GENEL BAŞKAN: “ATATÜRK VE YOL ARKADAŞLARININ DENİZE DÖKTÜKLERİ DAHİ SİZİN KADAR BÜYÜK ÖNDERE KARŞI KİN VE NEFRETE BOĞULMUŞ DEĞİLLERDİR.”

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 29 Ekim 2019 tarihinde Bengütürk televizyonunda yayınlanan Söz Hakkı programına katıldı. Sözlerine 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayarak başlayan Geylan, şunları kaydetti: “Türk milleti, 1. Dünya Savaşı döneminde topraklarımıza heyula gibi çöken yedi düvele karşı Atatürk ve O’nun kahraman silah arkadaşlarının önderliğinde büyük bir direniş ortaya koydu. Türk Kurtuluş Savaşı, o günden bugüne yıllar geçse de mazlum halklara, esaret ve zulüm altındaki milletlere umut olan bir hürriyet direniş modeli olmuştur. Bu noktada ülkemizin kurucusu Büyük Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi minnet ve dualarla anıyorum. Ruhları şad olsun. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı da en içten dileklerimle kutluyorum.”

29 Ekim mesajlarında Büyük Önder Atatürk’ün adına yer vermeyen sendikaları eleştiren Geylan, “Allah sizi ıslah etsin” dedi. Geylan şunları söyledi: “Malumunuz bugün birçok sendika ve STK günün anlamına dair kutlama mesajları yayınladı.
Ama yine görüyoruz ki, bildiklerimiz yine bildik gaflet çukurundalar.
Gerçekten çok merak ediyorum; içinizde ne iflah olmaz bir Atatürk düşmanlığı taşıyorsunuz ki; Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıl dönümünde kurucu Cumhurbaşkanı'nın adını dahi zikretmekten imtina ediyorsunuz! Özellikle de geleceğimiz olan çocuklarımızı yetiştiren öğretmenlerimizin, eğitim çalışanlarının gücüyle bugün faaliyet gösteren sözde eğitim sendikalarının bir kısım yöneticilerinin içlerindeki bu Atatürk düşmanlığını şiddetle kınıyorum. Allah sizi ıslah etsin. Emin olun; Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşlarının denize döktükleri dahi sizin kadar Büyük Öndere karşı kin ve nefrete boğulmuş değillerdir.
Rabbim geleceğimiz olan çocuklarımızı, sizin bu kahrolası nefret ve intikam duygunuzdan esirgesin.”

Cuma hutbesinde Atatürk’e yer verilmesine yönelik talimatta bulunmayan Diyanet İşleri Başkanlığı’nı da eleştiren Geylan, “Mustafa Kemal Atatürk Diyanet İşleri Başkanlığı’na büyük önem veriyordu. Diyanet İşleri Başkanlığı’nı müstakil bir şekilde ihdas eden bizzat Atatürk’ün kendisidir. Diyanet İşleri Başkanlığı, din eğitiminin merdiven altı yapıların tekeline girmemesi ve toplumun din hayatının koordine edilmesinin sıhhatli bir şekilde yürütülmesi noktasında çok önemli bir kurumdur. Dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanlığı’nın günlük ideolojik ve siyasi tartışmalara meze yapılmasını asla kabul etmiyorum ancak bu kurumu yönetenlerin de sorumluluklarının bilincinde olması gerektiğini düşünüyorum. Sadece bir devlet kurmuş olması dahi Atatürk’ü minnet ve şükranla anmamız için yeterli bir sebeptir. Toplumu temsilen bütün kuruluşları yeniden bulundukları pozisyonu sorgulamaya davet ediyorum. Herkesin öncelikli sorumluluğu bu milletin birlik beraberlik noktasında hassas davranmasıdır” diye konuştu.

Toplumumuzun ve milletimizin ortak değerlerinin hiçbir zaman politika konusu olmaması gerektiğine dikkat çeken Geylan, “Atatürk bir devri temsil eder. Atatürk ismi, Türkiye Cumhuriyetini kuran değerler ile sembolleşmiştir. Dolayısıyla bu anlamda baktığımız zaman Atatürk ortak bir değerimizdir. Atatürk’ü siyasetin, ideolojinin, kendi kişisel ya da grup kurgularımızın aracı haline getirmemeliyiz. Bunları sadece Atatürk’e hasmane duygular besleyeneler için söylemiyorum, sözde Atatürk sevgisi adı altında yine başka bir formda kendi ideolojisine, felsefesine Atatürk’ü meze yapanları da kast ediyorum.

Öte yandan birilerinin içlerinde iflah olmaz bir Atatürk düşmanlığı var ama şuan yapmış oldukları faaliyetleri yine Atatürk ve silah arkadaşlarının bu millete sağlamış oldukları zeminden güç alarak yapıyorlar. Dolayısıyla bunlar aslında sadece gafil değil, aynı zamanda nankördür” diye konuştu.