4/C’LİLERDEN MEKTUP ALDIK
4/C’li çalışanlar, tahsil derecesine göre 465 ila 600 YTL aralığında geçinmeye çalışıyorlar. Hem de 10 ay. 2 ay mecburi izin. Maaş zamları, denge tazminatları, sosyal ve özlük haklar, tayin, terfi durumları olmaksızın, yaşayıp hizmet üretmeye çalışıyorlar. Statüleri bile belli değil. Özelleştirilen fabrikalardan peyderpey emekliliklerine kadar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/C bendinde “Sözleşmeli Geçici Personel” olarak istihdam edildiler.

Biz Türk Eğitim Sen olarak bu arkadaşlarımıza sürekli sahip çıktık. Bundan sonra da hak arama mücadelesinde birlikte olacağız. Mücadelenin içinden gelen bu arkadaşlarımız kendi davalarına sahip çıktılar ve sürekli gelişmelerin takipçisi oldular. Şubelerimiz 4/C’li çalışanların haklarına kavuşmaları, mağduriyetlerinin giderilmesi için, bu çalışanların sendikalı olması gerektiğine inanarak üye çalışmalarına başladılar. Üyelikleri kabul edilmeyince konu, Türk Eğitim Sen Kocaeli şubemizce yargıya taşındı. Kocaeli İdare Mahkemesi, Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 02/05/2006 gün ve 15737 sayılı 4/C’lilerin sendikalara üye olamayacaklarına dair işlemini hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etti. Bu kararla 4/C’liler  sendikalara üye olma,örgütlenme hakkına sahip oldular. Bundan sonra kıdem tazminatlarından, toplu görüşme primine, tayin ve terfiden, denge tazminatına kadar birçok alanda hukuken hak arayabilecekler.

Bu sırada, Sendikamıza 4/C’lilerden hem teşekkür anlamında hem de sorunlarını anlatan mektup aldık. İskenderun 4/C çalışanlarından gelen mektubu hiç değişlik yapmadan aynen yayınlıyoruz.   


Biz Özelleştirme Mağduru 657 4/c liler
 
Öncelikle, özelleştirme mağduru 657 4/c’liler adına, bizler için yapmış olduğunuz hizmetlerden dolayı sizlere bütün arkadaşlarım adına teşekkür etmeyi bir borç bilirim.

            Bizler, çeşitli kamu kuruluşlarında işyerlerimiz özelleştirilinceye kadar işçi olarak çalışmakta idik. Ardından süregelen gerçek ve acı olaylar halen devam etmektedir.

            Özelleşen kurumdaki memur statüsünde olan arkadaşlarımız, hiçbir kayıpları olamadan başka bir kuruma nakil olmuşlardır. Fakat biz SSK’lı olarak çalıştığımız için, yani İŞÇİ olduğumuz için  “sizler artık işimize yaramıyorsunuz” diyerek bizleri dışarı attılar. Buna bir de kulp taktılar. ”Hiçbir kayıpları yok tazminatlarını verdik” dediler. Ama bu öyle bir düzensiz iş ki bizlerden önce çıkarılan işçi arkadaşlara başka bir uygulama yapılmış ve yapılan bu uygulamada, aynı memurlar gibi başka kurumlara işçi olarak hiçbir hakları kaybolmadan gönderilmişlerdir. Daha sonra bu uygulama iptal edildi ve bizler kapı dışına konduğumuzda sadece ve sadece tazminatlarımız verilerek ortada bırakıldık. Asıl acı olan da buradan sonra başlıyor. “Tazminatlarını verdik” diyenler, en az bekleyenimiz 2,5 yıl boşta kaldıktan sonra 657 4/c statüsüne geçti. Tabii şanslı olanlar. Bu arada birçok iş başvurusu yapmamıza rağmen yaşımız itibarı ile hiçbir yerde işe alınmadık. Tazminatlarını verdik diye böbürlenenler, arkadaşlarımız bu iki buçuk, üç yıl zarfında iş bulamadıkları için hep keseden yemek zorunda kalmışlar, hazıra dağ dayanmaz misali tazminatları eriyip bitmiş ve ekmek alacak paraları dahi kalmamıştır.

