müslüman olduğunu söyleriz. Peki, bizi yaratan Yüce Allah’ın  “Rabbin dilediğini yaratır ve seçer. Onların ise seçim hakkı yoktur. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır ve yücedir.” (Kasas 68) ayetinden haberdar mıyız?

Mesnetsiz, ağır ifadeler kullanarak onurumuzu, gurumuzu ayaklar altına alan bu sözlerin sahibinin Yüce Allah’ın bu ayetinden habersiz olduğu aşikârdır. Haberi olsaydı eğer, bizlerin annesiz, babasız, öksüz ve yetim kalmamızda en ufak bir tesirimizin olamayacağının da idrakinde olurdu. Soruyorum sizlere, kim ister daha dünyaya gözünü açmadan anne sıcaklığından, baba şefkatinden mahrum bir hayatı? Ömrünce kutsal bu iki sevginin yokluğunda, yetiştirme yurtlarında başkalarının annesine anne, babasına baba demeyi kim ister?

Bizler yetiştirme yurdundan mezun gençler olarak; Allah’a hamdolsun görevimize son derece bağlıyız.  Aldığımız ücretin hakkını alın terimizle ödüyoruz. Ne kimsenin namusunda gözümüz, ne de kimsenin kesesinde elimiz vardır. Bizlerin alnı açıktır, veremeyeceğimiz hesabımız da yoktur.

Eğitimin temel sorunu olarak bizi, yetiştirme yurdundan mezun olan kardeşlerimizi gösteren ve çözüm önerisi olarak “Yetiştirme yurdunda yetişen gençler, hizmetli olarak eğitim kurumlarının dışında istihdam edilmelidir” diyen sözde sendika başkanını esefle kınıyorum.

Öğretmenlerimize, doktorlarımıza, ebe ve hemşirelerimize, bu vatan için canlarını seve seve feda eden bütün kamu çalışanlarımıza kahpece, acımadan kurşun sıkan canilerin bağışlanması, topluma entegre edilmesi için çadır mahkemeleri kuran, eli kanlı teröristle siyasi pazarlık yapan zihniyetin bu memleketin öz be öz evlâdı -üstelik devletin himayesinde büyümüş- bu gençlere reva gördüğü vaziyete bakın hele!

Bizlere merhamet ve hoşgörüyü çok gören Başkana, Müslüman bir Türk genci olarak Cenab-ı Allah’ın  Bakara Sûresi’nin 220. ayet-i kerimesini hatırlatarak cevap vermek istiyorum:

“Dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz diye böyle yapıyor. Bir de sana yetimleri soruyorlar. De ki: ‘Onların durumlarını düzeltmek hayırlıdır. Eğer onlara karışıp (birlikte yaşar)sanız (sakıncası yok). (Onlar da) sizin kardeşlerinizdir. Allah bozguncuyu yapıcı olandan ayırır. Allah dileseydi sizi zora sokardı. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.’

Bu acı vesile ile bizlerin yetişmesinde hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan yetiştirme yurdu öğretmen ve çalışanlarına, en içten dileklerimizle teşekkür ederiz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yetiştirmiş olduğu Türk gençleri olarak her zaman devletimize lâyık olduk, olmaya da devam edeceğiz.

Saygılarımla…                                                                                       

                       

                                                                                   

Ahmet DEMİR

Türk Eğitim-Sen Amasya Şubesi

Şube Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri

(Yetiştirme Yurdu Çocuklarından)