GENEL BAŞKAN: “YILBAŞINI BEKLEMEDEN KAMU ÇALIŞANLARINA EK ZAM YAPILMALIDIR.”

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan Muğla’da katıldığı istişare toplantısında yaptığı konuşmada ekonominin kötü gidişatına dikkat çekti. Geylan, ilk kez memurların aldığı maaş zammının belki de 2-3 katı enflasyon farkı alacaklarını bildirdi. Bunun müsebbibinin, çalışanlar için masaya oturup, işverenlerin yanında saf tutan beceriksizlerin öngörüsüzlüğü olduğunu söyleyen Geylan, kamu çalışanlarının bu yaşananlardan ders almasını istedi.

Geylan, “Toplu sözleşmede 2018 yılının ilk altı aylık dönemi için yüzde 4, ikinci altı aylık dönemi için yüzde 3.5 olmak üzere kümülatif yüzde 7.6; 2019 yılının ilk altı aylık dönemi için yüzde 4, ikinci altı aylık dönemi için yüzde 5 olmak üzere kümülatif yüzde 9.2 artış yapıldı. Bu kararın altında sözde yetkili sendikanın imzası vardır. Şu an Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2018 yıl sonu itibari ile öngördüğü enflasyon oranı yüzde 20.8’dir. Ancak enflasyon genellikle Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın öngörüsünün üzerinde çıkar. Diyelim ki öngörüleri çıktı ve enflasyon farkı yüzde 21 oldu. 2018 yılında kamu çalışanlarının aldığı maaş zammı kümülatif yüzde 7.6’dır. 2019 yılı bütçesinde, iktidar enflasyon hedefini %15.9 belirlemiştir. 2019 yılı için ise kümülatif artış yüzde 9.2’dir. Memur maaşları bu yıl da en az yüzde 7,8 eriyecek, 2019 yılında da hedeflenen enflasyona ulaşılsa bile, maaşlarda yüzde 6,7’lik bir reel düşüş olacaktır. Kaldı ki, kamu çalışanlarının şu anda bile alım gücü yüzde 9.5 düşmüştür.” dedi.

Birçok sektörde tedbir alındığını, vergi indirimleri yapıldığını, birtakım teşvikler verildiğini hatırlatan Geylan, “Ülkemizi yönetenlerin maaşına yüzde 26 zam öngörülüyor. O halde memur ve emeklileri neden görmezden geliyorsunuz?” diye konuştu.

Ülkemizde 2 milyon 600 bin kamu çalışanı olduğunu, emeklileri de dahil ettiğimiz zaman bu sayının 7 ila 8 milyon kişiye tekabül ettiğini bildiren Geylan, ek zam talebinde bulundu. Geylan şöyle konuştu: “Türkiye Kamu Sen olarak talebimiz yılbaşını beklemeden kamu çalışanlarına ek zam yapılmasıdır. Sendikamız 14 Kasım’da ek zam için 81 ilde alanlara indi. Ek zam tüm kamu çalışanlarının hakkıdır. Kamu çalışanlarına verilecek olan ek zammın aynı zamanda dolaylı olarak piyasaya canlılık getireceğini ve ekonomiye katkı sağlayacağını düşünüyoruz.”

Madem kadro yokluğundan şikâyet ediyorsunuz, o halde verin 3600 ek göstergeyi, yeni atamalara yer açılsın!”

Ek göstergenin tüm meslek grupları için düzenlenmesini istediklerini de belirten Geylan, şunları kaydetti: “Konuyla ilgili bir kanun teklifi hazırladık ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı Bey’in marifetiyle Meclis’e gönderdik. Bu teklif TBMM’ye geldiğinde tüm siyasi partilerin destek vermesini istiyoruz. Talebimiz tüm meslek grupları için ek göstergenin 800’er puan artırılması ve yardımcı hizmetler sınıfının da bu haktan yararlanmasıdır. Ayrıca öğretmenlere 3600 ek gösterge sözünün ivedilikle yerine getirilmesini istiyoruz. 3600 ek göstergenin getirilmesi emekli maaşlarında 600 TL, emekli ikramiyesinde de 20 bin TL artışa denk gelecektir. Dolayısıyla birçok öğretmen emekli olmak isteyecek, dolayısıyla yeni atamalara yer açılacaktır. Bu yıl yapılan 20 bin atama AKP iktidarının en az öğretmen atama sayısıdır. Aralık ayında 20 bin atama daha yapılacaktır. Madem kadro yokluğundan şikâyet ediyorsunuz, o halde verin 3600 ek göstergeyi, yeni atamalara yer açılsın!”

Türk Eğitim-Sen ise insanların haysiyetlerini, şereflerini koruma mücadelesi vermektedir.

Kamu çalışanlarının işini doğru yapmayan sözde sendikalar nedeniyle mağdur olduğunu ve ekonomik, sosyal, özlük anlamda birçok hak kaybı yaşadığını belirten Geylan, memurları bu zulümden kurtarmak gerektiğini bildirdi. Geylan, “Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen olarak işimizi adam gibi yapıyoruz. Sadece sendikacılık yapmıyoruz, insani hizmet de ortaya koyuyoruz. Üye sayımızın artması kamu çalışanlarında haysiyetli duruşu takdir eden, arayan ciddi bir kitle var anlamına gelmektedir. Ne yazık ki bazıları insanlarımızı esir ediyorlar, inandıkları ile işleri arasında tercihe zorluyor, tehdit ediyor, onların haysiyetlerini un ufak ediyorlar. Türk Eğitim-Sen ise insanların haysiyetlerini, şereflerini koruma mücadelesi vermektedir. İnsanlarımıza haysiyetleri ile çalışabilecekleri bir zemin yaratmaya çalışıyoruz.” diye konuştu.