GENEL BAŞKAN: “AKİF RAHAT UYU; YURDUMUZA ALÇAKLARI UĞRATMAYACAĞIZ!”

 

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan’ın, İstiklal Marşı’nın kabulü ile ilgili yaptığı basın açıklamasıdır.

“Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;

Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!”

Şiarıyla bundan tam 99 yıl önce kalplere vurulan mührün adıdır İstiklal Marşı.

Esaret planları yapanlara başkaldırışla cevap veren, inhitata diz çökmeyen, cehaleti bilgiyle imtihan eden ve bu şekilde zafer yolunu seçen Türk milletinin yiğit evlatları, kahraman komutanların önderliğinde öyle vücuda gelmişti ki, Kurtuluş Savaşı’nda en küçük bir toprak parçası kaptırmamak ve vatanımızı saran firavunları geri püskürtmek için bu topraklara adadılar bedenlerini. Kendilerini düşman toplarına, mermilerine hiç düşünmeden siper ettiler. Öyle muazzam bir mücadele yürütülüyordu ki, yeniden doğuşu müjdeliyordu adeta.

Analar dualarını eksik etmedi kahramanlarımızın üzerinden. Eşler, çocuklar hatta dedeler, nineler koştular er meydanlarına. Kimisi cepheye mermi, erzak, tıbbi malzeme taşıdı; kimisi yaralıları tedavi için hemşire ve doktorlara yardım etti.

Huda’ya sığınanlar eller imanla açılırken, milli kurtuluşun son çare olduğu çok iyi biliniyordu.

İşte böyle kazanıldı Kurtuluş savaşı; tereddütsüz, el ele, omuz omuza, yürek yüreğe…

Mehmet Akif Ersoy Kurtuluş Savaşı’nın kazanılacağına yönelik inancını hiç yitirmedi. O duygularla kaleme aldı İstiklal Marşı’nı. Akif, fazilet sahibiydi. Topraklarımız parçalanırken seyretmek ona göre değildi. Literatüründe teslimiyet yoktu, tüm olumsuz koşullara rağmen Türk milletinin mücadeleci ruhunu biliyordu. Çünkü bu topraklardan beslenmiş, bu vatana sevdalanmıştı. Akif’in hiç kolay bir hayatı da olmamıştı. Özellikle maddi imkânsızlıklar onu çok zorlamıştı. Hatta öyle ki Ankara’nın sert kışında sırtında paltosu dahi yoktu. Yokluğun ne demek olduğunu çok iyi biliyordu. Buna rağmen İstiklal Marşı için vaat edilen ödülü reddederek, kadın ve çocuklara iş öğreten ve o dönem cephedeki askerlere elbise diken bir hayır kurumuna bağışladı. İşte Akif böylesine vatanperver, böylesine tok gözlüydü. Akif’i milli şairimiz yapan da bu hasletlerdi.

Büyük şairimiz, maneviyatın anlamını bulduğu Taceddin Dergâhı’nda 10 kıta ve 41 mısradan oluşan İstiklal Marşımızı mum ışığında 48 saatte yazdı. O mumların kokusunun sindiği duvarlar, yiğit memleket evlatlarının ruhlarını da onurlandırdı.

İstiklal Marşı bağımsızlığa susamış bir milletin duygularına tercüman oldu, müstemleke özlemi duyanlara tokat gibi indi, kahraman ordumuza güç ve moral verdi. Kâh bir çocuğun ıslak gözlerinde, kâh sinesinde sakladığı evlatlarını vatan savunmasına gönderen ananın ciğerindeydi İstiklal Marşı.

Bu topraklar için bir an bile düşünmeden canını veren şehitlerimiz bizlere eşi benzeri olmayan bir vatan bırakmıştır. Türk milleti mukadderatını ancak kendisinin belirleyebileceğini tüm dünyaya göstermiştir. Bu mirasa sahip çıkmak ise her Türk vatandaşının asli görevidir. İstiklal Marşımızın ifade ettiği ruhu ve değerleri, aziz şehitlerimizin hatıralarını hafızalarda hep taze tutmak, İstiklal Marşımızın anlamını özümsemek, İstiklal Marşını çocuklarımızın yüreğinde hissetmesini sağlamak önemlidir.

Öte yandan İnönü Savaşlarında, Sakarya Meydan Muharebesi’nde, Çanakkale Savaşları’nda Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi bugün de askerimiz vatan topraklarını korumak için hem teröristlerle hem de emperyalist devletlerle mücadele etmektedir. Cerablus’ta, El Bab’da, Afrin’de, İdlib’de yani sadece sınır içinde değil, sınır ötesinde de güvenliğimizi sağlamak için gereken her yerde kahraman Mehmetçiğimiz var! Yurdumuza alçakları uğratmamak, şanlı hilalin şafaklarda ebediyen dalgalanmasını sağlamak, mabedimizin göğsüne namahrem eli değmemesi için şehit düşen Mehmetçiğimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyoruz. Her birine minnettarız.

Bu minvalde İstiklal Marşı’nın derin anlamını iyi kavramalı ve çocuklarımıza iyi kavratmalıyız ki, gelecekte yaşanabilecek her türlü ihanetin önüne geçebilelim, her türlü kirli oyunun karşısında dimdik duralım, gövdemizi siper edelim.

İstiklal Marşı’nın kabulünün üzerinden geçen 99 yılda bu topraklar; birlik ve beraberliğimizle, inancımızla, kutsiyetlerimizle filizlendi, yeşerdi, büyüdü… Ne mutlu Türk yurduna, değerlerine, hassasiyetlerine sahip çıkan necip milletimize.

İstiklal Marşımızın kabulünün 99’uncu yıl dönümünü kutluyor; İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u şükran ve rahmetle anıyoruz. Ruhu şad, mekânı cennet olsun.