“15 – 17 AĞUSTOS’TA EYLEMLER YAPACAĞIZ”


Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, dün akşam Hayat TV’de yayınlanan “Özel Yayın” a konuk oldu. Kesk Genel Sekreteri İsmail Hakkı Tonbul’un da katıldığı programda Toplu Sözleşme süreci değerlendirildi.

 

KONCUK: İKİ ORDU SAVAŞACAK, KOMUTANLAR İZLEYECEK.BÖYLE ŞEY OLMAZ

Masada ki oturma düzeninin yanlış olduğunu belirten Genel Başkanımız İsmail Koncuk, diğer oturumlarda da bu düzeneğe itiraz edeceklerini söyledi. Koncuk, “ Toplu sözleşme süreci hayırlı ve uğurlu olsun. Bu hayırlı ayda hayırlı sonuçlar umut ediyorum. Biz ilk toplu sözleşmeyi 2012 yılında yaşadık, geçen yılki, toplu sözleşmede heyetler karşılıklı oturdu. Bu zaten taraflar arası bir görüşmedir. Bugün Faruk çelik ve Ahmet Gündoğdu masanın başında oturdu. İki patronun adeta yönettiği bir toplu sözleşme masasıyla karşılaştık. Kamu çalışanlarının iki patronu oldu diye bir değerlendirme yaptım. Böyle bir masa düzeni olmaz. Türkiye Kamu-Sen olarak Toplu Sözleşme masasına aykırı bir oturma düzeninin sağlıklı bir çalışma ortamı sağlamayacağını söyledik. Ahmet Gündoğdu, kendince sendikalara söz hakkı veriyor böyle şey olmaz. Toplu Sözleşme taraflar arasında yapılan  görüşmelerdir. İki tarafın başkanı da tarafların içinde olur, karşılıklı müzakereler yapılır. Yani iki ordu savaşacak, iki tane komutan çıkacak yan yana ordunun savaşmasını seyredecek gibi bir manzara var masada. Bu düzene aslında  kamu çalışanlarına bakışı da ortaya koymaktadır. Biz patronlardan  çok çektik. Şimdi iki patron mantığıyla bu nasıl olacak, olmaz tabi. Ahmet Gündoğdu, Türkiye Kamu-Sen’in bu konuda dava açtığını ve bu dava neticesinde bu oturma düzeninin şekillendiğinden bahsetti. Türkiye Kamu- Sen  Böyle bir şey söz konusu değil, bizim açtığımız dava eşit oturma düzeni içindir. Daha en başından biz düzeninde bile anlaşamazsak sağlıklı bir sürecin işlemesi mümkün değildir. Görüntü olarak yanlış olan bu oturma düzeni pazarlık masasının ruhuna da  aykırı olan bu düzene önümüzdeki günlerde de karşı çıkacağız. Aklı selim umarım galip gelir diye düşünüyorum.” dedi.

 

KONCUK: KAMU ÇALIŞANLARINI ENFLASYONA EZDİRMEDİK SÖZÜ GERÇEĞİ YANSITMIYOR

Bakan Faruk Çelik’in “Kamu çalışanlarını enflasyona ezdirmedik” sözlerini değerlendiren Genel Başkanımız, “Rakamlara bakıldığında gerçeğin hiçte öyle olmadığı görülüyor” dedi. Koncuk, “ Son 10 buçuk yılda kamu çalışanlarının alım gücü yüzde 24.6 lık azalma var. Diğer yandan bu ülkeyi yönetenlerin açıklamalarından hareketle Türkiye’nin reel olarak yüzde 77 oranında büyüdüğü ifade ediliyor ama kamu çalışanlarının  ve emeklilerin alım gücü 24.6 oranında azalmış bu tezattır. Faruk Çelik bugün kamu çalışanları ve  emeklileri enflasyona ezdirmedik , enflasyon üzerinde zam verdik diyor.  Siz enflasyon oranında zam yaptıysanız bu sıfır zam demektir  Kişi başına düşen gelir 3500 dolarken bugün 10 bin 500 dolar açıklaması sayın Başbakan’a aittir. Bu rakamlara bakıldığında kamu çalışanlarının bundan pay alamaması mümkün değildir kabul edilemez. 2002 yılında milli gelirden kamu çalışanlarına ayrılan pay 6.6 idi. Bugün bu oran 6.2’ye inmiştir. Maliye Bakanlığı’nın verileridir bunlar. 5 milyar 84 milyon kamu çalışanlarının cebinden alınıp başka kesimlere peşkeş çekilmiş demektir.” dedi.

