AKADEMİ EĞİTİMİ KISALTILMALI, 10 BİN ÖĞRETMEN 1 EYLÜL’DE GÖREVE BAŞLATILMALIDIR!

Genel Başkanımız Talip Geylan, 13.03.2026 tarihinde Bengütürk TV’de yayınlanan “Ajanda” programının canlı yayın konuğu oldu.

2025 AGS kapsamında öğretmen adayları 12 ay eğitim alacak ve en iyi ihtimalle 2027 yılında göreve başlayacaklar.

Programda öğretmen atamaları ve Milli Eğitim Akademisi hakkında önemli açıklamalar yapan Geylan, “Akademi Giriş Sınavı kapsamında 2025 yılında 10 bin öğretmen ataması yapıldı. Ancak geride bıraktığımız yıl içinde emekli olan, istifa eden ya da vefat eden öğretmen sayısı 9 bin 127’dir. Dolayısıyla 10 bin öğretmen ataması, sadece emeklilik, istifa gibi nedenlerle bakanlıktan ayrılan öğretmenlerin oluşturduğu boşluğu ancak dolduracaktır. Diğer yandan 2025 AGS kapsamında öğretmen adayları 12 ay eğitim alacak ve en iyi ihtimalle 2027 yılında göreve başlayacaklardır. 2026 yılında da yaklaşık 10 bine yakın öğretmenimizin bakanlıktan ayrılacağını öngördüğümüzde 10 bin öğretmen ataması,eğitimin hangi ihtiyacına çare olacaktır?” diye konuştu.

2025-2026 eğitim-öğretim yılında 62 ilde görev yapan ücretli öğretmen sayısı 71 bin 757’dir.

Ücretli öğretmen görevlendirmesine de dikkat çeken Geylan, şunları kaydetti: “Eğitim-öğretim yılı başlarken yeterli sayıda öğretmen ataması yapılmadığı için ilçe milli eğitim müdürlükleri, öğrencilerin derslerinin boş geçmemesi amacıyla ek ders ücreti karşılığında ücretli öğretmen görevlendirmektedir. Başka bir ifadeyle ücretli öğretmenlik, öğretmen açığını gidermek için pansuman bir tedbir olarak uygulanmaktadır. Ancak günümüzde ülkemizde ücretli öğretmenlik uygulaması, geçici bir yöntem olmaktan çıkmış ve neredeyse asal istihdam haline gelmiştir.

Buna çok çarpıcı bir örnek vermek istiyorum: Türk Eğitim-Sen olarak her yıl 81 il valiliğine yazı göndererek okullardaki ücretli öğretmen sayısı ile norm kadro açığına ilişkin güncel verileri talep etmekteyiz. Buna göre 2025-2026 eğitim-öğretim yılında 62 ilde görev yapan ücretli öğretmen sayısı 71 bin 757’dir. Üstelik ücretli öğretmenlerin hepsi eğitim fakültesi mezunu da değildir. 71 bin 757 ücretli öğretmenin 5 bin 862’si ön lisans mezunudur. Ayrıca 55 ilde toplam norm kadro açığı 80 bin 449’dur. Bu kadar yüksek sayıda ücretli öğretmen görevlendirmesi ve norm kadro açığı bulunmasına rağmen 2025 yılında sadece 10 bin öğretmen ataması yapılması kabul edilebilir değildir.Bu sorunun çözümü için an azından ücretli öğretmen çalıştırmaya ihtiyaç kalmayacak sayıda öğretmen ataması yapılmalıdır.”

10 bin öğretmenimizin Milli Eğitim Akademisi’nde 12 ay eğitim alacağını da hatırlatan Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Üniversiteden mezun olmuş ve sınav kazanarak öğretmenliğe hak kazanmış bu öğretmenlerimiz bir yıl daha eğitim alacaktır. Bakınız; akademi eğitim programı yayınlandı. Peki eğitim fakültelerinde kazandıramadığımız hangi bilgi ve beceriyi akademide kazandıracağız? Bu uygulama aynı zamanda eğitim fakültelerindeki eğitimi de itibarsızlaştırmaktadır.

