GENEL BAŞKAN GEYLAN: “ÖĞRETMENİ KORUMAK, TOPLUMUN GELECEĞİNİ KURTARMAKTIR.”

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Fox Tv’de yayınlanan Öğretmen dizisi hakkında değerlendirmelerde bulundu. Toplumun geleceğini inşa eden ve eğitim sürecinin taşıyıcı unsuru olan öğretmenler konu edilirken daha özenli olunması gerektiğini vurgulayan Genel Başkan Geylan, “İsteriz ki; ÖĞRETMEN ismi verilen bir yapımda, mesleğimizin ve meslektaşlarımızın yaşadıkları konu edinilmiş olsun” dedi.

Genel Başkan değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:

“Fox TV’de ÖĞRETMEN isimli bir dizi başladı.

İyi niyetle değerlendirilse dahi, senaryoda amaçlanan (akran zorbalığı örneği gibi) temanın, ürpertici olmayan sahnelerle verilmesinin daha uygun olacağı aşikardır.

Devam eden bölümlerinde akış nereye evrilecek bilemiyoruz tabi…

Ancak daha başlangıçta öğretmen imajını, psikopakat ve kriminal bir profille ortaya koyan dizinin gidişatı kaygılandırmıyor değil!

Toplumun geleceğini inşa eden ve eğitim sürecinin taşıyıcı unsuru olan öğretmenler konu edilirken daha özenli olunmalıdır.

İsteriz ki; ÖĞRETMEN ismi verilen bir yapımda, mesleğimizin ve meslektaşlarımızın yaşadıkları konu edinilmiş olsun..

Mesela;

-Öğretmenliğin, itibarı rencide edilmiş ve her önüne gelenin kolayca hakaret edebildiği bir meslek haline getirilmiş olması sorgulansın,

-Sözleşmeli öğretmenlerimizin sorunları dile getirilsin,

-Ücretli öğretmenlik denilen ucube sistemin arazları vurgulansın,

-Eğitim fakültesi mezunu 700 bine yakın öğretmenimizin işsizliğine değinilsin,

-Dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının yaklaşık 7.000 TL olduğu ülkemizde, öğretmenlerimizin tamamının bunun altında ücrete mahkum bırakıldığı gösterilsin,

-Her önüne gelenin reform(!) yaparak eğitim sistemimizin yamalı bohçaya ve çocuklarımızın deneme yanılma tahtasına döndürüldüğü gerçeğiyle yüzleşilsin,

-Eğitimde fırsat eşitsizliği dile getirilsin,

-Öğrenme sürecinde öğretmenin ve okulun önemi ve ağırlığı ifade edilsin,

-Ailelerin, çocukların eğitim sürecine yönelik ilgi ve takiplerinin katkısına vurgu yapılsın,

-Eğitim yönetiminin, “Dışarıdan yapılar” tarafından tahakküm altına alınmış olmasının tehlikesine işaret edilsin,

-Okullarımızın hiç kimsenin ya da hiçbir grubun tarlası yapılamayacağı ve eğitimin ideolojik saplantıların tatmin süreci olmadığı cesaretle dile getirilsin,

-Öğretmene verilen değerin, aslında çocuklarımıza verdiğimiz kıymet olduğunu ve öğretmenin saygınlığının artırılmasının toplumun geleceğini kurtarmak olduğu işlensin,

-Her şeye rağmen öğretmenlerimizin yurdun dört bir yanında fedakarlıklarla eğitim hizmetini sürdürdüğü ve harikalar yarattığı yüksek sesle dile getirilsin ve Öğretmenler Günü dışında da öğretmenlere TEŞEKKÜR edilsin..,

...

Umutla bekleyeceğiz...”