60 YTL’LİK ÖĞRETMENEVİ AİDATI
Sendikaların böyle bir konuda tepki koymaları son derece normaldir ve gereklidir. Ancak, şuanda böyle bir konuda açılacak davanın bir hükmü yoktur. Öğretmen evleri ve Akşam Sanat Okulları, Öğretmen Lokalleri ve Sosyal Tesisler Yönetmeliğinin  19. Maddesi,  “Üye aidatı ve kart ücreti Bakanlıkça belirlenir. Üye olmak isteyenler görev yaptıkları mahalde bulunan öğretmen evi/öğretmen evi ve akşam sanat okulu veya öğretmen lokaline üye aidatı ve kart ücretini ödemek suretiyle üye kartlarını alırlar. Şehit olan Bakanlık mensuplarının eş, çocuk, anne ve babalarından üye aidatı alınmaz. Aidat ödemeleri kurum tarafından doğrudan tahsil edilebileceği gibi kurumun banka hesabına da yatırılabilir. Aidatların banka hesabına yatırılmasını kurum müdürü takip eder. Bunun için gereken tedbirleri alır, defter ve kayıtların ilgili personel tarafından tutulmasını sağlar. “ hükmünü getirmektedir.
 
Görüldüğü üzere üye aidatı ve kart ücretini belirleme yetkisi Milli Eğitim Bakanlığına aittir. Yani MEB, bu yönetmelik gereği istediği oranda aidatı artırma yetkisine sahiptir. Peki, bu sendikalar bu yönetmelik yayınlandığında neredeydi, dava açtılar mı, diye sormak gerekmez mi? Elbette, böyle bir konuda bu soruyu sormaktan daha tabii bir şey olamaz.
 
Biz, Türk Eğitim Sen olarak bu yönetmeliğe, kanuni süresi içerisinde aşağıdaki davayı açtık. Görülen dava sonucunda  Yönetmeliğin 22 Maddesinin kısmen yürürlüğü durduruldu ve iptal edildi. Diğer maddeler yönünden ise dava KONUSUZ KALMIŞTIR.  Karar aşağıdaki gibidir.





Diğer sendikaların bu konuda dava açıp açmadıklarını bilmiyoruz. Açtılarsa dava dilekçelerini yayınlayıp kamuoyunu bilgilendirsinler, biz de teşekkür edelim. Yok, böyle önemli bir konuda dava açmadılarsa şu anda çıkıp feveran etmenin bir anlamı yoktur. Karardada da görüleceği gibi: Danıştay 2. Dairesi,



demektedir. Yani, isteğe bağlı üyelik söz konusu olduğundan, daha önce Danıştay Beşinci Dairesinin söz konusu kararına bir aykırılık bulunmadığına hükmedilmiştir. Dolaysıyla burada yapılması gereken konuyu yargıya taşımak değil, üye olmamaktır. Eğitim çalışanlarının bu konuda ortaya koyacağı tavır, Milli Eğitim Bakanlığını yeni düzenlemeler yapmaya yöneltecektir.



İŞTE DAVA DİLEKÇEMİZ
 
 
Tarih:27.12.2005
EsasNo:2005/3716
Karar No:
Danıştay 2. Dairesi
Türk Eğitim-Sen Öğretmen evleri ve Akşam Sanat Okulları, Öğretmen Lokalleri ve
Sosyal Tesisler Yönetmeliğinin İptali İçin Danıştaya İptal Davası Açtı.
 
 
Dava Dilekçesi Aşağıdaki gibidir.


