ÇANAKKALE ZAFERİ, VARLIĞINI TÜRK VARLIĞINA ADAYANLARIN DESTANIDIR.

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan’ın, Çanakkale Zaferi ile ilgili yaptığı basın açıklamasıdır.

Çanakkale Zaferi; bağımsızlığını her şeyden üstün tutan, topraklarını işgal sultasına karşı canı pahasına koruyan,  kadın, erkek, yaşlı, çocuk herkesin kahramanca çarpıştığı,  umudun her daim canlı tutulduğu, cesaretin hiç yitirilmediği, mukaddes bir amaca hizmet eden, tarihin akışını değiştiren olağanüstü bir destandır.

Gelibolu Yarımadasında vatanımız için toprağa düşen o canlar, “Ben size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar geçebilir” diyen Atatürk ve Kazım Karabekir, M. Fevzi Çakmak, Hüseyin Avni, Mehmet Esat Bülkat gibi kahraman komutanların askerleriydi.

Arıburnu’nda, Conkbayırı’nda, Seddülbahir’de, İntepe’de, Anafartalar’da, Kilitbahir’de alevler göğü kapladıkça, can hıraş feryatlar arşa değdikçe yüreklere kan oturuyordu.

Gözünü toprak hırsı bürümüş, yüreği taşlaşmış, kandan beslenen işgal kuvvetleri saldırdıkça, askerlerimizin kundaktaki bebesi, geride bıraktığı gözü yaşlı anası, bacısı, eşi geliyordu aklına, onlar ay yıldızlı al bayrağımıza sarılıyor ve daha imanla “Ya Allah Bismillah” nidaları ile karşılık veriyorlardı.

Havada mermilerin çarpıştığı, merminin bittiği yerde süngü hücumunun yapıldığı, kanın denize aktığı Gelibolu yarımadasında zamanın en güçlü emperyalist devletleri Türk’e karşı birleşmişti. Ancak bağımsızlığı karakteri olarak benimseyen, Atatürk’ün de ifade ettiği gibi kahramanlıkta, istidat ve liyakatte tüm milletlerden üstün olan, cesur, zeki, çalışkan, yüksek maksatlar uğrunda ölmesini bilen Türk milleti; kükreyerek, enginlere sığmayıp, taşarak, bendini çiğneyip, aşarak kanının son damlasına kadar mücadele etmiştir. Çanakkale’de kazanılan utku da işte bu gözü pek, zekâsı kıvrak, bileği demirden ağır ruhun eseridir.

Çanakkale nice kahramanlara tanıklık etti. 215 kiloluk mermiyi sırtlayan Seyit Onbaşı, hepsi şehit olan 57. Alay, üniformalarını giyip savaşmaya giden, türkülere konu olan 15’lik bıyığı terlememiş delikanlılar, tüfeği tutukluk yapıca düşmana taş fırlatarak saldıran, avuçları parçalanan Bigalı Mehmet Çavuş….

Ve onlar gibi sayısız kahramanımıza, yiğitlerimize, şehitlerimize minnettarız…

Çanakkale Zaferi’nin 104’üncü yıl dönümünü coşkuyla, gururla kutluyoruz. Aynı zamanda milli mücadelenin başlamasının da 100’üncü yıl dönümüdür. O dönemlerden bugüne ülkemize yönelik saldırılar sona ermemiş, şekil değiştirmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yıkmak için düğmeye basanlar bekamızı hedef almakta, kimi zaman PKK, kimi zaman da FETÖ ve diğer bölücü terör örgütleri kullanarak, dirliğimizin kökten bozulması için yoğun çaba harcamaktadır.

Hayallerinde bölünmüş bir Türkiye, vatansız kalmış bir Türk milleti var. Hepimiz biliyoruz ki;  vatan yoksa,  namus da olmaz, şeref de olmaz, iş de olmaz, aş da olmaz. Bunu en yakın Suriye’de Irak’ta görüyoruz. Yurtlarından edilen insanların nasıl üç kuruşa muhtaç edildiğine, onurlarının nasıl ayaklar altına alındığına, ailelerinin nasıl parçalandığına üzülerek şahit oluyoruz. Türk milleti bu noktada gözü açık olmalı, milli değerlerine, inançlarına sıkı sıkıya tutunmalıdır. Bağımsızlığı için Çanakkale’de düşmana geçit vermeyen Türk milleti, bu dış destekli projelerin hayata geçmesine asla müsaade etmeyecektir.

Bu noktada Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hangi koşullarda, nasıl kurulduğunu, yapılan fedakârlıkları her bir Türk evladı iyi öğrenmelidir. Zira tarihimize sahip çıkmak, geleceğimizi şekillendirmektir. Geçmişini idrak edemeyenler, mezar taşı bile olmayan ecdadımızın bıraktığı değerli mirasa sahip çıkamayanlar, milletleşme sürecinin bir parçası olamayanlar, Büyük Atatürk ve kurduğu Cumhuriyetin anlamını özümseyemeyenler, şehitlerimize sahip çıkmayanlar; eksiktir, Türk milletinin bir parçası değil, sadece bu aziz milletin etrafında yama olmaya mahkûmdur.

Bu minvalde Çanakkale Zaferi’nin 104’üncü yıldönümünü ve Şehitler Haftasını kutluyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Büyük Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve aziz şehitlerimizi rahmet ve minnet ile anıyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.