GENEL MERKEZ YÖNETİCİLERİMİZ KOCAELİ 2 NO’LU ŞUBE’NİN İSTİŞARE TOPLANTISINA KATILDI.

Türk Eğitim Sen Genel Sekreteri Musa Akkaş ve Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Yaşar Şahindoğan, Kocaeli 2 No’lu Şube’nin istişare toplantısına katıldı. Toplantıda şube yönetim kurulu üyeleri, ilçe başkanları, üniversite temsilcileri ve işyeri temsilcileri hazır bulundu.

Toplantıda bir konuşma yapan Genel Sekreter Musa Akkaş;  her türlü entrikaya, baskıya, malum sendikanın devletin bütün gücünü kullanmasına rağmen, Türk Eğitim-Sen’in haklı mücadelesini sürdürerek bugünlere geldiğini ifade ederek,  “Güçlü bir sendika anlayışı ile yolumuza devam ediyoruz.” dedi.

Kocaeli 2 No’lu Şube Başkanı Orhan Küçük’e çalışmalarından dolayı teşekkür eden Akkaş, “Şube teşkilatımız güçlü, bilgili, çalışkan bir ekip” dedi.  Akkaş sözlerine şöyle sürdürdü: “2002 yılında 126 bin üyeye sahipken, 2019 yılında 207 bin 500 bin üyemiz var. 17 yılda 100 bin üye artışı sağladık. Her ne kadar yetkili olmasak da birçok kişi tarafından kabul görüyoruz. Haksızlık karşısında susmadık, şeytana kölelik etmedik. Bugünlere gelmemizde, bu güce ulaşmamızda her birinizin katkısı çok büyük. Bu noktada onurlu ve şerefli yaşamayı kendine şiar edenlere selam olsun” dedi.

Akkaş sözlerine şöyle devam etti: “Biz bugünlere mücadele ederek geldik. Birileri mücadelenin anlamının ne olduğunu bilmediği için son zamanlarda serzenişte bulunmaya başladı. Şöyle ki; 31 Mart seçimleri sonunda belediye başkanlarının değişmesiyle birlikte Memur-Sen Genel Başkanı, çalışanlara baskı yapıldığını, onların sendika değiştirmeye zorlandıklarını ve bunu da ahlaki bulmadıklarını dile getirdi. Düne kadar ahlaksızlığı şiar edinenlerin bugün bizimle aynı söylemleri dillendirmesi ilginçtir. Bunu yapanlar ahlaksız olduğu gibi namussuz ve terbiyesizidir, demokrasi düşmanıdır. Buradan serzenişte bulunanlara sesleniyorum, Siz ahlaksızlığı meşru hale getirdiniz, bugün kalkmış ahlaktan bahsediyorsunuz. İnsanda utanma duygusu olsa biraz olsa utanır” dedi.

Toplu sözleşme sürecini de değerlendiren Akkaş, “Bu toplu sözleşme döneminde de tıpkı geçmiş dönemlerde olduğu gibi yetkili konfederasyonun beceriksizliği, başarısızlığı tescil edildi. Yetkili konfederasyon bir kez daha sınıfta kaldı. Aslında başarısız olacakları daha toplu sözleşme başlamadan dayanışma aidatlarından bahsetmelerinden, yetkili olmayan sendikaları toplu sözleşme masasında istemediklerinden belliydi. Sözde birkaç saatlik iş bırakma eylem kararı aldılar. Buna bile uymadılar. Yetkiyi etkisizlere verirseniz sonuç bu şekilde olumsuz olur. Bunun bedelini de kamu çalışanları öder” diye konuştu.

Yönetici atamalarında yaşanan usulsüzlere dikkat çeken Akkaş, konuyu yargıya taşıdıklarını söyledi. Akkaş şunları kaydetti: “Maalesef, yönetici atamalarında yandaşlara iltimas geçilmektedir. Biat kültüründen beslenenler baş tacı edilmektedir. MEB’in taşra teşkilatlarında kripto bir yapı bulunmaktadır. Bunlar adeta kendi derebeyliğini oluşturmuş ve bağımsız hareket etmektedir. Son yönetici atamalarında Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, güvenlik soruşturması temiz olan adaylara mülakat puanı olarak yazılı sınav puanının verileceğini söylemişti. Sözlü sınav sonuçlarına baktığımızda, Bakan Selçuk’un sözünde durduğunu görüyor ve kendisine teşekkür ediyoruz. Ancak konuyla ilgili mevzuatta bir düzenleme yapılması zorunludur. Zira Bakan Selçuk bugün mülakat puanı olarak yazılı sınav puanı verilmesine yönelik talimatta bulunurken yarın başka bir Bakan keyfi bir uygulama yapabilir. Bu noktada; mülakatın kökten kaldırılıp, güvenlik soruşturmasının ardından sadece yazılı sınav sonucuna göre yönetici görevlendirmelerinin yapılması gerekmektedir.

Genel Başkan Yardımcısı Şahindoğan da yaptığı konuşmada öğretmen atama sayısının yetersizliğini eleştirdi. Şahindoğan, sendikamızın yaptığı ücretli öğretmen araştırmasına göre sadece 74 ilde 83 bin 783 olduğunu tespit ettiğini kaydetti. 81 ili göz önünde bulundurursak bu rakamın 100 bine ulaştığını söyleyen Şahindoğan, girdiği ders başına ücret alan, hiçbir güvenceye sahip olmayan, iki yıllık meslek yüksekokulu mezunlarının bile ücretli öğretmen olabildiği ülkemizde bu durumun ciddi bir sorun olduğunu bildirdi. 2019 yılının Ağustos ayında yapılan 20 bin öğretmen atamasının yetersiz olduğunu kaydeden Şahindoğan, “100 bine yakın ücretli öğretmen çalıştırılıyorken, norm kadro açığı 110 binin üzerindeyken, Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk’un ifade ettiği gibi atama bekleyen öğretmen sayısı 700 bin iken, neden atama sayısı 20 binde kalmaktadır? Talebimiz 2019 yılının sonuna kadar en azından 60 bin atama daha yapılmasıdır” dedi.

Öğretmenlerin kadrolu, sözleşmeli, ücretli şeklinde üç gruba parçalandığını söyleyen Şahindoğan,  öğretmenliğin kariyer mesleği olduğunu, bu noktada sadece kadrolu atama yapılması gerektiğini ifade etti. Sözleşmeli öğretmenlerin eşlerinden, çocuklarından ayrı yaşadığını, ayrı ev açarak ayrı masraf yaptığını da söyleyen Şahindoğan, “Öğretmenlerimiz sözleşmelilik ucubesinden kurtarılmalıdır. Tüm öğretmenler kadrolu olarak ve sadece KPSS puan üstünlüğüne göre atanmalıdır. Mülakat gibi torpil odaklı, şeffaf olmayan yöntemleri kabul etmiyoruz” dedi.

Proje okullara hakkında da açıklamalarda bulunan Şahindoğan “2014 yılında Uluslararası alanda proje yapmak üzere açılan bu okullara öğrencileri sınava alırken, idareci ve öğretmenlerin hiçbir kritere bağlı kalmadan atanması proje okullarını başarısız kılmaktadır. Bu okullara da idareci ve öğretmen ataması bir kritere bağlanmalıdır” şeklinde konuştu. 

Programın sonunda şube üyesi iken, emekli olan öğretmenlerimize plaket takdiminde bulunuldu.