            Şimdi gelelim bu günkü durumumuza, bu gün itibarı ile 657 4/c statüsünde çalışan yaklaşık 21.800 kişi vardır. Bunlar başta Milli Eğitim Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı vb. olmak üzere çeşitli kuruluşlar arasında serpiştirilmiştir. Bizler yaşımız itibari ile emekliliğine beş ila sekiz yılı kalmış kişileriz. Hali ile çocuklarımız da ya lisede ya üniversiteye hazırlık ya da üniversitede okumaktadır. Bu vesile ile.

            Gelelim aldığımız ücretlere, öncelikle çalışma şartlarımız;10 ay çalışıp iki ay ücret almadan boşa çıkarılıyoruz. Dönüşümüzde ise biz işçiler önce çalışıp sonra maaş aldığımız için bir ay kaybı da oradan oluyor. Şimdi gelelim aldığımız maaşa;657 4/c statüsünde verilen maaş sadece 620 YTL. Bakın ne kadar çok. Hemen küçük bir hesap yapalım. Bunu on aya çarpıp, çıkanı on ikiye bölün bakalım. Aldığımız maaş ne kadar olacak. Ben hemen söyleyeyim 465 YTL. İşte bize reva görülen ücret. Yani çalıştığımız eski kurumumuzda birçoğumuz uzman işçi, ustabaşı, şef konumunda iken, bugün kimimiz hizmetli, kimimiz çaycı, kimimiz garson olarak çalışmaktayız. Biz bundan hiç gocunmadık. Çünkü devletimizi seviyoruz ver her işi seve seve yaparız.

            Biz 657 4/c çalışanlarının yıllık tazminat hakkı bile yoktur. Bunun yanında hastalanma hakkımız yoktur. Beraber çalıştığımız kadrolu arkadaşlarla aynı işi yaptığımız halde “Eşit işe, eşit ücret” diyen Başbakanımız bizleri görmezden gelmiş ve bizleri konu dışında bırakmıştır. Yani aynı işi yaptığımız halde kamuda kadrolu çalışanlardan üç kat aşağı ücret almaktayız ve hiçbir sosyal güvencemiz yoktur.

            Her yıl iki sözleşme imzalamak zorunda bırakılan biz 657 4/c Özelleştirme mağdurları, acaba bu seferki sözleşmede bir problem çıkarda sözleşmemiz imzalanmaz yine ortada kalır mıyız endişesi taşımaktan huzurlu bir ortam içerisinde çalışamamaktayız. Bu huzursuzluk ailelerimize yansımakta ve olumsuz olaylara neden olmaktadır. Bu nedenle de şimdiye kadar 12 arkadaşımız bunalım dolu bu yıllara dayanamayarak intihar etmiştir. Bununla beraber birçok ailede de maddi sorunlardan kaynaklanan nedenlerden dolayı boşanmalar olmuştur. 

            TBMM’de çalışan 657 4/c’liler 11 ay 29 gün ve ücretlerde iyileştirme,657 4/c çalışan öğretmenler 4/b ve her türlü sosyal ve mali artışlarla güvence, altına alındı. 657 4/c Diyanet çalışanları da aynı hakları aldı. Sadece ve sadece bizler yani Özelleştirme mağduru 657 4/c’liler kaldık. Bizler de farklı bir şey istemiyoruz. Artık bizlerin de görülmesini istiyoruz.

Saygılarımızı sunar bütün arkadaşlarım adına sendikalı olabilmemiz amacıyla açmış olduğunuz ve kazandığınız ve bizler adına yaptığınız her türlü mücadeleyi takdirle izliyoruz ve sonuna kadar sizleri destekliyoruz, her zaman yanınızda olduğumuzu bilmenizi istiyoruz.


657 4/C Çalışanı