GENEL BAŞKAN: ASIL DÜŞMAN MÜLAKAT MİKROBUDUR.

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın 5 yıl ücretli öğretmenlik yapmış olanların doğrudan mülakata alınabileceği şeklinde mevzuat düzenlemesi yapılabileceğine yönelik açıklamasına tepki gösterdi.

Bu açıklamanın infial yarattığını dikkat çeken Koncuk, “Sayın Yılmaz'ın bu açıklaması eski kasaba politikacılarını aklıma getirdi. Tam bir şark kurnazlığı” dedi.

Bakan Yılmaz’ın açıklamasının aklı başında kimseyi memnun etmemesi gerektiğini kaydeden Koncuk, bu açıklamanın ücretli öğretmen istihdamını meşrulaştıracağını ve doğrudan mülakata katılma hakkı verdiği için de ücretli öğretmenliği bugünkünden daha iştahla yapılan bir istihdam türü haline getirebileceğine dikkat çekti.

Koncuk, “Ne ücretli ataması yapılmayan ne de ücretli olmayan ataması yapılmayan öğretmenlerin birbirine diş bilemesi, düşmanca açıklamalar yapması gerekmez, asıl düşman MÜLAKAT MİKROBUDUR, bu mikrop var olduğu sürece hiç kimsenin atanmak için bir garantisi yoktur, isterse âlim olsun.” diye konuştu.

Genel Başkan açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Sayın İsmet Yılmaz'ın, bir televizyon kanalında, 5 yıl ücretli öğretmenlik yapmış olanların doğrudan mülakata alınabileceği şeklinde mevzuat düzenlemesi yapılabileceği, açıklaması ortalığı karıştırdı. Bu açıklamayı şöyle bir değerlendirelim.

Açıklama muhtemelen ataması yapılmayan ancak ücretli öğretmenlik yapmış olanları sevindirdi, ancak büyük bir çoğunluk infial halinde. Sayın Yılmaz'ın bu açıklaması eski kasaba politikacılarını aklıma getirdi. Tam bir şark kurnazlığı.

Aslında, Sayın Yılmaz, bana göre yine baltayı taşa vurdu, çünkü 5 yıl ücretli öğretmenlik yapmış çok fazla atanmamış öğretmen olmadığını hesap edemedi, ya da düşünemedi, ancak yaklaşık 400 bin öğretmenin tepkisi korkunç, bu tepki dinse bile, Sayın Bakan'ın bu açıklaması tarihe geçti.

Sayın Yılmaz'ın açıklaması aklı başında kimseyi memnun etmemelidir, çünkü bu açıklama kökten karşı olduğumuz ücretli öğretmen istihdamını meşru ve doğrudan mülakata katılma hakkı verildiği için, bugünkünden daha iştahla yapılan bir istihdam türü haline getirebilir. Tehlikeli bir hal.

Esasen, 5 yıl ücretli öğretmenlik yapmış olanlara bir avantaj sağlıyor gibi görünse de, asıl dezavantaj mülakat gibi bir sisteme bel bağlamaktır. TORPİLLİLER İSTİSNA, mülakata inanan, güvenen bir tek, akıl sahibi, ataması yapılmayan öğretmen bulunabilir mi? Bence imkansız.

Bu sebeplerle, şark kurnazlığı ile yapılan bu açıklama siyaseten de sakattır, çok az öğretmeni kazanayım derken ki, mülakat olduğu sürece ortada bir kazanım da yoktur, yüz binlercesini Sn. Bakana ve dolayısıyla Hükümete düşman hale getirecektir.

Ne ücretli ataması yapılmayan ne de ücretli olmayan ataması yapılmayan öğretmenlerin birbirine diş bilemesi, düşmanca açıklamalar yapması gerekmez, asıl düşman MÜLAKAT MİKROBUDUR, bu mikrop var olduğu sürece hiç kimsenin atanmak için bir garantisi yoktur, isterse âlim olsun.

Aslında Sayın İsmet Yılmaz'ı üzmek istemem ama bu tür bilgileri kendisine vererek, televizyonlarda açıklama yapmasını sağlayanlar Sayın Bakanı sürekli kamuoyunda tartıştıran embesillerdir. Sayın Bakan bu tür boş beleş bürokratlara dikkat etmelidir. Bizden söylemesi.

Kaldı ki, bugün basında çıkan haberlere göre, mülakatın kaldı geçti şeklinde olacağı ve atamaların KPSS puan üstünlüğü esas alınarak yapılacağına göre, sadece mülakata katılım hakkı, KPSS puanı düşükse bir anlam ifade etmeyecektir. Peki hangi açıklama doğru, bekleyip görelim.”