HAYDİ KAHRAMANLAR İŞ BAŞA DÜŞTÜ

 

Son günlerde tutturdular bir barış süreci.

Barış : Kavga eden ve savaşan devletler  ve insanlar arasında yapılır.

Türk milleti kiminle kavgalıdır, kiminle savaşmaktadır, kime düşmandır, kimi yerinden yurdundan etmiştir,hangi kundaktaki çocuğu katletmiştir,kimin bayrağına düşman olmuştur,nerede ırkçılık yaparak kan dökmüştür.

Böyle bir şey asla olmamıştır. Olmadığı gibi bu yüce milletin o engin yüreği herkesin  sığındığı yuva olmuş, kendisine, dinine,bayrağına,vatanına saygılı olan herkese kucak açmış,Türkiye de yaşayan herkesi kendisinden saymıştır.

Durum böyle olunca Bu asil millet kimseye düşman değildir ki barışsın. Ama Türk milletine düşman olanlar bellidir ve tam tersiTürk Milletine düşmanlık yapılmaktadır.

Türk milletinin düşmanları:

Andımız kaldırılsın diyenler,

Okul kitaplarından bayrak şiirini kaldıranlar,

Ruhsuz, milletsiz, dinsiz anayasa istiyoruz diyenler,

Anadilde eğitim isteyenler,

Türk milletini 36 etnik yapıya ayırmaya çalışanlar,

Rengini şehitlerimizin kanından alan al bayrağımıza katlanamayıp’’devlet bayrağı olsun’’diyenler,

Anayasadaki Türklük tanımından rahatsız olanlar,

Türk milletine savaş açıp, isyan edip, askerini, polisini şehit eden, 40 000 vatandaşını katleden çocuk katilleri,

Nesepleri belli olmayıp neseplerini bulmaya çalışanlar ve yeni bulanlar,

Menfaatlerini Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yıkılışında ve yok oluşunda görenler,

Bugünkü ihanet sürecinde yer alanlar,

Geçmişlerindeki belirsizlikler nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti’nden intikam almaya çalışanlar,

İşte Türk milletinin düşmanları bunlardır.

Bu Türk düşmanları ile, bölücü örgütle barışmak Türk devletine ve Türk milletine yakışan şey değildir  ve gerek de yoktur. Eğer onlar barışmak istiyorlarsa gelip tövbe  istiğfar  edip, özür dileyip Yüce Türk Milleti’nin engin vicdanına sığınıp af dilemeli ve  adalete teslim olmalıdırlar.

Türk düşmanları bunları yaparken unuttukları bir şey vardır:

TÜRK MİLLETİ  HENÜZ  SON SÖZÜNÜ SÖYLEMEMİŞTİR.

BU milletin haini  ve düşmanı her zaman olmuştur olmaya da devam edecektir.

Ama bu milletin kahramanları da çoktur ve kahramanları ayağa kalktığında hainler hep kaçacak delik aramışlardır.

Buradan o kahramanlara sesleniyorum.

NEREDESİNİZ?

Ey öğretmenler, üniversite çalışanları, eğitim çalışanları, bu ülkenin münevverleri nerede olduğunuzu nerede durduğunuzu, nereye ve kime destek verdiğinizi bir daha kontrol ediniz ve gözden geçiriniz.

Eğitim çalışanlarının problemlerini çözemeyen, çözmek için gayret göstermeyen ve bir araya gelemeyen sendikaların Ülkenin bölünmesi söz konusu olduğunda,anadilde eğitim konusunda,andımızın kaldırılması konusunda nasıl kanka olduklarını hep birlikte müşahede ediyoruz.

Yarın çok geç olmadan nereye ve kime destek verdiğinizi bir daha gözden geçirin.

Başka yerde kahraman aramayın aramayalım.

Bu ülkenin kahramanları bizleriz.

Bu Vatan bölünmesin,

Ezan susmasın,

Bayrak inmesin diyenler.

Hepinizi başı dik, alnı ak, haksızlığın karşısında yılmadan, eğilip bükülmeden dik duran sendikamıza  destek vermeye davet ediyorum.

Tarih yazmak korkakların işi değildir.

Korkakların sonu teslim olmaktır.

Unutmayınız ki:

Dik durursanız sığınak

Eğik durursanız  basamak olursun.

 

 

 

 

 

 

Son Haberler

ÖZEL HİZMET TAZMİNATI İLE İLGİLİ KARARIN AYRIMCILIK İÇEREN MADDELERİNİ YARGIYA TAŞIDIK

Bilindiği üzere, 11.07.2026 tarih ve 33307 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 10.07.2026 tarihli...

“YÖK GYS 2026 HAZIRLIK SETİ” YAYINDA!

Görevde Yükselme Sınavına (GYS) hazırlanan eğitim çalışanlarına destek olmak amacıyla Türk Eğitim-Sen olarak kapsamlı...

GELECEĞİMİZ OLAN ÜNİVERSİTELERİMİZDE AKADEMİK VE İDARİ PERSONELİN SORUNLARI GÖRMEZDEN GELİNEMEZ!

Genel Başkan Yardımcımız Prof. Dr. Fatih İşcan, 21 Temmuz 2026 tarihinde Ankara 11 No.lu Şube Başkanı Mesut Uzuner ve şube yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Hüseyin Atar’ı makamında ziyaret etti.

PROJE OKULLARINDAKİ KEYFİ ATAMALARA VE SOYUT TAKDİR YETKİSİNE YARGI ENGELİ

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı proje okullarında liyakat ve objektif değerlendirme kıstasları göz ardı edilerek...