GENEL MERKEZ YÖNETİCİLERİMİZ KARAMAN ŞUBE`NİN OLAĞANÜSTÜ GENEL KURULUNA KATILDI.

Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Musa Akkaş ve Genel Başkan Yardımcısı M. Yaşar Şahindoğan, 10.10.2020 tarihinde Karaman Şube'nin Olağanüstü Genel Kuruluna katıldı. Salgın sebebi ile açık havada yapılan kongreye, Karaman eski Şube Başkanları Ali Buğdaycı, Mehmet Serin, Ziya Hotamışlı ve delegeler katıldı. 

Kongrede delegenin oyu ile  Karaman Şube Başkanı Necati Batur, Şube Yönetimine ise, Abbas Yılmaz, Osman Özen, Osman Kuş, İbrahim Çilek, Muhammed Arslan ve M.Memiş Serin seçildi. 

 Karaman Şube Başkanı olarak seçilen Necati Batur yaptığı konuşmada, Karaman'da her zaman eğitim çalışanlarının yanında olacaklarını, aldıkları bayrağı daha da ileriye taşıyacaklarını söyledi.

Daha sonra kürsüye gelen Genel Sekreter Musa Akkaş, yeni seçilen tüm şube yönetim kurulu üyelerini tebrik ederek yeni yönetime başarılar diledi. Türk Eğitim-Sen'in  güçlü, en etkili sivil toplum örgütü ve sendikası olduğuna dikkat çeken Akkaş, "Sendikamızın eğitim çalışanlarının her sorunu karşısında elinden gelen her türlü desteği yapacağından kimsenin şüphesi olmasın. Türk Eğitim-Sen olarak hiçbir konuyu atlamıyoruz. Eğitim camiasının ekonomik, sosyal, hukuki sorunlarını kamuoyuna taşıyoruz, taşımaya da devam edeceğiz." dedi.

Covid-19 musibetinden ülkemiz ve insanlık aleminin kurtulmasının en büyük temennilerinden biri olduğunu söyleyen Akkaş, "Bu dönemde Milli Eğitim Bakanlığı ve öğretmenlerimizin gayretkeş çalışmaları sayesinde uzaktan eğitim ile eğitim-öğretim faaliyetleri sürdürüldü. En büyük duamız tez zamanda bu musibetten ülkemizin ve insanlık âleminin kurtulmasıdır." diye konuştu.

Salgın döneminde, öğretmenlerimizin toplum hayatımız için taşıdığı ehemmiyetin somut şekilde fark edildiğini kaydeden Akkaş, "Kısıtlama döneminde on binlerce öğretmenimiz Vefa Destek Gruplarında gönüllü görev alarak aylarca halkımızın hizmetine koştular. Devletimizin vatandaşa uzanan şefkat eli oldular. Salgın döneminde, öğretmenlerimizin toplum hayatımız için taşıdığı ehemmiyet somut şekilde fark edilmiştir. Öğretmenler, hiçbir ekonomik ve teknolojik destek almadan, yalnızca kendi kişisel gayret ve imkanlarıyla uzaktan eğitimde olağanüstü bir gayret ortaya koydular. Çocuklarımızın kesintiye uğrayan eğitim sürecinin olabildiğince telafi edilmesi anlamında öğretmenlerimizin gayretleri her türlü övgüye layıktır." dedi.

Uzaktan eğitimin bir süre daha haytamızın bir parçası olarak devam edeceğini, bundan dolayı hükümetin her öğrencinin yararlanması noktasında uzaktan eğitim araçlarına kavuşması için tedbirler alması gerektiğini kaydeden Akkaş, şunları söyledi: "Eğitim sistemi yüz yüze eğitim yapmak üzere yapılandırıldığından dolayı uzaktan eğitimde teknoloji açısından büyük eksiklikler var. Evinde bilgisayar, televizyon ve internet olmayan öğrenciler bulunmaktadır veya bunlar evdeki öğrenci sayısından dolayı yetersiz kalmaktadır. Ülkemizdeki ailelerin yüzde 5’inin evinde televizyon, yüzde 20’nin evinde ise internet yoktur. Uzaktan eğitim bir süre daha eğitim hayatımızın parçası olacak gibi gözüküyor. Hükümet, uzaktan eğitimden her öğrencinin yararlanması noktasında uzaktan eğitim araçlarına kavuşması için tedbirler almalıdır. Bu adımlardan bir tanesi bu alanda KDV sıfırlamasıdır. Hatta ihtiyaç sahipleri aileler için bu araçların öğrencilerimize ücretsiz temini de sağlanmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bunu yapacak güçtedir. Eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak için bazı tedbirler almak gerekiyor." diye konuştu.

Okullarda yüz yüze eğitimin kapsamının genişletilmesini  olumlu karşıkladıkları söyleyen Akkaş, "Birinci sınıfların okuma yazmayı öğrenebilmeleri için yüz yüze eğitim önemlidir. Okula çocuğunu göndermeyenler de bir şekilde çocuklarını okula göndermeleri konusunda ikna edilmeli ve alınan tedbirler vurgulanmalıdır. Buna rağmen çocuklarını göndermeyen ailelerin çocuklarına da evde veya okulda bir şekilde eğitim verilmelidir." dedi.

