ARAMIZDA DEVE KUŞU MU VAR!

AKP 7 yıldır iktidar.
7 yıldır açılım olmadı.
ABD Irak’tan ordu çekiyor, geride bırakacağı “kukla Irak yönetiminin” başına bir kaza-bela gelsin istemediği için AKP’den ve PKK’dan “açılım” istedi.
ABD planladı.
“Açılım(!)” oluyor.
Türkiye bölünmeden, parçalanmadan, “iki bayraklı-iki milletli-iki devletli-iki ordulu olmadan” ve tarihleri boyunca “Kürt kardeşlerine en küçük bir haksızlık yaptıklarına inanmayan Türklerin” duyguları yara almadan bu açılım olacaksa, hoş geldi, sefa geldi.
PKK silahı bırakır.
Teslim olur.
Bayram olur.
Türkler de sevinir.
Kürtler de gönenir.
Demokratik açılımlar sonra gelir. Tersi olacaksa; Orta Doğu’da petrolü kontrol etmek isteyen ABD ve AB’nin çizdiği “yeni diye sunulan eski emperyalist çizgiye” uygun düşecek şekilde; Irak parçalanıp, Irak’ta bir “Irak Kürdistan Eyaleti,” Türkiye’de açılımla üretilmiş bir “Türkiye Kürdistan Eyaleti” kurulacaksa, biz de kafamızı kuma gömmeyelim.
Aramızda deve de olabilir.
Kuş da olabilir.
Deve kuşu da olabilir.
Devenin hakkını deveye!
Kuşun hakkını kuşa verelim.
Biz deve kuşu olmayalım.
PKK silahları bırakmayacaksa; 86 yıllık Türkiye Cumhuriyeti ulus devletini parçalayacak “özerklik-federasyon-Diyarbakır bağımsız genel valiliği-doğu eyaleti” türü üretmeler, PKK’lıları dağdan indirip DTP içinde siyasete katmalar, eski terörist PKK’lılarla güçlendirilmiş DTP’ye, Washington’da “temsilcilik açma” hakkı tanımalar; il, ilçe, kasaba, köy isimlerini Kürtçe adlara (aslında pek çoğu Ermenicedir, Kürtçe diye yuttur gitsin yapıyorlar) çevirmeleri; “İşte bak demokratik açılım yapıyoruz” diye Türk milletine yedireceklerse biz de “Irak petrollerinin durumu ne olacak” diye soralım, sorgulayalım.
Kafayı kuma gömmeyelim.
ABD Merkez Bankası’nın eski efsane başkanı Alan Greenspan, 2007 yılının sonbaharında; “Herkes biliyor, Irak savaşı petrol yüzündendir” dedi.
ABD ve İngiltere!
Dünyayı aldattılar.
Yalan söylediler.
Irak’a ordu çıkarttılar.
“Demokrasi, özgürlük” getireceğiz dediler. 1 milyon kişiyi öldürdüler. ABD ve İngiltere’nin söylediklerini aynen kabul eden Kuzey Irak’ta bir Kürt devleti, Bağdat’da da bir kukla hükümet kurdular. Önce Hasan El Bekr ve devamında Saddam Hüseyin tarafından “millileştirilmiş Irak’ın petrolüne” yeniden el koydular.
215 milyar varil rezerv.
Çok kolay çıkartılabilir, ucuza mal edilebilir, kalitesi yüksek Irak petrolünün yüzde 75’ini İngiliz ve ABD petrol şirketlerine, yüzde 25’ini de Iraklı Araplar ile Kuzey Iraklı Kürtlere bırakan bir yasa tasarısı yaptılar. ABD ve İngiltere; 90 yıl önce, Osmanlı çöktüğünde, yaptıkları gibi Irak’ın yeraltı zenginliğine, 90 yıl sonra yeniden el koymuş oldular.
Türkiye’ye yakışan.
Aydınlara yakışan!
Demokratlara yakışan!
Açılımcılığa yakışan!
86 yıl önce “emperyalizme boyun eğmemek” için kurtuluş savaşı vermiş Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’na, Başbakanı’na, milletvekillerine, parti başkanlarına ve hatta Türkiye’nin hapishanesinde yatmakta olan PKK kurucusu terörist Apo’ya yakışan; “ABD ve İngiltere’ye, siz Irak’ın petrollerine ne hakla el koyuyorsunuz” diye bağırabilmektir. ABD istedi diye açılım yapmak demokratlık değil, kuklalıktır.
Deve kuşu olmayalım.
Kafayı kuma gömmeyelim.
Gerçeği görelim.

Necati Doğru-VATAN Gazetesi-12.08.2009

Son Haberler

ÖZEL HİZMET TAZMİNATI İLE İLGİLİ KARARIN AYRIMCILIK İÇEREN MADDELERİNİ YARGIYA TAŞIDIK

Bilindiği üzere, 11.07.2026 tarih ve 33307 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 10.07.2026 tarihli...

“YÖK GYS 2026 HAZIRLIK SETİ” YAYINDA!

Görevde Yükselme Sınavına (GYS) hazırlanan eğitim çalışanlarına destek olmak amacıyla Türk Eğitim-Sen olarak kapsamlı...

GELECEĞİMİZ OLAN ÜNİVERSİTELERİMİZDE AKADEMİK VE İDARİ PERSONELİN SORUNLARI GÖRMEZDEN GELİNEMEZ!

Genel Başkan Yardımcımız Prof. Dr. Fatih İşcan, 21 Temmuz 2026 tarihinde Ankara 11 No.lu Şube Başkanı Mesut Uzuner ve şube yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Hüseyin Atar’ı makamında ziyaret etti.

PROJE OKULLARINDAKİ KEYFİ ATAMALARA VE SOYUT TAKDİR YETKİSİNE YARGI ENGELİ

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı proje okullarında liyakat ve objektif değerlendirme kıstasları göz ardı edilerek...