TÜRKİYE KAMU SEN GENEL BAŞKANI KAHVECİ’DEN YETKİLİ KONFEDERASYONA ÇAĞRI; GELİN TALEPLERİ ORTAKLAŞTIRALIM, MASAYA DAHA GÜÇLÜ OTURALIM

Ağustos ayında yapılacak olan 6. Dönem toplu sözleşme görüşmeleri çerçevesinde Genel Başkanımız Önder Kahveci, sendikalarımızın Genel Başkanları ve Genel Merkez Yöneticilerimizin katıldığı değerlendirme toplantısı Genel Merkezimizde gerçekleştirildi.

Aylardır devam eden çalışmaların gündeme taşındığı toplantıda, Ağustos ayında masaya getirilecek başlıklar ayrı ayrı değerlendirildi. 

TALİP GEYLAN: MASADA HAK MÜCADELEMİZİ SONUNA DEK SÜRDÜRECEĞİZ 

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Divan oluşturuldu.  Genel Sekreterimiz ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, “Toplantımız kamu görevlilerimiz ve milletimiz adına hayırlı olsun. Toplu sözleşme dönemi yaklaşırken siz değerli yöneticilerimizle görüş alış verişinde bulunacağız. Türkiye Kamu-Sen her dönemde olduğu gibi yine o masada kamu çalışanlarının hak ve menfaatleri için mücadelesini sürdürecektir. Bundan kimsenin kuşkusu olmamalıdır” dedi. 

KAHVECİ: TEŞKİLATIMIZA SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ SUNUYORUM

Covid-19 sürecinde Türkiye Kamu-Sen’in güçlü mücadelesini sürdürdüğünün altını çizen Genel Başkan Önder Kahveci, “İnandığımız davamızın, mücadelemizin peşinden koşacağız. Şayet biz bu yetkili konfederasyonun elinden yetkiyi almazsak kaybeden taraf yine Kamu görevlilerimiz olacak” dedi. Kahveci, “Değerli arkadaşlar Covid-19 gölgesinde geçirdiğimiz aşağı yukarı on beşinci ay. Geçen yıl yetki dönemi de sıkıntılı bir süreç içerisinden geçti, bu senede zorlu bir süreç yaşadık. Sadece ülkemizde değil bütün dünyada yaşanan küresel bir salgın var, bu salgın neticesinde hayatını kaybeden arkadaşlarımız oldu özellikle sağlık çalışanları ve kamu görevi yürütürken görevi başında hayatını kaybeden 420’nin üzerinde memur arkadaşımız da var. Onlara yüce Allah’tan rahmet diliyorum. Şifa bekleyenlere de Cenabı Allah acil şifalar versin bir an önce bu Covid-19 pandemisinden kurtulalım, eski güzel günlere, yüz yüze yaptığımız toplantılara, heyecanlı sendikal mücadelemize inşallah tekrar dönelim. 

Tabi ki bu zorlu süreçte Türkiye Kamu-Sen güçlü bir mücadele ortaya koydu. Sadece Covid-19 değil aslında bir başka virüs daha var sözde yetkili, yetkiyi gasp eden sendika bu virüsten daha beter. Sendikacılık adına ortaya sağlam bir duruş koyamayan ama yöneticiler ve bir takım siyasilerde çalışanın üzerine baskı kurarak sendikal örgütlerini yapmaya çalışan bir sendikal virüs daha var ama o virüse karşı Türkiye Kamu-Sen uzun yıllardır bir mücadele sürdürüyor. Çok şükür bu senede zor şartlara rağmen aldığımız sayılara göre üye sayımızı arttıracağız hatta üye artışı sağlayan tek konfederasyon olacak. Bu noktada böylesine zor şartlarda yetki mücadelesi veren Türkiye Kamu-Sen’in yürekli yöneticilerine, bir kez daha sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. 

