TÜM İLLERDE KİTLESEL BASIN AÇIKLAMASI EYLEMİ

15 Ağustos 2007 tarihinde başlayan Toplu Görüşmeler anlaşmazlıkla sonuçlanmıştır. 2008 yılında kamu çalışanlarına yapılacak  zamlar ve verilecek sosyal haklarla ilgili olarak yapılan Toplu Görüşmelerden bir mutabakat metni çıkmaması, büyük bir beklenti içerisinde olan kamu çalışanlarını üzmüştür.


Son derece makul taleplerle gittiğimiz Toplu Görüşme masasında, hareket noktamız; kamu işçilerine yapılan zam oranı olmuştur. Kamu işçilerine 140 YTL zam veren Hükümet, memurlara 2008 yılı için,  sendikalı olan, en düşük devlet memuru maaşına, Temmuz 2008 itibariyle toplam  85 YT;  sendikalı olan, ortalama devlet memuru maaşına ise Temmuz 2008 itibariyle toplam 95 YTL zam teklif etmiştir. Kamu işveren Kurulu, Toplu Görüşmelerin son gününde Mehmet Ali ŞAHİN’in teklifi olan 15+15 taban aylığı artışını görmezden gelmiş, bu teklifi sadece 10 YTL olarak ortaya koymuştur.

Kamu İşveren Kurulu’nun bu tavrı, Hükümet adına ortaya bir teklif getiren ve Toplu Görüşmelerin Başkanlığını yapan Mehmet Ali ŞAHİN’i de yok saymak olduğu gibi, etik de değildir. Bugüne kadar  anlaşma sağlanamayan bir çok görüşme olmuş, ama Hükümet adına konuşan ve Toplu Görüşme Başkanı olan  kişinin sözü ilk defa yok sayılmıştır. Böyle bir anlayış devlet olmanın ciddiyetiyle de bağdaşmamaktadır.

Kamu İşveren Kurulu, Uzlaştırma Kurulu kararını da uygulanamaz olarak değerlendirmiştir. Bütçeye 1 Milyar 25 Milyon YTL ek yük getirdiği Maliye bürokratları tarafından açıklanan ve bu sebeple Hükümet ile memur sendikaları arasında anlaşmazlık doğmasına yol açan, Toplu Görüşmeleri sonuçsuz bırakan , sosyal gruplar arasında çifte standart ortaya koyan bu anlayışı kamu çalışanları adına şiddetle kınıyoruz. Bir takım kişi ve kuruluşların milyarlık vergi borçlarını bir kalemde silenlerin, 2 milyon 460 bin kamu çalışanına 1 milyar YTL’yi çok görmeleri asla kabul edilemez.

Biz, Türk Eğitim Sen olarak, kamu işçilerine verdiğiniz 140 YTL’yi, memurlara da vermenizi istiyoruz. Çalışanlar arasında bir çifte standart anlayışının  uygulanmasını kabullenmemiz mümkün değildir. Dolayısıyla, Sayın Başbakan ve Bakanlar Kurulu üyelerinin, memurun kamu işçileri kadar değer görmeyi beklediğini bilmesini istiyoruz.

Maliye Bakanlığı bir genelge yayınlayarak, çalışanların 5 Ekim’de maaşlarını alacaklarını ifade etti. Bu karar bir yönüyle sevindirici olmakla beraber, aldığı maaşla 30 gün bile geçinemeyen kamu çalışanlarına, 41 gün geçinme mecburiyetini getirmiş ve kamu çalışanlarının içinde bulunduğu ekonomik sıkıntının acı boyutlarını bir kere daha ortaya koymuştur. Bir dini bayrama bile sevinerek giremeyen kamu çalışanlarının bu durumu ciddiyetle değerlendirilmeli ve Hükümet dini bayramlarda avans olarak verdiği ücreti ikramiye şekline dönüştürmelidir.

Anayasa değişikliği, ülkemizin gündemine gelmiştir. Yapılacak değişiklikte, memurlara da GREV-TOPLU SÖZLEŞME VE SİYASET YAPMA HAKKI VERİLMELİDİR. Bu haklarımız tanınarak, Türkiye’nin uluslararası platformalarda imzalamış olduğu sözleşmelerin de gereği yapılmalı ve ülkemiz, bu anlamda verdiği sözleri tutmamış olmaktan kurtarılmalıdır. Bu doğrultuda, Sayın Başbakan’ın memura 2004 yılında vermiş olduğu;” DAHA NE İSTİYORSUNUZ SİZLERE GREV VE TOPLU SÖZLEŞME HAKKI VERİYORUZ” sözü de yerine getirilmiş olacaktır.

Ülkemizin yeni gerginlikler yaşamasını asla istemiyoruz, ancak Bakanlar Kurulu beklediğimiz oranın altında bir zam  açıklarsa, her türlü eylemi meşru göreceğimizin bilinmesini istiyoruz. Dolayısıyla, sayın Başbakan’ın memur maaşları konusunda ağırlığını koymasını istiyoruz. 

Saygılarımızla.