Seçim sathı mahalline girildiği bir dönemde elimizin çok güçlü olduğunu düşünüyorum diyen Genel Başkan, “Kamu  işçilerine 3+3 zam verildi. Bizim bundan dolayı endişemiz var ama Türkiye artık seçim sathı mahalline girdi. Yerel, Cumhurbaşkanlığı ve Genel seçimler var önümüzde. Bu dönemde kamu çalışanları ve sendikaların seçim süreci nedeniyle  masada elimizin çok daha güçlü olduğunu düşünüyorum..Yetkili sendikalar masada teslim olmak gibi bir anlayış sergilemezlerse, emin olun ben inanıyorum ciddi bir baskı ile istediğimiz zam ya da zamma yakın oranı alabiliriz. Bu Toplu Sözleşme çok ciddi bir kesimi ilgilendirmektedir. 2 milyon 600 bin kamu çalışanı ile birlikte, 1.8 milyon emekli ve diğerlerini de hesaba katarsak aileleri  ile birlikte  22 milyon insan adına pazarlık yapıyoruz.” dedi.

 

KONCUK: HÜKÜMETİN KAMU ÇALIŞANLARINA BAKIŞI OLUMSUZ

Hükümetin kamu çalışanlarına bakışının olumsuz olduğunun altını çizen Genel Başkan, taleplerin Torba yasada yer almadığını belirtti. Koncuk, “Geçmiş yıllarda hükümet kamu çalışanlarının taleplerine çok olumlu yaklaşmadı. Mali ve Sosyal taleplere de olumlu yaklaşılmadı. Elimde yüzlerce talep var. Aslında bu talep dosyasının daha dar olması gerekirdi ama ne yazık ki adımlar atılmadı. Sicil affı konusu torba yasada olması gerekiyordu ama yok. 2005 yılında göreve başlayan memurlara 1 derece verilmesi de sayın Cumhurbaşkanın bugün imzalamış olduğu torba yasada olması gerekiyordu o da yok. Hükümetin kamu görevlilerine bakış açısında bir olumsuzluk var. Memurla bir türlü barışamayan bir Hükümet anlayışını yıllardır gözlemliyoruz. Emeklilik yaşı 65’e çıkartılmış ama kanun diyor ki, 30 yılını değerlendiririm. 23 yaşında göreve başlayan bir devlet memuru 42 yıl çalışmalı ki emekli olabilsin ama çalışmasının 12 yılını hesaba katmayan bir anlayışla emeklilik sistemi düzenlenemez. Kamu işçilerinde olduğu gibi, tüm çalışma süresi emekliliğe sayılmalı ve bu sorun Toplu Sözleşme döneminde çözülmeli. “Emeklilerimizin durumu gerçekten çok kötü. Tüm kazançların ek ödemelerin, ek derslerin, döner sermayelerin, ikramiye ve fazla çalışma ücretlerinin artık emekli maaşları ve emekli ikramiyelerine yansıtılmasının zamanı gelmiştir. Geçtiğimiz günlerde emekli olan bir arkadaşımıza 1292 TL. maaş bağlandı. Devlet Demir Yollarında 30 yıl çalışan bir arkadaşımız. Bu Türkiye’ye yakışan bir manzara değildir. Ramazan Bayramı geliyor, bayramlar dar gelirliler çalışanlarımız ve emeklilerimiz yönünden tam bir azap bayramı oluyor. Dün bir reklam izledim, torunlarını çocuklarını bekleyen bir dede. Aklıma şu geldi, bu dedenin 40-50 tane torunu gelse hangi maaşla nasıl harçlık verecek hepsine? Emeklilerimizin yaşadığı bu dram ve ızdırap düzeltilmeli ve bir vefa gereği hak ettikleri emekli maaşı ve ikramiye verilmelidir.” dedi.

