• Sık Sorulan Sorular
  • Anketler
  • Üye Olmak İstiyorum
  • Acil Kan Bilgi Sistemi
“Türkiye'nin Sendikası ”
No Result
Tüm Sonuçları Gör
Kamusen
UAESEB
  • ANA SAYFA
  • SENDİKAMIZ
    • TES Kurumsal
    • Yönetim
    • Şubelerimiz
    • Türkiye Kamu-Sen’e Üye Sendikalar
  • ARŞİV
    • Haber Arşivi
    • Duyuru Arşivi
    • Yayın Arşivi
      • Sendika Bülteni
      • Eğitimin Sesi Dergisi
      • Eğitim ve Toplum
      • Üniversite Bülteni
      • Kitap, Araştırma, Mevzuat, Resim
      • Broşür ve Afiş Arşivi
    • BASINDA TES
      • Yazılı Basın
      • Görsel Basın
    • Köşe Yazıları Arşivi
  • MEVZUAT
  • HUKUK
  • KAMPANYALAR
  • MİSAFİRHANELER
    • Misafirhanemiz
    • Öğrenci Misafirhanesi
  • İLETİŞİM
  • ANA SAYFA
  • SENDİKAMIZ
    • TES Kurumsal
    • Yönetim
    • Şubelerimiz
    • Türkiye Kamu-Sen’e Üye Sendikalar
  • ARŞİV
    • Haber Arşivi
    • Duyuru Arşivi
    • Yayın Arşivi
      • Sendika Bülteni
      • Eğitimin Sesi Dergisi
      • Eğitim ve Toplum
      • Üniversite Bülteni
      • Kitap, Araştırma, Mevzuat, Resim
      • Broşür ve Afiş Arşivi
    • BASINDA TES
      • Yazılı Basın
      • Görsel Basın
    • Köşe Yazıları Arşivi
  • MEVZUAT
  • HUKUK
  • KAMPANYALAR
  • MİSAFİRHANELER
    • Misafirhanemiz
    • Öğrenci Misafirhanesi
  • İLETİŞİM
No Result
Tüm Sonuçları Gör

GENEL BAŞKAN;TÜRKİYE NEREYE SÜRÜKLENİYOR?

  • 10/02/2010
  • Güncel
Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

TÜRKİYE NEREYE SÜRÜKLENİYOR?

TÜRKİYE NEREYE SÜRÜKLENİYOR? Bu soru bugünlerde toplumsal düşünme kabiliyeti olan pek çok kişinin, kendisine sorup, cevabını veremediği bir soru olarak durmaktadır. Öyle ya, son yıllarda yaşananlar aklı başında her Türk vatandaşını kaygıya sürükleyecek cinsten problemler. Peki, nedir bu problemler:

En kaygı verenden başlayacak olursak,

*Açılım adı altında yaklaşık son yedi aydır yaşadıklarımız. PKK’lı teröristlerin ellerini kollarını sallayarak aramızda dolaşmasına müsaade edilmesi.
*Küresel ekonomik kriz sebebiyle dar ve sabit gelirli vatandaşlarımızın yaşadığı ekonomik mağduriyet.
*İşsizlik oranının her geçen gün artması.
*Genç işsiz oranının yüzde 30’lara ulaşması.
*Atanamayan öğretmen adayı sayısının 327 bini bulması.
*Üniversite mezunu işsiz sayısının 550 binlere çıkması.
*4 C ve 4 B gibi hukuk dışı personel istihdamının giderek her alanda yoğunlaşması.
*Tekel işçileri gibi özelleştirme mağdurlarının her geçen gün artması.
*Türkiye’nin imzaladığı uluslar arası sözleşmelere rağmen kamu çalışanlarına toplu sözleşme, grev ve siyaset hakkının hala verilmemesi.
*Yandaş kayırma anlayışının hemen hemen tüm alanlarda hakim olması.
*Vekaleten yönetme uygulamasının giderek yaygınlaşması.
*Parti devleti görüntüsünün giderek güçlenmesi.
*Hukuk dışı uygulamaların hakim kılınması.
*Her geçen gün kepenk kapatan esnaf sayısının artması.
*Dul, emekli ve yetimlerin göz ardı edilmesi
*Asgari ücretli ve çiftçilerin hatırlanmaması.
*Pastadan memurlara ayrılan payın her yıl azalması.
*Kurumların birbiriyle çatışmaları, bir kör dövüşünün yaşanmasıdır.