DANIŞTAY BAŞKANLIĞI'NA
 

Yürütmeyi Durdurma Taleplidir
 

Davacı : TÜRK EĞİTİM SEN
(Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası)
 
Vekili : Av. Nihat Kılıç
Necatibey Cad 27/12 Kızılay/Ankara 231 35 20/21
 
Davalı : Milli Eğitim Bakanlığı Bakanlıklar/Ankara
 
Konu : Davalı idarenin Aralık Ayı Tebliğler Dergisinde yayınlanan "Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen evleri, Öğretmen Evi ve Akşam Sanat Okulları, Öğretmen Lokalleri ve Sosyal Tesisleri Yönetmeliği'nin 16.maddenin 1. parağrafı,18, 19, 20. maddenin d bendinin "üye aidatı" kısmı ve 22. Maddelerinin iptali, söz konusu bu maddeler yönünden derhal yürütmeyi durdurma kararı verilmesi talebidir.
 

OLAYLAR VE AÇIKLAMALAR
 
1- Davalı idarenin Aralık Ayı Tebliğler Dergisinde "Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen evleri, Öğretmen Evi ve Akşam Sanat Okulları, Öğretmen Lokalleri ve Sosyal Tesisleri Yönetmeliği" adı altında yeni bir yönetmelik yayınlanmıştır. Ek-1
 

2- Söz konusu bu yönetmeliğin 16.maddenin 1. parağrafı,18, 19,20.Maddenin d bendinin "üye aidatı"kısmı ve 22. Maddeleri hukuka aykırı olup iptali gerekmektedir. Çünkü bu konular daha önce yargı gündemine gelmiş ve Danıştay nihai kararını vermiştir. Buna rağmen MEB, hukuksuzlukta ısrar ederek aynı konuları tekrar yönetmelik içerisine almakta ve yargı kararlarını hiçe saymaktadır. Bu karara göre;Anayasanın 128. maddesinin 2. fıkrası memurların ve diğer kamu görevlilerinin hak ve yükümlülüklerinin kanunla düzenleneceği hükmünü taşımaktadır. Anayasanın, bu hükmü karşısında yukarda belirtilen kanun ve 179 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri hakkında kanun hükmünde kararnamede, gerekse 3797 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri hakkında kanunda, öğretmen evleri, lokaller ve eğitim merkezi sosyal tesisleri için öğretmenlerden aidat kesilmesi yolunda bir hüküm yoktur.

Bu durumda öğretmenler, diğer milli eğitim çalışanları ve bunların emeklilerinden aidat kesilmesi tamamiyle hukuksuzdur.
 

3- 20/08/1990 günlü ve 2319 sayılı Tebliğler Dergisinde yayınlanan eski yönetmeliğin 33.maddesi hakkında Danıştay 5. Dairesi iptal kararı vermiştir. Danıştay Karar örneği ile eski yönetmelik ektedir. Ek-2
 

4- Danıştay 5. Dairesinin kararında açıkça görüldüğü üzere üyelerden aidat kesilmeyeceği hükmü yer almaktadır.Eski yönetmelik uygulamasında Üyeye sunulacak hizmetlerde de aidat kestiren veya kestirmeyen şeklinde bir ayrım yapılmakta olan fiyat farkı uygulaması hukuka aykırıdır. Yönetmelik çıkmadan önce yapılan uygulamada aidat kestirmeyen üyelerden bandrol adı altında bir kesinti yapılarak, mahkemenin iptal ettiği aidat kesintileri bir başka ad altında yapılmaya devam edilmektedir. Öğretmen evindeki bir takım hizmetlerden indirimli olarak yararlanmak için, üye olmak yetmemekte, bandrol ücretini ödemiş olmak şart olarak aranmaktadır. Halbuki; üye olmak, bir kuruluşun imkanlarından faydalanmak için tek şarttır. Aksi takdirde, üye olmak bir anlam ifade etmemektedir. Yapılan bu uygulama hukuku işlevsiz hale getirmekle eşdeğerdir ve söz konusu mahkeme kararına da aykırıdır.
 