 

KONCUK: ABDİ İPEKÇİ PARKINDA GECELEYECEĞİZ

Türkiye Kamu-Sen’in 15, 16 ve 17 Ağustos’ta Ankara’da çeşitli eylemler yapacağını ilk kez açıklayan Genel Başkan Koncuk, “İki gece Abdi İpekçi parkında sabahlayacağız” dedi. Koncuk, Kamu çalışanları taleplerimizi biliyor. Defalarca gündeme getirdik. Masada nasıl başarılı olacağız. 3 büyük Konfederasyonun eylem birlikteliği sağlaması lazım. Masada elimizi güçlendirmemiz lazım. Eylemi ne zaman yapacaksın? Masada iş bittikten sonra eylemin bir anlamı yoktur. Testi kırıldıktan sonra bir anlamı yok. Türkiye Kamu-Sen olarak , buradan ilk defa ilan ediyorum 15 Ağustos’ta Şube Başkanlarımız, Yönetim Kurulu üyelerimiz ve il Temsilcilerimiz gelecek ve arkadaşlarımızla Abdi İpekçi parkında geceleyeceğiz.  16 Ağustos’ta ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde ciddi bir eylem  yapacağız, 17 Ağustos’ta ise Sakarya caddesinde  bir eylemimiz olacak . İki gece Abdi İpekçi de sabahlayacağız, mücadele edeceğiz. Biz eylemi bir araç olarak görüyoruz. Masada elimizi güçlendiren bir vasıta olarak görüyoruz. İş bırakma eylemi ihtiyacı doğarsa Kesk’le, Memur-Sen’le ve irili ufaklı diğerlerini de dahil ederek bunu  yapabiliriz. Henüz bu kararlaştırılmadı ama bu kararı da almamız ihtimal dahilindedir. “ dedi.

 

KONCUK: 4/C LİLERE ARTIK  KADRO VERİLMELİDİR

Programda 4/C lilerin durumunu yine gündeme getiren Genel Başkan İsmail Koncuk, "kadro verilmeden bu sorun çözülmez” dedi. Koncuk, “ 4/C li problemi devam ediyor. Kadroya geçirilmiyorlar. Bunlar bizim insanlarımız. “4/C lilere  bu masadan kadro çıkmalı. Eğer bir ülke  23 bin 4/C liye sadece 500-600 TL. fazla maaş vereceğiz diye bunları insanlık dışı çalışma şartlarına, Hukuk dışı çalışma şartlarına mahkum ederse ve onları görmezden gelirse bu ülkede kimsenin insan haklarından bahsetmeye hakkı yoktur.  Kamuda taşeronlaşma almış başını gidiyor. Belediyeleri ve  özel sektörü de dahil edersek sayı 2.5 milyonu buluyor. Bunlar bizim evladımız özel ve kamu tarafından sömürülüyor.  Bu tabloyla Türkiye karşı karşıya kalmamalı. Gerçek anlamda sendikaların eylem birlikteliği olmalıdır.” dedi.

 