Şartlar zor ama Türkiye Kamu-Sen’liler inandığı davası, inandığı mücadelenin peşinde koşarak üye sayısını arttıracak. En kısa zamanda yetkiyi alarak kamu çalışanlarını hak ettiği hayat standardına kavuşturacak, aksi halde bu konfederasyonla bir yere varmamız zor görünüyor. Yaşadığımız toplu sözleşme süreçlerine bir bakın, rakamlar ortada zaman zaman kamuoyuyla da sizlerle de paylaşıyoruz işte bir önceki toplu sözleşmede beşinci dönem toplu sözleşmede kurdukları tek cümle şu “Efendim biz imza atmadık” İmza atmadık diyerek sorumluluktan kurtulamazsınız. İnşallah önümüzdeki dönem itibariyle kamu çalışanlarımızın her geçen gün alım gücü düşen maaşlarına adam gibi düzgün bir iyileşme yapılarak altıncı dönem toplu sözleşme dönemini tamamlamış oluruz” dedi. 

KAHVECİ: 4688 SAYILI YASANIN REVİZE EDİLMESİ ŞARTTIR

4688 sayılı yasada değişiklik çağrısını yineleyen Genel Başkan Önder Kahveci, “4688 sayılı Sendika kanununda mutlak bir değişikliğe ihtiyaç var, bu kaçınılmaz. 3 buçuk milyon kamu görevlisi ve 2 milyon emeklinin gelecek yıl artışlarına bir kişi karar vermesin. Şu anki düzene göre iki kişi toplu sözleşmeyi imzaladığı anda masaya katılanların hiç birinin imzasına gerek kalmıyor. Temsil açısından 14 kişi var ama 2 kişi yetiyor. 14 kişi katılıyorsa çoğunlukla toplu sözleşme bağıtlanmalı. İkincisi hakem kurulunun yapısı değiştirilmeli. Zaten hakem heyetinin 6’sı hükümet tarafından atanıyor. Bu kuruldan ne bekleyebiliriz? Hakem heyeti üniversiteler arası kurulun belirleyeceği akademisyenler ve tarafların eşit temsili ilkesi çerçevesinde oluşturulmalıdır.  

Genel ve hizmet kolu toplu sözleşmeleri mutlak surette birbirinden ayrılmalı, farklı zaman ve zeminde gerçekleştirilmelidir.

Kamu görevlilerinin grev ve siyaset hakkı tanınmalıdır. Nitekim, iç hukukta bizim yaptığımız iş bırakma eylemleri için açılan davaların tamamı memurlarımız lehine sonuçlandı. Zaten uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan ve yargı kararı ile de onaylanan bu hakkın daha fazla sürüncemede bırakılmaması gerekiyor. Bunu artık yapılacak düzenlemeyle bir yola koymamız lazım. 

Yeni anayasa sürecine ilişkin önemli günler geçiriyoruz. Bizim bu konuda eskiden yaptığımız çalışmalarımız var. Ülkemizin yeni ve sivil bir anayasaya ihtiyacı vardır, bu konuda her türlü katkıyı vermeye hazırız. Anayasanın ilk dört maddesindeki hassasiyetlerimizi ise kesinlikle koruyoruz.  

KAHVECİ: MEMUR-SEN’E ÇAĞRIMIZ AÇIKTIR, ORTAK TALEPLERLE MASAYA GİDELİM

Genel Başkanımız Önder Kahveci toplantıda yaptığı konuşmada, 6. Dönem Toplu sözleşme görüşmelerine vurgu yaparak, masada yer alan konfederasyonların bir ve beraber hareket etmesinin ve taleplerin ortak bir metinle kamu işveren heyetine sunulmasının önemine vurgu yaparak, “Buradan yetkili konfederasyona sesleniyorum, talepleri ortak hale getirelim, memurların hakları için yapacağınız her türlü eylem ve etkinlikte destek olacağız.” dedi. Kahveci, “  Bildiğiniz üzere 6. Dönem Toplu sözleşmeye doğru yaklaşıyoruz. Türkiye Kamu-Sen’in geçmişten gelen ciddi toplu görüşme birikimi var. Bizler taleplerin ortaklaşmasının masada kamu çalışanları lehine nasıl bir katkı sağlayacağını çok yakından bilen bir konfederasyonuz. Sendikal kültürde olan bu durumu daha da geliştirmek lazım. İşçi sendikaları bunu yaptılar ve bugün görüşmelere başladılar Bakanlık ile. Bizde bunu yapabiliriz, tabandan güçlü bir destek ortaya çıkar, buradan Memur-Sen’e bir kez daha çağrı yapıyorum. Buyurun gelin taleplerimizi ortak hale getirelim. Masada kamu çalışanlarının gücünü artıralım. Buradan çağrı yapıyorum yetkili konfederasyona, “Memurların hakları için yapılacak her türlü eylem ve etkinliğe varız. Bizim meselemiz çalışanlar, mücadelemiz onlar için”  Biz bu çerçevede hazırlıklarımızı yapacağız, çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor. Yüksek İstişare Kurulu Toplantımızı da tamamlayıp devamında Temmuz ayında ortaklaştırabilirsek talepleri Bakanlığa veririz, yoksa kendi adımıza basın ve kamuoyu ile taleplerimizi paylaşacağız.  