Bu problemlere daha başka problemleri eklemek mümkündür. Önemli olan, problemleri saymak yerine, oluşan problemlerin toplumumuzu ne hale getirdiğidir. İktidar yedi yılda kendisine verilen krediyi yeteri kadar değerlendirememiştir. Bu tespiti siyasi bir değerlendirme sonucu yaptığım zannedilmesin. Bu tespit ve sokaklarda yaşananlar üst üste konulduğunda, artık, insanlarımızın yedi yıl önceki umutlarının sönmeye başladığını görebilmek bir kehanet değildir. Dolayısıyla, yaşadığımız olaylar, toplumun derin bir umutsuzluğa sürüklendiğini çok net olarak gözler önüne sermektedir.

Yedi yıl önce 368 Milletvekili ile tek başına iktidara gelen Adalet ve Kalkınma Partisinin, artık, yaşadığımız sosyal, ekonomik bir çok problemi çözeceğine pek çoğumuz inanmış ve sevinçle karşılamıştı. Ancak, aradan geçen yedi yıldan sonra bu inancın yerini, kaygı ve umutsuzluk almış görünmektedir.

Yukarda saydığım ve sizlerin de ekleyeceği problemleri düzeltmek adına bugüne kadar ciddi bir adım ve irade ortaya konulamamıştır. Yedi yıldır yapılan nedir? İşsizliği tavan yaptığı, çaresizliğin her ocağa kabus gibi çöktüğü bugünlerde, “Türkiye nereye gidiyor?” sorusunu sormayan aklı başında bir adam yoktur.

Bütün yaşadıklarımızdan sonra, İktidarın bir çok konuda vites küçültmesi gerektiği inancı bir çoğumuzun düşündüğü bir tedbirdir. Çatışma yerine diyalog arayışlarının güçlendirilmesi, belki genel seçimlere bir yıl kala biraz zor görülmekle birlikte, en azından söylemlere dikkat edilerek sağlanabilir. Bu konuda öncülüğü bizzat, Sayın Başbakan yapmalıdır, muhalefet partilerinin böyle bir sorumlukta öncelik sırasında olmadığı herkesin kabulüdür.

Küresel ekonomik krizin açtığı yaralar tedavi edilmeli, vatandaşın ekmeğine katık bulabilmesi için bir an önce gerekli tedbirler alınmalı, işsizliğin sona ermesi tam anlamıyla mümkün olmasa da, Türkiye tüm ekonomik imkanlarını bu uğurda seferber etmelidir.

Neredeyse asal personel istihdam modeli haline gelen sözleşmeli personel alımına bir son verilmeli, mevcut sözleşmelilerin tamamı kadrolu olarak istihdam edilmelidir. Özelleştirme sebebiyle işsiz, güvencesiz bırakılanlara yönelik olarak uygulanan 4 C modeli, kölelik çağrışımı yapmaktadır. Dünyanın gelişmiş hiçbir ülkesinde bu şekilde personel istihdamı bulunmamaktadır. Özelleştirilen kuruluşların tüm personelinin kazanılmış özlük hakları korunmalıdır. Bu sosyal devlet olmanın da bir gereğidir. “Bu işi daha ucuza yapacak binlerce insan bulunmaktadır.” gibi, ülke insanının ne kadar çaresiz bırakıldığını, kuru ekmeğe muhtaç hale getirildiğini kabullenen yaklaşımlar, ancak devlet yönetimindeki acziyeti gözler önüne serer, başka bir işe de yaramaz.

Ülkeyi yönetenler yandaş memur oluşturma gayretinden derhal vazgeçmelidir. Üç beş bin insanı kazanayım derken milyonlarcasını karşımıza aldığımız görülmek zorundadır. Kaldı ki, yanınıza aldığınızı zannettiğiniz insanlar da bugünü kurtarma telaşı ile sizin ipinize sarılan insanlardır. Daha emin, daha sağlam bir ip ucu bulduğunda, bu anlayıştaki insanların, bu yeni ipin ucuna sarılacağından kimsenin bir şüphesi olmamalıdır.

Başta devlet memurları olmak üzere, tüm dar ve sabit gelirlilerin pastadan payları gittikçe küçülmektedir. Mutlu azınlığın saltanatı, bu dönemde daha bir perçinlenmiş görünmektedir. Garip, gureba sözleri, fakir sofralarında boy göstermek gönlümüzü hoş etmekle birlikte, artık karın doyurmamaktadır. Vatandaş, artık, sözden çok, ocağına düşen ateşin söndürülmesini istemektedir. İnsanlarımız, artık işsiz çocuğuna iş, aşsız hanesine aş istemektedir. Güvence istemektedir, insanca yaşamanın, kendisi için de vazgeçilmez bir hak olduğunu düşünmektedir.