Danıştay'ın kararı içtihat niteliğindedir
 

1- Danıştay 5. Dairesinin 1992/27 esas, 1993/610 Karar sayılı ilamı ile Öğretmen evleri Lokaller, eğitim merkezleri, Sosyal tesisler Yönetmeliğinin 33. Maddesi iptal edilmiş, dolayısıyla öğretmenler arasında farklı fiyat uygulaması öngören uygulamanın yasal temeli kalmamıştır.
 

2- Danıştay'ın bu kararı içtihat niteliğinde olup, davalı idarece uygulanması  gerekirken uygulanmaması ve halen aynı hükümlerin yeni yönetmeliğe de taşınması ve farklı fiyat uygulamasının devam etmesi hukuka, hakkaniyete ve adalete aykırıdır ve idarenin bu gibi kararları yargı kararının gereğini yerine getirmeme niteliğindedir. Yargı kararının gereğini yerine getirmemek ayrıca beraberinde cezai sorumluluk getirir.
 

3- Şu hususu da sayın heyete özellikle arz etmek isteriz, kamu kurumları sosyal tesis ve misafirhanelerinde aidat alınarak işlevini devam ettiren başka bir kurum yoktur. Orduevleri, polis evleri, hakim evleri, tüm personele aynı ve eşit şekilde muamele yapılmakta, üye olan veya olmayan şeklinde bir ayrım yapılmamaktadır. Bir tek MEB'de böyle ayrım yapılması hukuka hakkaniyete ve adalete aykırıdır.
 

4- Yönetmeliğin 22. maddesinde yer alan temsil gideri MEB'e bağlı hiçbir kurumda yer almamasına rağmen bu yönetmelikte yer almaktadır. Böylesine bir ödeneğin konulması kurum idarecilerini toplum gözünde şaibeli bir duruma düşüreceği gibi, temsil giderlerinin harcama şekli ise suistimale açıktır. Bu temsil giderleri kime veya neye harcanacaktır? Şayet görevli olarak gelen üst düzey devlet memurlarına harcanacak ise, böyle bir harcamaya gerek yoktur. Çünkü, devlet memurları bir göreve gittiğinde harcırah almaktadırlar. Yönetmelik bu yönüyle, toplumda yeni tartışmaları başlatacak, olumsuz özellikler taşımaktadır. Görüldüğü üzere Danıştay'ın tüm iptal nedenleri bu yönetmeliğe yine aynen yansıtılmıştır. Tüm bu hususlar iptal nedenidir.
 

5- Bu gibi idari işlemlerde idareye takdir yetkisi tanınmış ise de, bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmayıp, anayasa, kanun, kamu yararı, amacı ve hizmet gereği ilkeleriyle sınırlı olduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Bu itibarla takdire dayalı idari işlemlerin yargısal denetiminde Anayasa, yasa, kamu yararı, amacı ve hizmet gereklerine aykırı olarak tesis edildiklerinin tespit edilmesi halinde bu işlemlerin idari yargı yerlerince iptal edilecekleri kuşkusuzdur.
 

6- Memur Sendikaları hakkında çıkarılan 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'nun "Sendika ve konfederasyonların yetki ve faaliyetleri" başlıklı 19. Madde f bendi, "Üyelerin idare ile ilgili doğacak ihtilaflarında, ortak hak ve menfaatlerinin izlenmesinde veya hukuki yardım gerekliliğinin ortaya çıkması durumunda üyelerini veya mirasçılarını, her düzeyde ve derecedeki yönetim ve yargı organları önünde temsil etmek veya ettirmek, dava açmak ve bu nedenle açılan davalarda taraf olmak" şeklindedir. Türkiye'nin tek eğitim gerçeği olan ve sadece öğretmenlerin sorunları ile ilgilenen, 200 bine yakın üyesi bulunan TÜRK EĞİTİM SEN, başta kendi üyeleri olmak üzere tüm öğretmenlerin haklarının ihlal olmaması ve mağduriyetlerini gidermek için nezdinizde görülmekte olan iş bu davayı açmıştır. Haklı davamızın kabulü hakkaniyet gereğidir.
 

