YENİ KAPI RUHU VE MİLLİ BİRLİK İÇİN ÖNCE KAFALAR DEĞİŞMELİDİR.

Herkesin bildiği gibi 15 Temmuz 2016 günü Türkiye bir kabus yaşamış,Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir tehlikeyle karşı karşıya bırakılmıştır.
15 Temmuz; TSK’yı da bölerek, parçalayarak, milleti birbirine düşürerek, Türkiye’de iç çatışma yaratma çabasında olanların,
Türkiye’yi, Suriye, Irak yapma amacı taşıyanların bir girişimi idi.
Hamdolsun milletimizin ve bütün siyasi partilerimizin feraseti ile bu hain darbe girişimi atlatılmıştır.
Cenab-ı Hak "umulur ki sizin hayır bildiklerinizde şer,şer bildiklerinizde hayır vardır."buyurmaktadır.
15 temmuz darbe girişiminin de Türk Milletinin tamamının gayretleriyle bastırılmış olması,Türk Milletinin Cumhuriyete ,demokrasiye ve ülkesine hep birlikte sahip çıkması ve akabinde 7 Ağustos 2016 tarihinde Yen'i kapıda yapılan"demokrasi" mitingine iktidar partisiyle,milli muhalefetiyle hep birlikte sahip çıkması, 2002 yılından 15 Temmuza kadar olan ayırımcılığın,adam kayırmacılığın yerine,ehliyet ve liyakatın konacağı imajını vermiş,tayin ve atamalarda torpilin sona ereceği beklentisini meydana getirmiş,yılardır mağdur olmuş,hakkı yenmiş insanlara umut ışığı olmuştur.
Bizim de sendikamızı temsilen genel başkanımızla katıldığımız bu mitingde gerek parti liderlerinin,gerekse sayın cumhurbaşkanının yaptığı konuşmalar,gerekse farklı görüşten insanların omuz omuza katıldığı ve desteklediği bu miting umut ışığı olmuş,tüm kesimlere eşit vatandaş olma ümidini doğurmuştur.
Aslında olması gereken de budur.
Aynı ülkede yaşıyorsak,aynı şartlarda vergimizi ödüyor vatandaşlık görevimizi yapıyorsak,ülkenin nimetlerinden  de eşit şekilde istifade etmek herkesin vatandaşlık hakkıdır.
İlk günlerdeki bu ümit yavaş yavaş hayal kırıklığına dönüşmüş,Yen'i kapı ruhu genel başkanımızın ifadeleri ile"külliyenin duvarlarının dışına sirayet edememiştir."
15 Temmuzdan tarih olarak uzaklaşıldıkça 15 Temmuz'dan önce iktidarın nimetlerinden hak etmeden alanlar,haram yiyenler,
Kul hakkı gaspı yapanlar,emek hırsızları,makam mevki fahişeleri,yahudi kafalılar,makyavelist düşünceliler,firavun tıyniyetliler,din Bezirganları ,dalkavuklar,şark soytarıları,iktidarın gücüyle sendikacılık yapanlar,aday öğretmenleri ve sözleşmeli öğretmenleri kendilerine üye olmaları için tehdit eden şeref yoksunları kaldıkları yerden devam etmektedirler.
Bu embesiller 15 Temmuz'da hep birlikte ülkesine,cumhuriyetine ve demokrasiye topyekün sahip çıkan insanların tekrar sınıflara ve gruplara ayrılmasına,kul hakkı yenmesine,ehliyet liyakat yerine beceriksiz,devşirme insanları yönetimlere getirerek birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımız olduğu bu dönemde bölücülüğe sebep olmaktadırlar.
15 Temmuz'da darbe girişimin de bulunanlar tabii ki en büyük haindir ve en ağır cezayı almalıdırlar.
Bunu kimseyle tartışmayız.
 Ama Bugün  ülkemiz bu kritik durumda iken ,hergün bombalar patlarken,şehit ve gazilerimizin acısı yüreğimizi yakarken,sayın Cumhurbaşkanının  "milli birliğe  ve beraberliğe en çok ihtiyacımız var "dediği,bütün Türk insanını sepferberliğe çağırdığı bir dönemde,
Birçok bakanın "İstiklal savaşından sonra en kritik dönemdeyiz "diye ifade ettiği,iktidar ve muhalefet partilerinin hainlerle mücadelede birleştiği bir zamanda;
Bu ülke insanını siyasi görüşlerine,sendikal tercihlerine göre tekrar ayırıp ülke menfaatlerine zarar verenler,hala siyasi görüşleri ve sendikal tercihleri kullananlar,aday öğretmenleri "bize üye olmazsanız adaylığınız kalkmaz"diye,sözleşmeli öğretmenleri de "bize üye olmazsanız sözleşmeniz yenilenmez" diyerek tehdit edenlerin de  bu hainlerden geri  kalan tarafı yoktur.
Genel başkanımız ifadesi ile"Pis nefsine esir olmuş adamlarla terörle mücadele edilemez ve milli  birlik sağlanamaz"
Yeni kapı ruhu ve milli birlik; vatanseverlerle, milli düşünebilen, kendi egosunu aşmış, toplumsal düşünme kabiliyetine sahip insanlarla yapılır. 
Pis nefsine esir olmuş adamlarla  milli birlik sağlanamaz.
O yandaş sendikanın kirli anlayışları ile,pkk lıların başında Fatiha okuyanları şube başkanı yapan,andımızdan rahatsız olan,İstiklal marşına bile tahammül edemeyen,bayrak şiirinden rahatsız olanların oluşturduğu yapıya milli eğitim bakanlığını yönettirenlerle milli Birlik ve beraberlik ruhu sağlanamaz. 
Buradan sayın cumhurbaşkanına da seslenmek istiyorum:
Milli birlik ve beraberlik de,Yen'i Kapı ruhu da 15 Temmuz öncesinde kalmış
 sendikal bağnazlarla,kul hakkı yiyenlerle,hala tayin ve atamalarda siyasi görüş ve sendikacılığı ön planda tutanlarla sağlanamaz.
Önce bu 15 Temmuz öncesinde kalanların beyinlerinin ve yüreklerinin değişmesi gerekmektedir.
Milli  birlik önce tabandan başlamalı,koltuk ve menfaat sevdalıları,menfaatperestlerin bu beraberliğe verdiği zararlar,iktidar partisinin milletvekillerince,yerel yönetimlerince ve mülki amirlerce bir an önce önlenmelidir.
Türk Milletinin birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğu bu dönemde hala ayırımcılık yapmak vatan hainliğidir.
Cenab-ı hak birlik ve beraberliğimizi bozmasın.
Bilerek veya bilmeyerek mili birliğimize zarar veren içşmizdeki beyinsizleri de Allah "kahhar "sıfatıyla kahretsin.