GENEL MERKEZ ÇANKIRI’DA.

Genel Sekreter Musa Akkaş ve Genel Mevzuat ve Toplu Sözleşme Sekreteri M. Yaşar Şahindoğan Çankırı Şube’nin düzenlediği pikniğe katıldı. Piknikte Çankırı Şube Başkanı Nuh Yalçın ve Çankırı Şube Yönetim Kurulu Üyelerinin yanı sıra Ankara 3 No’lu Şube Başkanı Ertekin Engin ve Şube Yönetim Kurulu Üyeleri de hazır bulundu. Üyelerimizin biraraya geldiği ve stres attığı piknikte çeşitli yarışmalar da düzenlendi.

Piknikte bir konuşma yapan Genel Sekreter Musa Akkaş şunları kaydetti: “Bizleri sizlerle buluşturan oksijeni bol, ülkemizin güzel yerlerinden biri olan Ilgaz’da biraraya gelmemizi sağlayan Çankırı Şube Başkanı Nuh Yalçın ve Şube Yönetim Kurulu Üyelerine teşekkür ediyorum. Birlik ve beraberliğimize vesile olan bu pikniğe katılan herkese, emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Türkiye Kamu-Sen’in tüm üyeleri, sizler çok saygıdeğer insanlarsınız. Peygamber Efendimiz bir Hadis-i Şerifinde ‘İnsanların en iyisi insanlara hizmet edendir’ diyor. Ve yine Peygamber Efendimiz “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır’ diyor. Bizler inancımızın ve insan olmamızın gereğini yerine getirdik. Şeytana hizmet edenlerden olmadık. Bu nedenle sizler saygıdeğersiniz. Günümüzde maalesef küçük menfaatler için insanların bir kısmı inançlarını görmezden geliyor. Değer yargılarının alt üst edildiği bir süreci yaşıyoruz. Küçük makamlar için insanlar onurlarından, şahsiyetlerinden ödün vererek hak etmedikleri görevlere geliyorlar. ‘Sendikanı değiştir, al sana müdürlük’ deniliyor. Kimse işin liyakat, kariyer boyutlarında değil. Haksızlığa, hırsızlığa, zulme baş kaldırmanın, ahlaksızlığa karşı çıkmanın, doğruları savunmanın suç olduğu bir zamanda sizler hakkın ve haklının yanında olduğunuz için farklısınız. Doğruları savunduğunuz için farklısınız. Bizler her şeyi takip ediyoruz. İnsanları kandırmadık, kimseye yalan söylemedik, hırsızlık yapanları ortaya çıkardık, yani sendikacılık yaptık.

2016 Mayıs tevkifatlarına baktığımızda; sendikacılık yapanların üye sayısı düşerken, sendikacılık adına hiçbir çalışmayı ortaya koymayanların, gayret göstermeyenlerin ise üye sayısı artıyorsa, burada bir yanlış vardır. Bu durumun araştırma konusu olması lazım.

Kavak ve kabak hikayesini biliyorsunuzdur. Bir kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermişti. Bahar boyunca bitki kavak ağacına sarılarak boy göstermeye başladı. Yağmurların ve güneşin etkisi ile büyümesini hızla sürdüren kabak, kısa sürede kavak ağacı ile neredeyse aynı boya geldi. Hızla büyümesinden gururlanırken bir gün dayanamayıp kavağa sordu: ‘Sen kaç ayda bu duruma geldin ağaç?’ ‘On yılda’ dedi kavak. Kabak çiçeklerini sallayarak güldü. ‘On yılda mı? Ben neredeyse iki ayda senin boyuna geldim.’ Kavak ise kabağın bu sözlerine güldü ve ‘Çok doğru’ diye karşılık verdi sadece. Günler günleri kovaladı ve sonbaharın ilk rüzgarları başladığında kabak önce üşümeye başladı, sonra yapraklarını düşürmeye, soğuklar artıkça da aşağıya doğru inmeye. Bu kez biraz da kuşkuyla sordu kavağa. ‘Neler oluyor bana ağaç?’ Kavak sakin bir şekilde yanıtladı: ‘Telaşlanmaya gerek yok ölüyorsun.’ Kabak hiçbir şey anlamadı sordu ‘Niçin?’ diye... Kavak yine sakin sakin yanıtladı: ‘ Çünkü benim on yılda geldiğim yere sen iki ayda gelmeye çalıştın.’

Dolayısıyla saldırıya, haksızlığa, hukuksuzluğa karşı duranlar her zaman ayakta kalırlar. İşte bu Türkiye Kamu-Sen’dir, Türk Eğitim-Sen’dir. Emek sarfetmeyenler, ahlaksızlığa sessiz kalanlar ise birilerinin gölgesinde büyürler ama bu büyüme içi boş bir büyümedir. Onların sonu çok kötü olacaktır. Bu davranışları sendikacılığı geriye götürmekte ve kamu çalışanlarının geleceğini karartmaktadır.”