İSMAİL KONCUK, SEN NEYMİŞSİN BE!

“-Milletin özgürlüğünün bir daha tehlikeye girmemesi, devletin kurumlarına bir daha cuntanın musallat olmaması için FETÖ’nün tüm hücrelerinin kurumlardan temizlenmesi, millete namlu doğrultan kana susamış hainlerin ayıklanıp atılması için HUKUK ÇERÇEVESİNDE hızlı adımların atılması gerekmektedir. SENDİKA OLARAK, BAŞINDAN BERİ BÖYLE DÜŞÜNÜYOR, bu çerçevede adım atılmasını istiyor ve destekliyoruz. Bununla birlikte, FETÖ mensuplarının kamudan tasfiyesi kapsamında gerçekleştirilen açığa alma ve ihraç işlemlerinde; ölçütler ve işlemler noktasında kurumlar arasında KARAR VE UYGULAMA BİRLİĞİNİN SAĞLANMASINI, MASUM OLDUĞUNU İSPATLAYANLARIN GÖREVE DÖNDÜRÜLMESİNİ de FETÖ’yle mücadelede olması gereken sonuca ulaşılması noktasında önemli ve gerekli görüyoruz. FETÖ ile mücadele ediliyormuş algısı oluşturan çıkarcı çevrelerin, FETÖ SUÇLAMASIYLA MASUM İNSANLARA ZULMETMESİNİN ve bunları ayıklaması gereken mercilerin de hata yapmamak adına hiçbir şey yapmayarak masumları kaderine terk etmesinin önüne geçilmelidir.”

***

Bu satırların sahibi, okuduğunuzda doğal olarak ilk aklınıza gelen isim yani  Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk değil!

Doğru;

İlk açığa alma işlemlerinin yapıldığı 19 Temmuz 2016’dan itibaren Genel Başkan İsmail Koncuk, Devletimizin bekasına ve milletimizin selametine kast eden başta FETÖ ve PKK olmak üzere tüm terör örgütleriyle en sert şekilde tavizsiz mücadele yapılması gerektiğini söylerken; diğer yandan da her platformda ve mevkisi ne olursa olsun herkese karşı şu satırlarda belirtildiği gibi “Hukuk çerçevesinde kalınması, adaletten şaşılmaması, eşit muamele yapılması, savunma hakkı verilmesi, kurunun yanında yaşın da yakılmaması, masumların mağdur edilmemesi, uygulama birliği sağlanması.. vs.” vurgularını hiç durmadan dile getiriyor.

Hatta bunları, kelli felli adamların(!) ve koca koca kuruluşların tırsarak sus pus olduğu bir süreçte çekinmeden ve cesaretle dile getiriyor.

Dolayısıyla, yukarıdaki beyanın sahibinin sayın Koncuk olduğuna dair ilk intibaınız, son derece doğaldır.

Ama yanıldınız!

Bu ifadelerin sahibi, 7 Ocak 2017’de toplanmış olan Eğitim Bir Sen Başkanlar Kurulu.

Evet, kulaklarınıza inanın!

Evet, o EBS!

Binlerce üyesi açığa alınmamış ya da ihraç edilmemiş gibi aylardır lay lay lomlarda günü geçiren EBS!

Mağdur olan üyesine, bırakın sahip çıkmayı, “suçluyu savunan pozisyonuna düşmek istemiyoruz” diye yüzüne telefon ahizelerini çarpan EBS!

İhraç edilen üyesine hukuk yardımı yapacağı yerde “Hocam, siz artık bizim üyemiz değilsiniz” diyerek gerisini dönen EBS!

FETÖ’nün kurduğu sendikayla nikah kıymış olmasını, yıllarca beraber ıslanarak menfaat yollarında birlikte yürümüş olmasını kamufle etmek istercesine bütün dramlara, haksızlıklara, hukuksuzluklara kör bakan sağır duran EBS!

***

İşte bu ebs şimdi çıkmış neler söylüyor.

Olsun..

Bu da bir mesafedir.

İnanın, sendikal anlamda geldikleri bu noktaya seviniyorum.

Keşke, ilk baştan beri bu ahlaki tavrı koymuş olsalardı da, beraberce birçok haksızlığa mani olabilseydik.

Keşke, bundan sonraki süreçte -samimiyetle diliyorum ki- sendikal gerekliliklerin asgarisini bari yerine getirebilseler.

Ki, kendileri namına önemli bir kazanım olacak olan bu nitelik sayesinde Türk memur sendikacılığı büyük bir ayıptan kurtulacaktır.

***

Neyse…

Kendilerine acizane tavsiyem: Rol modeliniz olan/olması gereken Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk’u takip etmeye devam edin. Sendikal sıhhatiniz için kesinlikle faydalı olacaktır.

Talip GEYLAN