Buradan şunu da ifade etmek isterim ki, bizim ekonomik taleplerimiz tamamen gerçekler üzerine belirlenmiş, ayakları yere basan talepler olacaktır. Bu noktada,

1-  Hedeflenen enflasyona dayalı maaş zammı politikasından vazgeçilmeli, gerçekleşen enflasyon ve zorunlu tüketim harcamalarını dikkate alan bir oransal artış benimsenmelidir.

2- Bu artışlara ilave olarak, kamu çalışanlarının ve emeklilerinin alım güçlerini yükseltmek üzere büyümeden pay yani refah payı uygulanması zorunludur.

3 – Yıllardan beri memur ve emeklilerimiz enflasyonun altında zam almakta, alım güçleri sürekli erimektedir. Bu erimenin telafisi ve geçmiş dönem kayıtlarının karşılanması için ilave bir artış gerekmektedir. Türkiye Kamu-Sen’in mali talepleri bu üç sac ayağına oturmaktadır. 

Biz daha önce de geçmişe dönük zararların karşılanmasını istedik, hedeflenen enflasyon kadar bir artışı kabul etmedik. İşte rakamlar ortada. Yüzde 17’yi aşan enflasyon rakamları ortadayken, kamu çalışanlarına reva görülen rakam nedir? Yüzde 4+4 ve 3+3.  Sonradan verilen enflasyon farkları ise kayıp hanesine yazılan farklardır. Ülkemiz yüzde 7 büyüdü. O zaman bu büyüme kamu çalışanlarına da yansıtılsın. Son 10 yılda yapılan hiçbir toplu sözleşmede refah payı uygulaması yok. Biz refah payı uygulamasının da hayata geçirilmesini istiyoruz. Masaya sağlam ve güçlü taleplerle oturursak sonuç alabiliriz.  

Net şekilde ifade etmek  isterim, maaş artışlarında ifade ettiğim bu üç unsurun dikkate alınması şarttır. Yoksa  o masa başlamadan biter. 

KAHVECİ: MEMUR PAKETİ ÖNERİMİZ DERHAL HAYATA GEÇİRİLMELİDİR

Patenti Türkiye Kamu-Sen’e ait olan Memur Paketi konusunda da değerlendirmelerde bulunan Genel Başkan Kahveci, “Bu pakette yer alan konular çözüme kavuşturulduğu anda ciddi bir rahatlama sağlanacağına inanıyorum” dedi. Kahveci, “Biz 2019 yılı toplu sözleşmesi öncesinde bir memur paketi ortaya koyduk ve ısrarla da takipçisiyiz. Bu paketteki başlıklar çözülürse emin olun çalışma hayatında sorunların büyük kısmı ciddi şekilde çözülmüş olur. Biz Türkiye Kamu-Sen olarak Memur paketinde neler istiyoruz;  Biz bu paketin içinde, 

* Tüm ek ödemelerin emekliliğe sayılmasını istiyoruz. Çalışırken aldıkları maaşları emekliye ayrılınca alamayan ve mağdur olan insanların sorunu çözülsün istiyoruz. 

* 3600 ek gösterge konusunda sayın Cumhurbaşkanının sözü var ve insanlar umutla bekliyor. Sadece dört meslek gurubu değil tüm kamu çalışanlarını kapsayacak bir adım atılmalı ve verilen söz yere düşürülmemeli. Biz bu konuda çalışmamızı yapıp TBMM’ye verdik. Bu çalışma üzerinden gayet hakkaniyetli bir ek gösterge düzenlemesi yapılabilir.