KONCUK: EK ÖDEMELER YENİDEN DÜZENLENMELİ

Ek ödemelerin yeniden düzenlenmesi gerektiğine vurgu yapan Genel Başkanımız, geçen yıl yapılan eylemin ses getirdiğini belirterek, “Gerçek anlamda sendika hüviyetimizle eylem birlikteliğini sağlayabilirsek sosyal ve ekonomik anlamda ciddi sonuçlar alabiliriz.” Dedi. Koncuk, “ “Geçtiğimiz yıl bir iş bırakma eylemi yaptık ve bu eylemin amacı öğretmen ve akademisyenlerimizin göz önüne alınmamasıydı. Birçok devlet memurunun ek ödemesi bir miktar artırıldı ama öğretmen ve akademisyenlerimiz başlıca olmak üzere buna Kit’leri de dahil edebiliriz, hekim dışı sağlık çalışanları ve postacıları da dahil edebiliriz, onların ek ödemelerinde de bir artış olmadı. Geçen yıl çok ciddi tepki oldu, biz Öğretmenler, akademisyenler ve Kit çalışanlarının ek ödeme oranlarının 25 ila 75 puan arasında artırılmasını talep ediyoruz. Ek göstergelerin mutlaka yeniden düzenlenmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Ek göstergeler yeniden düzenlemelidir. 657 sayılı yasa köhneleşmiş diyen bizzat Çalışma Bakanı sayın Faruk Çelik’tir. Kendisinin önüne bir çalışma sunduk, dedik ki, 657 sayılı kanunu değiştirecekseniz böyle değiştirin dedik. Son torba yasada kendisine sunduğumuz 80 tekliften bir tanesi bile yer almadı. Bir taraftan 657 köhnemiş diyecek diğer taraftan da böyle düzeltin denilen teklifleri görmezden geleceksiniz. Bu bağlamda, ek gösterge oranlarının da 800 puan artırılmasını talep ediyoruz. Ahmet Gündoğdu yaptığı bir açıklamada, geçtiğimiz yıl yapılan eylemde Kesk ve Türkiye Kamu-Sen’in iki katıydık demiş. Onlar bir saat biz sekiz saat iş bıraktık diyor. Buna çok güldüm. Siz eyleme bie son dakikada  katılma kararı alacaksınız sonrada onların iki katıydık diyeceksiniz.  Ben bu sözleri eyleme iştirak edenlerin takdirine bırakıyorum. Geçen yıl 23 mayısta ciddi ve ses getiren bir eylem yaptık. Eylem birlikteliğinin hükümetin inadını kıracağını biliyorum. Gerçek anlamda sendika hüviyetimizle eylem birlikteliğini sağlayabilirsek sosyal ve ekonomik anlamda ciddi sonuçlar alabiliriz.” dedi.

 

KONCUK: GREV VE SİYASET HAKKIMIZI İSTİYORUZ

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk Memurların Grev ve Siyaset yapma haklarını da istediklerini belirtti. Koncuk, “Grev ve Siyaset yapma hakkını istiyoruz. Anayasa Uzlaşma Komisyonunda da memurun siyaset yapma hakkının önündeki engeller kaldırılıyor. Bu konuda bu masanın konularından biridir. Geçtiğimiz yıllarda şöyle bir kanun çıkarıldı, bir sendika başkanı Milletvekili, il Genel Meclisi hatta Muhtar adayı bile olsa Sendika Başkanlığını, Dernek başkanı ise bu görevini bırakacak. Bu seçilme hakkına engel bir uygulamadır. Türkiye’nin bir siyaset okulu yoktur ve siyasetçiler elbette sivil toplum örgütlerinde yetişecektir. Bunlar mutlaka düzeltilmelidir.” dedi.

 

KONCUK:İLERİ DEMOKRASİ POLİSLERİ MESLEKTEN ATMAK DEMEK ANLAMINA MI GELİYOR?

Sendika kurdukları için meslekten atılan altı polisin durumunu da değerlendiren Genel Başkan İsmail Koncuk, “Meslekten atılan 6 tane polisimizin sadece sendika kurdular diye meslekten atılmasını ben buradan bir kez daha kınıyorum. İleri demokrasinin olduğu sanılan bu ülkede sadece sendika kurdular diye Baba, aile reisi, 6 tane genç polisin meslekten atılması hangi insanlık anlayışıyla bağdaşabilir. Bu hükümetin problemidir. Eğer bu ülkede gerçekten demokrasi varsa, fikir ve örgütlenme hürriyeti varsa bu altı gencimiz mesleğe döndürülmelidir.” dedi.

 

                  ...:: GENEL BAŞKANIN AÇIKLAMASI İÇİN TIKLAYINIZ ::...