GENEL MERKEZ ERZİNCAN VE GÜMÜŞHANE’DE.

Genel Mevzuat ve Toplu Sözleşme Sekreteri M. Yaşar Şahindoğan ile Genel Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri Sami Özdemir, 13 Nisan tarihinde Erzincan, 14 Nisan tarihinde de Gümüşhane şubelerinin düzenlediği istişare toplantılarına katıldı. Toplantılarda Erzincan ve Gümüşhane Şube Başkanları, şube yönetim kurulu üyeleri, ilçe ve işyeri temsilcileri ile şubelerin kadın komisyonu üyeleri hazır bulundu. 
Toplantılarda bir konuşma yapan Genel Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri Sami Özdemir kamu çalışanlarının iş güvencesine göz dikildiğini belirterek, “Bu iktidarın kamu çalışanlarının iş güvencesi ile ilgili ciddi bir sorunu var. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nu değiştirmek istiyorlar. Dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, ‘657 köhneleşmiş bir kanun’ demişti. Evet, bu kanunun değişmesi gereken maddeleri olabilir ama kamu çalışanlarının iş güvencesini etkilememelidir. STK’lar ile oturup değişmesi gereken maddeleri değiştirirsiniz. Herkes bilmelidir ki; iş güvencesi Türkiye Kamu-Sen’in kırımızı çizgisidir. Zira Anayasa’nın 128. maddesi ‘Devletin asli ve sürekli işleri devlet memuru eliyle yürütülür’ diyor. Şayet bunu değiştirmeye çalışırlarsa, iş güvencesi olmayan bir çalışan kitlesi olacak. AKP iktidarının beyninin arkasında ‘devletin memuru değil, hükümetlerin memuru olmak’ düşüncesi yatıyor. Herkes bize biat etsin istiyorlar. Evlatlarımız üniversiteye gidiyor, emek veriyorlar. Ama iş güvencesi kamu çalışanlarının ellerinden alındığında, onların gelecekleri ellerinden alınmış olacak. Bu durumda insanlar çocuklarını işe yerleştirebilmek için siyasi partilerin il yönetimlerine, belediye başkanlarına biat etmek zorunda kalacak. Biz hükümetlerin değil, devletin memuru olmasını istiyoruz. Türkiye Kamu-Sen olarak her platformda bunu gündeme getireceğiz” diye konuştu.
Özdemir “657 Sayılı DMK’yı aslında paralel yapıdan dolayı değiştirmek istiyorlar. Hükümete sesleniyorum: Şayet paralel yapı diyorsanız, bakacağınız adres yetkili sendika olacaktır. Yetkili sendika devletin her kademesinde var. Bu yapıdan mevcut hükümetin bürokratları da rahatsız” dedi.
Genel Mevzuat ve Toplu Sözleşme Sekreteri M. Yaşar Şahindoğan da, “Ülkemizi bölmeye çalışanlar hiç bu kadar güçlü ve pervasız olmamıştı” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye zor günler yaşıyor. Cumhuriyet tarihimiz boyunca belki de hiç bu kadar sıkıntılı bir dönem yaşamamıştık.  Ülkemizi bölmeye çalışanlar hiç bu kadar güçlü ve pervasız olmamıştı. Ülkeyi yönetenler, ülkemizi bölmek isteyenlere karşı hiç bu kadar tavizkar olmamıştı.  Çözüm süreci denilen ihanet sürecinin ülkemizi getirdiği noktayı hepiniz görüyorsunuz.  Ülkemizin belli bir bölgesine ancak operasyonlar yaparak girilebiliyor. Böyle bir tabloyu ne Türkiye Cumhuriyeti ne de Türk insanı hak ediyor. Etle tırnak gibi birbirimizle iç içe geçtiğimiz bu ülkeyi, bölmeye kimsenin gücü yetmeyecektir. Yeter ki siyasi iktidar kararlılıkla bu hainlerin üstüne gitsin."
Şahindoğan şunları da kaydetti:  “Bu iktidar, 13 yıldır kamu çalışanlarına çok zulmetti. İnsanların hak ettiği birtakım makamlar göz göre göre hiçbir insani ve İslami kaygı duyulmadan ellerinden alındı. Kendi okulunu, kurumunu başarıdan başarıya koşturan yöneticilerimizin sırf bunların elini eteğini öpmedi diye görevlerine son verildi. Onların yerine hiçbir özelliği olmayan, ehliyetsiz insanlara okullar ve bu ülkenin eğitimi teslim edildi. Uzun vadede ülke eğitiminin nasıl dibe vurulacağını hepimiz göreceğiz. Eğer bu ülkede hala biraz eğitim varsa, bu inanın ki, gerçekten kaliteli, işini fedakârca yapan Türk Eğitim-Sen üyesi arkadaşlarımızın sayesindedir. Yandaşların yönetici olmaktaki maksatları neydi? Yönetici olup derse girmemek ya da ek ders ücretini daha fazla almaktı. Hiçbirinin ‘Eğitime biraz katkıda bulunayım, okulumun seviyesini yükselteyim’ gibi bir düşüncesi olduğuna inanmıyorum. Tamamen menfaatlerle olaylara yaklaşan bir kitle okulları yönetmektedir ve böyle kişilerden de bu ülkeye asla bir fayda gelmez.”
Yönetici atama sürecinde çok haksızlıklar yaşandığını söyleyen Şahindoğan, “Bu haksızlıklarla ilgili de hukuki mücadeleyi sonuna kadar yapıyoruz, bundan sonra da yapacağız. Hiç kimse meydanı boş zannetmesin. Hiç kimse bizim arkadaşlarımızın haklarının ellerinden alıp, bunu zimmetine geçireceğini ve bu hakkın üstüne oturacağını düşünmesin. Türk Eğitim-Sen var olduğu sürece bu mücadele devam edecektir. Belki çok dava açacağız ama sonunda mutlak haklı olduğumuz için bizler başarılı olacağız” diye konuştu.
Genel Merkez Yöneticileri daha sonra Erzincan Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erdem Başıbüyük ve Erzincan Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Müdürü Doç. Dr. Murat Çetin’i de makamlarında ziyaret etti.