Ayrıca şu hususa da dikkat çekmek istiyorum: Bilindiği gibi şu anda 8 ilde Milli Eğitim Akademisi kuruldu. Akademi eğitiminde bu öğretmenlerimize sadece 32 bin TL ödeme yapılacaktır. Ancak adaylar konaklama, yeme-içme ve ulaşım giderlerini kendileri karşılayacaktır. 32 bin TL ile bu nasıl mümkün olacaktır? Bugün Ankara’nın en ücra semtinde bile 20 bin TL’nin altında ev bulmak mümkün değildir.

Bu noktadaki talebimiz, Milli Eğitim Akademisinde verilen eğitimin süresinin kısaltılması ve bu öğretmenlerimizin 1 Eylül’de sınıflarıyla buluşmasıdır.”

Hükümetimiz ek atama müjdesi vermelidir!

Şu anda 2023 KPSS’ye girmiş, ilk 20 bine girerek atanmaya hak kazanmış, ancak mülakatlar nedeniyle atama hakkı elinden alınan 1.611 öğretmenimizin de bulunduğunu söyleyen Geylan, “Bu öğretmenlerimiz büyük bir hak gaspı yaşadı. Mülakat yazılı sınav başarısını rencide eden bir uygulamadır. Dolayısıyla bu arkadaşlarımızın haklarının iade edilmesi en büyük temennimizdir” dedi.

Bir diğer mağduriyeti de 2024 KPSS’ye giren öğretmenlerimizin yaşadığına dikkat çeken Geylan, “Derece yapmalarına rağmen branşlarında çok düşük sayıda kontenjan ayrıldığı için atanamayan öğretmenlerimiz vardır. Örneğin Türk Dili ve Edebiyatı branşında yalnızca 29 kişi atanmıştır. Düşünebiliyor musunuz; KPSS’de derece yaparak ilk 30’a girmenize rağmen, kontenjan sadece 29 kişi olduğu için atanamıyorsunuz! Hükümetten beklentimiz, bu mağduriyetlerin giderilmesi ve bu öğretmenlerimiz için ek atama müjdesi verilmesidir” diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanlığı’nı okullarda gerçekleştirdiği Ramazan etkinliklerinden dolayı tebrik ediyorum.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okullarda düzenlenen Ramazan etkinliklerine de değinen Geylan, etkinliklerin bazı çevreler tarafından eleştirildiğini hatırlatarak bu eleştirileri yersiz bulduğunu ifade etti. Geylan, söz konusu etkinliklerin 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu ile örtüştüğünü belirterek şunları söyledi:“1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun amaçlarına baktığımızda, Türk milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren yurttaşlar yetiştirmenin hedeflendiği görülmektedir. Dolayısıyla Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ramazan etkinlikleri kapsamında aldığı tedbirler 1739 sayılı Kanuna uygundur. Kanuna uygun bir düzenlemenin eleştirilmesini anlamakta güçlük çekiyorum.Konuyla ilgili bazı sendikaların eylem kararı aldığını görüyoruz. Oysa ortada herhangi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Uygulama gönüllülük esasına dayalıdır. Bu nedenle yapılan eleştirileri ideolojik ve politik buluyorum. Milli Eğitim Bakanlığı’nı da bu uygulamasından dolayı tebrik ediyorum. Ramazan etkinlikleri, değerler eğitimi verilmesi ve öğrencilerimize milli ve manevi değerlerin kazandırılması açısından doğru bir uygulamadır.”

Akademik zam, Türk üniversitelerinin geleceği açısından da önemli bir tedbir olacaktır.

