2008 AĞUSTOS VE 2009 ŞUBAT’TA TOPLAM 100 BİN ÖĞRETMEN ATAMASI YAPILMALIDIR

Milli Eğitim Bakanlığı, 21 Ağustos tarihinde 15 bin 744’ü kadrolu, 2 bin 449’u sözleşmeli toplam 18 bin 193 öğretmen ataması yapacaktır.
Ancak ülkemizde atama bekleyen tam 220 bin öğretmen adayı vardır. Büyük umutlarla okullarından mezun olan, görevinin başına geçeceği günü heyecanla bekleyen öğretmen adayları ne yazık ki hüsran yaşamaktadır. Öğretmen olmak için yıllarca okuyan ancak, bu kez de KPSS ile test edilen adaylar, diplomalı işsiz olarak, sıranın kendisine geleceği günü beklemektedir.
Ülkemizde öğretmen açığı önlenemezken; buna karşın atama bekleyen 220 bin öğretmen adayı varken, Bakanlığın yaptığı alımları anlamak mümkün değildir. Öğretmen açığı; yılda 20 bin, 30 bin kişi istihdam ederek ya da 300-400 YTL karşılığında ücretli öğretmen çalıştırarak çözülemez. Bu sorunu gidermek için Ağustos ayında 50 bin, 2009 yılının Şubat ayında da 50 bin öğretmen ataması yapılmalıdır. Altı ay içinde toplam 100 bin öğretmen ataması yapılmadığı taktirde, öğretmen açığı daha da büyüyecek ve eğitim büyük yara alacaktır.
Ülkemizde ne yazık ki öğretmen adayları işsizliğin kucağına itilmektedir. En verimli, en üretken çağlarını diplomalı işsiz olarak geçiren adaylar, hükümetin yanlış politikalarına kurban edilmektedir. Hükümetin eğitim politikası, ne öğretmen adaylarının talebini karşılayabilecek, ne de öğretmen açığını çözebilecek niteliktedir. Durum böyle olunca, eğitimde kalite bir türlü yakalanamamakta, başarı da istenilen ölçüde olmamaktadır.
Üstelik Bakanlığın öğretmen açığını sözleşmeli öğretmen alarak gidermeye çalışması, ücretli öğretmen çalıştırması da ayrı bir tartışma konusudur. İnsan yetiştirmek gibi ulvi bir mesleği ticarileştiren zihniyet, eğitimin atar damarını kesmektedir. Bakanlık, öğretmenlerimizi güvenceden yoksun, hakka ve hukuka uygun olmayan bir yöntemle çalıştırarak, aslında BÜYÜK SUÇ İŞLEMEKTEDİR. Eğitimin temel aktörlerini ticari bir meta gibi gören bu anlayışa ivedilikle son verilmelidir. Dolayısıyla Türk Eğitim-Sen’in öteden beri dillendirdiği çağırıyı bir kez daha yapmak istiyoruz: “Kadrolu öğretmenlik dışındaki tüm istihdam şekillerine son verilmeli, sözleşmeli olarak çalıştırılan öğretmenler kadroya alınmalıdır.”
Öğretmenlik mesleği büyük özveri ister. Ancak ülkeyi ve eğitim camiasını yönetmek daha büyük özveri ister. Öğretmenlerimiz, büyük özveriyle ve meslek aşkıyla görevlerinin başındadır. Öğretmen adaylarımız da yine fedakarca davranarak, yıllarca atanamayacaklarını, işsiz kalabileceklerini, yıllarını boşa geçirebileceklerini bile bile öğretmenlik mesleğini tercih etmektedir.
Peki buradan siyasi erk’e soruyoruz: “Siz ülkeyi yönetirken, ne kadar özveri gösteriyorsunuz? Öğretmen adayları, sesimizi duyun diye feryat ederken, siz buna ne ölçüde duyarlılık gösteriyorsunuz?”

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Son Haberler

ÖZEL HİZMET TAZMİNATI İLE İLGİLİ KARARIN AYRIMCILIK İÇEREN MADDELERİNİ YARGIYA TAŞIDIK

Bilindiği üzere, 11.07.2026 tarih ve 33307 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 10.07.2026 tarihli...

“YÖK GYS 2026 HAZIRLIK SETİ” YAYINDA!

Görevde Yükselme Sınavına (GYS) hazırlanan eğitim çalışanlarına destek olmak amacıyla Türk Eğitim-Sen olarak kapsamlı...

GELECEĞİMİZ OLAN ÜNİVERSİTELERİMİZDE AKADEMİK VE İDARİ PERSONELİN SORUNLARI GÖRMEZDEN GELİNEMEZ!

Genel Başkan Yardımcımız Prof. Dr. Fatih İşcan, 21 Temmuz 2026 tarihinde Ankara 11 No.lu Şube Başkanı Mesut Uzuner ve şube yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Hüseyin Atar’ı makamında ziyaret etti.

PROJE OKULLARINDAKİ KEYFİ ATAMALARA VE SOYUT TAKDİR YETKİSİNE YARGI ENGELİ

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı proje okullarında liyakat ve objektif değerlendirme kıstasları göz ardı edilerek...