TBMM’DE “ÖĞRETMENE GAZİ VE ŞEHİT UNVANI VERİLSİN” TEKLİFİ
Hatırlanacağı üzere 2006 yılında yapılan Toplu Görüşmelerde Türk Eğitim-Sen ve Türkiye Kamu-Sen tarafından bu hususta hükümete teklif götürülmüş fakat Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin tarafından kabul görmemişti. Nitekim bu konu o zaman haber olarak gündeme gelmişti.
(http://www.turkegitimsen.org.tr/modules.php?name=News&file=article&sid=364)

MHP´li üç milletvekili, terör eylemlerinde yaralanan, sakatlanan ve yaşamını yitiren öğretmenlerin Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun gazi ve şehitlerle ilgili hükümlerinin uygulanmasını öngören yasa teklifini 09.01.2009 tarihinde TBMM Başkanlığı´na sundu. Bursa Milletvekilleri İsmet Büyükataman, Hamit Homriş ve Necati Özensoy’un imzaları ile TBMM Başkanlığı’na sunulan teklifte, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’na sözkonusu düzenlemeyi getiren aşağıdaki ek maddenin getirilmesi öngörülüyor:
“EK MADDE 2- Öğretmenlerden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa etmelerinden dolayı ve görevleri sırasında izinli olarak görev bölgesinden ayrılırken terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, sakatlanan, ölen veya öldürülenler hakkında 14/7/1965 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun gazi ve şehitlerle ilgili hükümleri uygulanır.”
Söz konusu teklifin kabul edilmesi halinde terörist saldırı sonu yaralanan öğretmenlere gazi, ölen öğretmenlere ise şehit unvanı verilerek gazi ya da şehit aylığı bağlanacak.
TBMM Başkanlığı’na sunulan kanun teklifinin gerekçesinde, öğretmenlerin Türkiye’nin her köşesinde büyük bir fedakarlıkla görev yapan öğretmenlerin özellikle Doğu ve Güneydoğu Bölgelerinde görevleri başında teröristlerce öldürüldüğüne işaret edildi. Öğretmenlerin sadece okullarda eğitim vermediğini, devletin oralardaki temsilcisi olduğuna işaret edilen gerekçede, “Maddi karşılığı ölçülemeyecek kadar fedakârlıkla görevlerini sürdüren ve bu bölgelerdeki görevlerinden istifa etmeyip görevlerinde kalan öğretmenlerimize ne verebiliyoruz acaba? Öğretmenlerimiz devletlerinin kendilerine hak ettikleri değeri verdiğine inansın. Öğretmenlik; fedakârlık ve şevk ile yapılan bir meslektir. Öğretmenlerimizin geçimlerini iyi bir şekilde geçirmek için maddi talepleri mevcuttur. Fakat onların en büyük talebi toplum içerisinde hak ettikleri yeri eskiden olduğu gibi geri kazanabilmektir” denildi.