TEBEŞİR BIRAKMA EYLEMİ

      

Atatürk öğretmenlere verdiği değeri böyle dile getirmişti 1923 yılında. Aradan geçen süre zarfında ise Atamız’ın üzerine titrediği eğitim ordusunun adsız neferleri kan ağlıyor. İlmin, aklın, aydınlığın kilometre taşı olan, Atatürk’ün hedef gösterdiği çağdaş muassır medeniyetler seviyesine ulaşmada öncü kuvvet rolü üstlenen, cumhuriyetin bekçiliğini yapan öğretmenlerimiz ve diğer eğitim çalışanlarımız, Türkiye’de ne yazık ki hak ettikleri konuma ulaşamamıştır.
       Bir 24 Kasım daha geldi. Ulu Önder Atatürk’ün başöğretmenliği kabul ettiği gün olan 24 Kasım’ın, 24. yılında; malesef Türkiye’de değişen birşey yok. Öğretmenlerimiz ekonomik ve özlük haklar açısından refaha kavuşmuş değildir. Sendikamızın yaptığı araştırmaya göre; göreve yeni başlayan bir öğretmen Lüksemburg’ta yıllık 44 bin 712 dolar, İsviçre’de yıllık 37 bin 544 dolar, Avustralya’da yıllık 28 bin 642 dolar, Almanya’da yıllık 38 bin 216 dolar, Hollanda’da yıllık 30 bin 70 dolar kazanırken, Türkiye’de yıllık 6 bin 240 dolar kazanmaktadır. Öğretmenlerin yıllık çalışma saati ise, ücretlerin tam aksine Oecd ülkelerinden fazladır. Oecd ülkelerinde bir öğretmen ortalama 1.675 saat çalışırken, Türkiye’de 1.840 saat çalışmaktadır. Yine Oecd ülkelerinde 1000 öğrenci başına düşen öğretmen sayısına batığımızda; Lüksemburg’ta 101.6, Yunanistan’da 100, Norveç’te 90.4, Belçika’da 87.2, İtalya’da 93.6, İspanya’da 81.7 iken, Türkiye’de 38.4’tür.
        Ülkemizde öğretmenler ekonomik haklar ve çalışma koşulları açısından dünyadaki meslektaşlarından çok daha kötü koşullarda yaşarken, binlerce öğretmen de, gerek görevde yükselmeler, gerekse tayin ve nakiller konusunda Milli Eğitim Bakanlığı ile davalı durumdadır.
        Bunların dışında farklı bir noktaya daha temas etmek istiyorum. Her öğretmenler gününde olduğu gibi bu öğretmenler gününde de bildik görüntülere tanıklık edeceğiz. Başta ülkeyi yönetenler olmak üzere çeşitli kurum ve kuruluşlar süslü sözlerle, popülist yaklaşımlarla öğretmenler gününü kutlayacak. Hatta 24 Kasım yerine, 5 Ekim’i Öğretmenler Günü olarak benimseyenler; meydanlara çıkacak, öğretmen hakları savunucusu kesilecektir. Ülkemizde bir kısım çevrelerin ‘prosedür icabı’ olarak kutladığı öğretmenler günü yine yaralara merhem olmayacak, yine öğretmenlerin sessiz çığlıkları sahipsiz kalacaktır. 
           Öğretmenleri sadece 24 Kasımlarda hatırlayanlara inat sendikamız, çeşitli platformlarda yaptığımız uyarıların dikkate alınmaması nedeniyle bugün Türkiye genelinde alanlara çıktı. Tüm illerde İl Milli Eğitim Müdürlükleri önünde tebeşir bırakma eylemi yapan Türk Eğitim-Sen; hükümeti, Milli Eğitim Bakanlığı’nı göreve çağırıyor. 24 Kasım’ın ruhunu zedelememek, 24 Kasım’ın bayram havasında geçmesini sağlamak amacıyla tebeşir bırakma eylemini öğretmenler gününden bir gün önce yapan biz eğitimciler, artık üç maymunun oynanmasını değil, taleplerimizin dikkate alınmasını ve tabir yerindeyse ‘adam yerine konulmayı’ istiyoruz. Unutmayınız ki; ÖĞRETMENLE BİRLİKTE KAYBEDİLEN TOPLUMUN GELECEĞİDİR.
       
Bu duygu ve düşüncelerle başta öğretmenlerimiz olmak üzere tüm eğitim çalışanlarının ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜ kutluyoruz.
Saygılarımızla.