Bir konuşma yapan Genel Başkan Yardımcısı M. Yaşar Şahindoğan ise, "Karaman Şubemizin Olağanüstü Genel Kurulunu gerçekleştirdik. Hayırlara vesile olsun. Yeni yönetimi tebrik ediyorum. Biz büyük bir teşkilatız. Unutulmasın ki, sendikacılığı hakkı ile yerine getiren Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen'den başka sendika yoktur. 213 binin üzerinde üyemiz ile eğitim camiasının her bir ferdinin hakkını canhıraş şekilde savunan tek sendikayız." dedi.

Zorunlu Hizmet Tazminatı hakkında önemli açıklamalar yapan Şahindoğan: "Türk Eğitim-Sen’in yıllardır dile getirdiği Zorunlu Hizmet Tazminatı önerisi dikkate alınmalıdır. Buna göre; 1. hizmet bölgesi alanlarına atananlara 1 brüt asgari ücret, 2. hizmet bölgesi alanlarına atananlara 1,5 brüt asgari ücret, 3. hizmet bölgesi alanlarına atananlara 2 brüt asgari ücret tutarında zorunlu hizmet tazminatı ödenmesi ve bu bölgelere isteğe bağlı olarak atanan ve bu kapsamda görev yapmakta olanlara tazminat tutarlarının ½’si oranında zorunlu hizmet tazminatı ödenmesi yapılmalıdır. Bu şekilde öğretmenlerin mahrumiyet bölgelerinde gönüllü olarak çalışması sağlanabilir." diye konuştu.

İkinci il dışı atamalarda en büyük sorunun kontenjan eksikliği olduğuna vurgu yapan Şahindoğan, "Bu sorunun ivedilikle çözülmesini talep ediyoruz." dedi. Şahindoğan sözlerini şu şekilde sürdürdü: "İkinci il dışı tayinlerde en büyük problem yeterli kontenjan ayrılmamasıdır. Bu konunun ivedilikle planlı bir şekilde çözülmesi gerekmektedir. Çözüm olarak şunu söyleyebiliriz: Örneğin il dışı tayini çıktığı halde bir takım koşulların değişmesinden dolayı tayinini iptal etmek isteyenler var. Buralardan boşalan kadrolar ikinci il dışı tayin talebinde bulunanlara verilsin.”

3600 ek gösterge uygulamasının bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Şahindoğan, "3600 ek gösterge artık yılan hikayesine dönmüştür. Seçimlerde bütün partiler seçim beyannamelerinde çalışanlara 3600 ek gösterge vaadinde bulundu. Ancak sayın Cumhurbaşkanı'nın meydanlarda söylediği bu söz henüz uygulanmayarak havada bırakıldı. Biz Cumhurbaşkanı'nın sözünü devlet sözü olduğunu ve mutlaka yerine getirilmesi gereken bir durum olduğunu düşünüyoruz. Bir kez daha çağrıda bulunuyoruz: Meydanlara söz verilen 3600 ek gösterge uygulamasının başlangıç olarak dört meslek grubuna daha sonrasında ise kamuda çalışan tüm memurlara ek göstergeleri düzenlenerek verilmesini talep ediyoruz." dedi.

Eğitim fakültesi mezunlarının atama beklerken, bu arkadaşlarımızın emeklerinin daha ucuza getirilerek ücretli öğretmenlik yoluyla bu açığın kapatılmasını sendika olarak doğru bulmadıklarını söyleyen Şahindoğan şöyle konuştu: "Okullarımızın öğretmen ihtiyacı had safhadadır. Bilindiği gibi Eylül ve Ekim ayında ücretli öğretmen görevlendirilmeleri yapıldı.  Sendikamızın yaptığı araştırmada 81 bin civarında ücretli öğretmen çalıştırıldığı sonucuna ulaştık. Eğer ki 81 bin ücretli çalıştırılıyor ise, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 81 bin öğretmene ihtiyacı var demektir. Öğretmen ihtiyacı ortada iken, maliyeden bütçe alamamak gerekçesi ile öğretmen ataması yapılmamasını kabul edilemez. Eğitim fakültesi mezunları atama beklerken bu arkadaşlarımızın emeklerinin daha ucuza getirilerek ücretli öğretmen yoluyla  açığın kapatılmasını sendika olarak doğru bulmuyoruz. Ücretli öğretmen değil, kadrolu öğretmen atanmasını talep ediyoruz. " dedi.

Öğretmenlik Meslek Kanunu'nun ivedilikle hayata geçirilmesini söyleyen Şahindoğan Başöğretmen Atatürk'ün; "Dünyanın her tarafında öğretmenler insan topluluğunun en özverili ve saygıdeğer unsurlarıdır." sözünü hatırlattı. Şahindoğan,  "Öğretmenlerimiz toplumun en saygıdeğer unsudur.  Türk Eğitim-Sen olarak öğretmenlik mesleğini sağlam bir zemine kavuşturan, mesleğin onurunu koruyan bir kanun çıkarılmasını talep ediyoruz. Öğretmenlik Meslek Kanunu çıkarılacağı müjdesi 23 Ekim 2018 tarihinde açıklanan Vizyon Belgesi’nde yerini bulmuştu, ancak şu ana kadar bir adım atılmadı. En kısa zamanda bu konuda bir düzenleme yapılmasını bekliyoruz." şeklinde konuştu.