ENFLASYON, EK ZAM VE REFAH PAYI İLE TELAFİ EDİLMELİDİR

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci Mayıs Ayı Enflasyon rakamlarını değerlendirdi.

Kahveci açıklamasında;

“TÜİK tarafından açıklanan 2026 yılı mayıs ayı enflasyon rakamları, ekonomide yaşanan fiyat artışlarının hız kesmediğini bir kez daha ortaya koymuştur. Açıklanan veriler, sabit ve dar gelirli kesimlerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların geçici olmadığını, aksine her geçen ay daha da belirgin hâle geldiğini göstermektedir. Yıllık enflasyonun %32,61 seviyesine yükselmiş olması, çalışanların ve emeklilerin gelirlerinde meydana gelen kaybın ulaştığı boyutu açıkça gözler önüne sermektedir.

Resmî verilere göre mayıs ayında fiyatlar ortalama %1,71 oranında yükselmiştir. Böylece yılın ilk beş ayında gerçekleşen toplam enflasyon %16,61’e ulaşmıştır. Henüz yılın yarısına gelinmeden ortaya çıkan bu tablo, 2026 yılı için belirlenen hedeflerle ekonomik gerçekler arasındaki farkın giderek açıldığını göstermektedir. Gelinen noktada uygulanan politikaların, özellikle ücretli kesimlerin alım gücünü korumakta yeterli olmadığı görülmektedir.

Hatırlanacağı üzere ocak ayında memur ve emeklilere altı aylık dönem için %11 oranında maaş artışı yapılmış, ayrıca brüt 1000 TL seyyanen ödeme verilmiştir. Ancak yılın ilk beş ayında gerçekleşen %16,61’lik enflasyon, söz konusu artışın tamamını ortadan kaldırmış; memur ve emekliler daha şimdiden %5,61 oranında alacaklı duruma gelmiştir.

Bugün yüksek enflasyon; kamu çalışanları ve emekliler açısından yalnızca rakamlardan ibaret değildir. Azalan alım gücü, küçülen aile bütçeleri, artan borç yükü ile her geçen gün zorlaşan hayat şartları anlamına gelmektedir. Bu süreç, ekonomik sonuçlarının yanında toplumsal açıdan da dikkatle değerlendirilmesi gereken bir tablo ortaya çıkarmaktadır. Yıllık enflasyonun %32,61 seviyesine çıkmış olması, yaşanan refah kaybının geçici olmaktan çıkıp kalıcı bir hâl almaya başladığını göstermektedir.

Bugüne kadar görüldüğü üzere, ücretleri baskılayarak enflasyonu düşürmek mümkün olmamaktadır. Geçtiğimiz günlerde ekonominin son 23 çeyrektir kesintisiz büyüdüğü ifade edilmiştir. Memur ve emekliler hem ekonomik büyümenin sonuçlarından yeterince pay alamamakta hem de enflasyon yükseldiğinde ilk fedakârlığı yapmak zorunda bırakılmaktadır. Sosyal adaletin gereği; refahın da yükün de toplum kesimleri arasında hakkaniyetli şekilde paylaşılmasıdır

Bu doğrultuda;

Memurlara derhâl ek zam yapılmalıdır.

Bu artış mutlaka refah payı ile desteklenmelidir.

Maaş artışlarında eşel mobil sistemine geçilmeli, gerçekleşen enflasyon gecikmeksizin maaşlara yansıtılmalıdır.

Beklentimiz; gelir kaybı her geçen gün büyüyen kamu çalışanları ve emeklilerin sorunlarına çözüm üretecek adil, kalıcı ve gerçekçi düzenlemelerin yapılmasıdır.

Türkiye Kamu-Sen olarak emeğin değerini koruma, kamu görevlilerinin haklı taleplerini savunma ve ekonomik adalet mücadelesini sürdürme kararlılığımızı bundan sonra da aynı güç ve kararlılıkla devam ettireceğiz.” dedi.

Son Haberler

ÖZEL HİZMET TAZMİNATI İLE İLGİLİ KARARIN AYRIMCILIK İÇEREN MADDELERİNİ YARGIYA TAŞIDIK

Bilindiği üzere, 11.07.2026 tarih ve 33307 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 10.07.2026 tarihli...

“YÖK GYS 2026 HAZIRLIK SETİ” YAYINDA!

Görevde Yükselme Sınavına (GYS) hazırlanan eğitim çalışanlarına destek olmak amacıyla Türk Eğitim-Sen olarak kapsamlı...

GELECEĞİMİZ OLAN ÜNİVERSİTELERİMİZDE AKADEMİK VE İDARİ PERSONELİN SORUNLARI GÖRMEZDEN GELİNEMEZ!

Genel Başkan Yardımcımız Prof. Dr. Fatih İşcan, 21 Temmuz 2026 tarihinde Ankara 11 No.lu Şube Başkanı Mesut Uzuner ve şube yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Hüseyin Atar’ı makamında ziyaret etti.

PROJE OKULLARINDAKİ KEYFİ ATAMALARA VE SOYUT TAKDİR YETKİSİNE YARGI ENGELİ

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı proje okullarında liyakat ve objektif değerlendirme kıstasları göz ardı edilerek...