İPTALİ İSTENEN MADDELER VE MADDE BAŞLIKLARI
 
Üye Olma Koşulları ve Üye Kartları
Madde 16- Bakanlık merkez ve taşra teşkilâtı kadrolarında görev yapan personel ile bunların emeklileri, Bakanlığa bağlı özel okul ve dershanelerde görev yapmakta olan öğretmenler ve buralardan emekli olanlar, Bakanlığımıza bağlı okullarda 10 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra yüksek öğretim kurumlarına geçen ve halen bu kurumlarda görev yapan veya görev yapmakta iken emekli olan öğretim elemanları, Bakanlığımıza bağlı resmî okullarda sözleşmeli olarak görev yapan öğretmenler ve öğretmen evlerinde çalışan sözleşmeli personel görev yaptıkları süre içerisinde, öğretmen evi/öğretmen evi ve akşam sanat okulu ile öğretmen lokallerine üye olabilirler.
 

Emekli Personelin Üyeliği
Madde 18- Bakanlık kadrolarında görev yapmakta iken emekli olanlardan üye olmak isteyen ve üye aidatı ödeyenlere; emekli üye kartı, eş ve çocuklarına üye yakını kartı verilmek suretiyle kurumlardaki hizmetlerden üye statüsünde
yararlanmaları sağlanır.
 

Üye Aidatı ve Kart Ücreti
Madde 19- Üye aidatı ve kart ücreti Bakanlıkça belirlenir. Üye olmak isteyenler görev yaptıkları mahalde bulunan öğretmen evi/öğretmen evi ve akşam sanat okulu veya öğretmen lokaline üye aidatı ve kart ücretini ödemek suretiyle üye kartlarını alırlar. Şehit olan Bakanlık mensuplarının eş, çocuk, anne ve babalarından üye aidatı alınmaz. Aidat ödemeleri kurum tarafından doğrudan tahsil edilebileceği gibi kurumun banka hesabına da yatırılabilir. Aidatların banka hesabına yatırılmasını kurum müdürü takip eder. Bunun için gereken tedbirleri alır, defter ve kayıtların ilgili personel tarafından tutulmasını sağlar.
 

Gelir ve Giderler ile Kurum Bütçesi
Madde 20-Kurum gelirleri aşağıdaki kaynaklardan oluşur.
d)Üye aidatı,........
 
Temsil Giderleri
Madde 22- Kurum yönetimince ikram edilecek yiyecek, içecek ve benzeri giderlerde kullanılmak üzere kurumun bir önceki yıla ait net kârının %1'i temsil gideri olarak ayrılır ve 12 aya bölünmek suretiyle kurum müdürünce kullanılır. Bu amaçla yapılan harcamalar belgelendirilir ve aylık giderler ay sonlarında kurum müdürü, muhasebeden sorumlu kurum müdür yardımcısı, muhasebe işlerini yürütmekle görevli memur tarafından tutanakla düzenlenir.
 

Sonuç : Yukarıda kısaca arz ve izah edilen ve sayın mahkemenizce resen görülecek nedenlerle Davalı idarenin Aralık Ayı Tebliğler Dergisinde yayınlanan "Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen evleri, Öğretmen Evi ve Akşam Sanat Okulları, Öğretmen Lokalleri ve Sosyal Tesisleri Yönetmeliği'nin 16.maddenin 1. parağrafı,18, 19, 20. maddenin d bendinin "üye aidatı" kısmı ve 22. Maddelerinin iptaline, söz konusu bu maddeler yönünden derhal yürütmeyi durdurma kararı verilmesine, yargılama vekalet ve sair tüm giderlerin davalı kurum üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
 

Davacı vekili
Av. Nihat Kılıç

Ekler:
 
1- İptali istenen yönetmelik
2- Danıştay kararı ve önceki yönetmelik