* Sözleşmeli personelin durumu ortada. 2011 ve 2013 yılında sözleşmeli personele kadro verildi yine verilebilir. Yöneticinin iki dudağı arasına sıkıştırılan bir kamu görevlisinin verimliliği olmaz. Sözleşmeliler perişan, aile hayatları yok, çocukları bir yerde kendileri bir yerde…Parçalanıyorlar. Bu trajediye dönüşüyor, derhal gerekli adımlar atılmalı.

* Kamuda ikramiye almayan tek kesim memurlar kaldı. Yılda iki defa bayram ikramiyesi talebimiz karşılanmalı. Memurun yüzü güldürülmelidir.

* Yardımcı hizmetliler konusu çözülmeli. Bu insanların beklentilerine cevap verilmeli. Bu insanlara sorumluk verildiyse kadrosu da verilsin. Sağlık Bakanlığı önünde bir arkadaşımızı hiç unutmam, bir elinde yüksek lisans diploması diğer elinde süpürge ile geldi. Yani eğitimin hiç mi değeri yok. Bu konuda derhal adımlar atılmalıdır. 

* Vergi dilimleri konusunda artık ciddi adımlar atılmalı, memurun vergi dilimi yüzde 15’e sabitlenmelidir. Türkiye’nin vergi rekortmeni memurlardır emin olun. Dengeli ve adaletli bir vergi sistemi olmalı. Maaş cebimize girmeden vergimizi ödüyoruz.

* Liyakat ve ehliyet konusu herkesin ağzında ama uygulamada hiçbir şey yok. Mülakata cepheden karşıyız. Mülakat kul hakkı demektir. 90 puan alan insana 10 puan vererek sözlü sınavda eliyorsunuz. Bunu hangi vicdan kabul eder? 

* Yeni bir yönetici atama sistemi getirilmeli hatta yönetici akademisi kurulmalıdır.

* Enflasyon rakamları dikkate alındığında memur maaşlarına yapılan artışların her dönem gerçekleşen enflasyonun gerisinde kaldığı görülmektedir. Bu erimenin telafisi için memurlara ek zam verilmelidir.  Bütün bunları kapsayacak bir memur paketi ile bu sorunları rahatlıkla çözebileceğimizi ve rahatlama sağlayabileceğimizi düşünüyorum. 

KAHVECİ: GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK BU MİLLETİN KAHRAMANIDIR

Son günlerde ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili sosyal medyada dolaşan söylemlere de değinen Genel Başkanımız, “Bu insanlar şunu kafalarına yerleştirsinler; 84 milyonluk aziz Türk Milleti yüreğinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü hiç silmeyecek derecede sevgi ve muhabbet beslemektedir” dedi. Kahveci, “Aziz şehitlerimiz başta olmak üzere, Gazi Mustafa  Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmetle yad ediyorum. Gün geçmiyor ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili ulusal kurtuluş savaşını vermiş, Başkumandanlık yapmış, devletimizin ve cumhuriyetimizin kurucusu, ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili tahrik edici sözler duymayalım. Bu insanlar şunu kafalarına yerleştirsinler; 84 milyonluk aziz Türk Milleti yüreğinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü hiç silmeyecek derecede sevgi ve muhabbet beslemektedir. Ve şunu unutmayın ki biz,  bu aziz millet bu ülkeyi bu toprakları düşmanın işgalinden kurtaran bize vatan yapan, bu topraklar üzerinde özgürce, hür ve bağımsız yaşamamızı sağlayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmetle, minnetle yad edecektir. Yani siz caminin minberine çıkıp oradan bir takım düşüncelerinizi ifade ederken her kurduğunuz cümleye dikkat edeceksiniz. Ben hep söylerim, bir millet kahramanlarıyla yaşar. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu milletin kahramanıdır, gönlünden asla silemezsiniz. Tabi birileri ne derse desin biz milletimizin değerlerini kıymetlerini, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü de, Sultan Alparslan’ı da, Fatih Sultan Mehmet’i de asla unutmayacağız ve her zaman gönlümüzde yaşatacağız. Çünkü onlar bize bir devlet kurdu biz o devleti o vatan toprakları içerisinde özgürce yaşıyoruz, onlara ancak biz minnet ve şükran duyarız” dedi. 

Genel Başkan Önder Kahveci’nin konuşmasının ardından sendikalarımızın Genel Başkanları ve Genel merkez Yöneticilerimiz söz alarak Toplu sözleşme dönemine ilişkin görüş, düşünce ve önerilerini dile getirdiler.