Kısacası insanlar, az laf, çok iş istenmektedir. Memuru, işçisi, esnafı, çiftçisi, emeklisi, işsizi bugün her şeyi sorgulamakta, her yaşananı değerlendirmektedir. Ülkeyi yönetenler çatışan siyaset modelinin bundan sonra prim yapmayacağını görmelidir. Değerler siyaseti, büyük bir taraftar kitlesi oluşturmuş olabilir, ancak bu taraftarların artık bağırmaktan, çağırmaktan mecalsiz kaldığı görülmelidir. Yedi yıldır birileri heybelerini tıka basa doldururken, heybesi hep boş bırakılmış, boş kalmış insanlar artık heybesinin içinde bir şey olmadığını görmekte ve bunu sorgulamaktadır.

Türk Eğitim Sen, bu ülkenin kaynaklarından beslenen, bu ülke insanlarından güç alan bir sivil toplum örgütü olarak bunları, bundan sonraki süreçte de seslendirmeye devam edecektir. Bir avuç mutlu azınlık dışında, yetmiş iki milyonu düşünmek, üyelerimizin hak ve hukukunu savunmak, gündeme getirmek bizim var oluş sebebimizdir.

Son Haberler

MEB Bakan Yardımcısı Sayın Osman Sezgin, Genel Başkanımızı Ziyaret Etti.
Güncel

MEB Bakan Yardımcısı Sayın Osman Sezgin, Genel Başkanımızı Ziyaret Etti.

29 Mart 2023
BASINDA TES

Bunları Biliyor Musunuz? – Hürriyet

29 Mart 2023
Cumhuriyetimizin 100. Yılı Olan 2023, Türk Milletinin 21. Yüzyıla Mührünü Vuracağı Yeni Bir Başlangıç Olacaktır.
Güncel

TBMM Kapanmadan Memurumuzun Acil Çözüm Bekleyen Talepleri de Torba Yasaya Girsin!

29 Mart 2023
Memura Bayram İkramiyesi Torbaya Girsin.
Güncel

Memura Bayram İkramiyesi Torbaya Girsin.

27 Mart 2023
45 Bin Atama Yetmez!
Güncel

45 Bin Atama Yetmez!

27 Mart 2023
Bizi Takip Edin!
Instagram
Facebook
Twitter
Youtube
Kurumsal
  • Yönetim
  • TES Kurumsal
  • Şubelerimiz
  • Türkiye Kamu-Sen’e Üye Sendikalar
Hızlı Erişim
  • Misafirhane
  • Öğrenci Misafirhanesi
  • Anketler
  • İletişim Formu
Bize Ulaşın

Adres: / Erzurum Mahallesi Talatpaşa Bulvarı No:160 Kat:6 Cebeci/ANKARA

Telefon: 0 312 4240960 (8 Hat)

Belgegeçer:  0 312 4240968

E-Mail: iletisim@turkegitimsen.org.tr

Türk Eğitim-Sen Genel Merkez © 2023

Tasarım ve Uygulama | Web Çözüm Yazılım Çözümleri
  • K.V.K.K
  • Gizlilik İlkeleri
  • Bilgi Edinme
  • Kullanım Koşulları
Menu
  • K.V.K.K
  • Gizlilik İlkeleri
  • Bilgi Edinme
  • Kullanım Koşulları
No Result
Tüm Sonuçları Gör
  • ANA SAYFA
  • SENDİKAMIZ
    • TES Kurumsal
    • Yönetim
    • Şubelerimiz
    • Türkiye Kamu-Sen’e Üye Sendikalar
  • ARŞİV
    • Haber Arşivi
    • Duyuru Arşivi
    • Yayın Arşivi
      • Sendika Bülteni
      • Eğitimin Sesi Dergisi
      • Eğitim ve Toplum
      • Üniversite Bülteni
      • Kitap, Araştırma, Mevzuat, Resim
      • Broşür ve Afiş Arşivi
    • BASINDA TES
      • Yazılı Basın
      • Görsel Basın
    • Köşe Yazıları Arşivi
  • MEVZUAT
  • HUKUK
  • KAMPANYALAR
  • MİSAFİRHANELER
    • Misafirhanemiz
    • Öğrenci Misafirhanesi
  • İLETİŞİM

©  Türk Eğitim-Sen  – Tüm Hakları Saklıdır.  Tasarım ve Uygulama.