Üniversitelerimizle ilgili de açıklamalar yapan Geylan, akademik zam konusuna vurgu yaptı. Üniversitelerimizde bilim üreten akademisyenlerimizin, mesleki statüleriyle doğru orantılı bir ücret almadığını bildiren Geylan, “Bazı araştırma görevlisi arkadaşlarımızın maaşı, işçi statüsündeki personelden dahi daha düşük seviyede kalabilmektedir. Geçim derdiyle meşgul olan bir bilim insanından sağlıklı ve verimli bilim üretmesini beklemek mümkün değildir. Bu nedenle akademisyenlerimizin geçim sıkıntısını giderecek adımların atılması gerekmektedir” dedi.

Ülkemizin her alanında lokomotif gücün üniversitelerimiz olduğunu söyleyen Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Lisans düzeyinde eğitim gören en başarılı öğrencilerin bir meslek olarak akademisyenliği tercih etmesi beklenir. Zira Türk akademisinin daha ileriye taşınması ancak bu şekilde mümkün olacaktır. Ancak bugün akademik başarısı yüksek öğrencilerimiz akademisyenliği tercih etmek yerine, ekonomik getirisi daha yüksek olan mesleklere yönelmektedir. Bu sağlıklı bir durum değildir.Bu nedenle akademik zam yapılması, akademisyenlerimizin ücretlerinin iyileştirilmesi sadece halihazırda görev yapan bilim insanlarımızın yaşadığı sıkıntıları gidermekle kalmayacak, aynı zamanda Türk üniversitelerinin geleceği açısından da önemli bir tedbir olacaktır.”

Eş durumu tayin taleplerinin karşılanmamasının hiçbir meşru gerekçesi olamaz!

Üniversite idari personelinin eş durumu tayin hakkı konusunda ciddi sorunlar yaşadığını da dile getiren Geylan, Anayasa’nın 41. maddesinin kamu yönetimine aile birliğini koruma yükümlülüğü getirdiğini hatırlattı. Bu nedenle eş durumu tayin taleplerinin karşılanmamasının hiçbir meşru gerekçesi olamayacağını belirten Geylan şöyle konuştu:“Şöyle bir örnek vermek istiyorum: Eş durumu tayini için eşin en az 360 gün sigortalı olma şartı aranmaktadır. Ancak bu şart birçok aile için ciddi mağduriyetlere yol açmaktadır. Örneğin eşiniz Karaman’a tayin istemiş ve göreve başlayalı henüz üç ay olmuş olabilir. Siz de eşinizin yanına tayin talebinde bulunmak istiyorsunuz; ancak eşiniz bulunduğu işyerinde 360 gün sigorta şartını henüz karşılamadığı için bu talepte bulunamıyorsunuz. İşte bu tür uygulamalar aile birliğini zedelemektedir. Kamu yönetiminin görevi aile bütünlüğünü korumaktır. Bu nedenle üniversite idare personelinin tayin talebi eksiksiz olarak karşılanmalıdır.”

Son Haberler

İŞGÜZARLIĞIN DANİSKASI!

Genel Başkanımız Talip Geylan, İstiklal Marşı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilişinin 105. yıl...

MEB GÖREVDE YÜKSELME YÖNETMELİĞİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİĞE DAVA AÇTIK Bilindiği üzere Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 05.03.2026...

ÖĞRETMENLERİMİZE EK DERS ZAMMI ŞART!

Genel Sekreterimiz Selahattin Dolgun, Genel Başkan Yardımcılarımız Orhan Kütük ve Prof. Dr. Fatih İşcan...

YÜZ BİNİ AŞKIN ÖĞRETMEN EMEKLİ OLABİLİRSE, GENÇ EĞİTİMCİLER İÇİN ÖNEMLİ BİR KADRO FIRSATI DOĞACAKTIR.

Genel Başkanımız Talip Geylan ve Genel Başkan Yardımcımız İrfan Kılınçer, 12.03.2026 tarihinde Kastamonu Şubemizin...