SIK SORULAN SORULAR
Toplu görüşmenin tarafları, kamu işverenleri adına Kamu İşveren Kurulu, kamu görevlileri adına her hizmet kolunda yetkili kamu görevlileri sendikaları ile bunların bağlı bulundukları konfederasyonlardan oluşur.

Toplu sözleşmede görüşülüp mutabakata varılan konular taraflarca imzalandığı andan itibaren yürürlüğe girer. Toplu Görüşme Teklif Metinleri ise, tarafların imzasından sonra başka bir makamın onayından geçmesi kaydı ile yürürlüğe girer. Kamu görevlileri statü hukukuna göre çalıştıkları ve her türlü hakları kanun ile düzenlendiği için kamu görevlileri sendikalarının imzaladıkları toplu görüşme metinleri Bakanlar Kurulu’na sunulur ve gereği Bakanlar Kurulu’nca yapılır.

Kamu görevlilerine verilecek hakların belirlenmesi için; yetkili kamu görevlileri sendikaları ve üst kuruluşları ile Kamu İşveren Kurulu arasında yapılan görüşmedir.

Uzlaştırma Kurulu; toplu görüşmenin 4688 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinde belirtilen sürede sonuçlandırılamaması halinde, uyuşmazlık konularını incelemek ve gerektiğinde toplu görüşme taraflarını dinlemekle görevlidir.

Toplu görüşmeler sırasında çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümü için oluşturulan kuruldur.

Bu Kurulun görevi; kamu görevlilerinin hak, ödev ve çalışma koşullarının düzenlenmesi ve kanunların kamu görevlilerine eşit uygulanmasına yönelik kararların alınması için yapılacak toplu görüşmelere esas olmak üzere, Kamu İşveren Kuruluna görüş bildirmek ve toplu görüşmelerde belirlenen mutabakat metinlerinin uygulanmasını izlemektir.

Kamu görevlilerinin hak, ödev ve çalışma koşullarının düzenlenmesi ve kanunların kamu görevlilerine eşit uygulanmasına yönelik kararların alınması için yapılacak toplu görüşmelere esas olmak üzere Kamu İşveren Kuruluna görüş bildirmek ve toplu görüşmelerde belirlenen mutabakat metinlerinin uygulanmasını izlemek amacıyla oluşturulan kurula Yüksek İdari Kurul denir.
Bu kurulda yer alacak kamu işveren temsilcileri şunlardır:
a) Bakanlıklar ve diğer kamu kurum veya kuruluşlarının müsteşarları.
b) Devlet Personel Başkanı.
c) Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanı.
d) İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürü.
e) Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürü.
f) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü.
g) Bağımsız Başkanlıkların Başkanları.
h) Kamu İşveren Sendikası.

Kurul; Nisan ve Ekim aylarında olmak üzere kamu işveren vekili tarafından tespit edilecek yer, gün ve saatte yılda iki kez toplanır. Toplantı gündemi, sendika temsilcileri ile işveren vekili tarafından en geç toplantı tarihinden on beş gün önce tespit edilir. Toplantıda bir önceki görüşme raporunda yer alan hususlar değerlendirildikten sonra taraflar gündemde yer alan konuları sırasıyla görüşürler. Toplantı sonucunda ortaya çıkacak görüşler bir rapor haline getirilerek tutanağa bağlanır. Görüşme raporlarının bir örneği sendika temsilcisine, bir örneği kamu işveren vekiline verilir ve bir örneği de kurum ilan tahtasına asılır.
Konuyla ilgili olarak Başbakanlığın yayınlamış olduğu 12 Haziran 2003 tarih 25136 sayılı genelgesinde ifade bulduğu şekliyle “Kurum İdari Kurullarında alınan kararlar personele duyurularak uygulamaya geçilecektir” talimatı verilmiştir.

Kurumu sevk ve idare yetkisine haiz en az iki, en fazla beş işveren vekili ile kurum genelinde en çok üyeye sahip sendikanın aynı sayıdaki temsilcilerinden oluşur.
Kamu işveren vekillerinden biri en üst amir tarafından Kurul Başkanı, sendika temsilcilerinden biri ilgili sendika tarafından Kurul Başkan Vekili ve üyelerden biri de Kurulca raportör olarak görevlendirilir.
Kurula seçilecek kamu işveren vekillerinin sayısı beşi geçemez. Sendikalar asıl üye sayısı kadar yedek üye belirler.

Kurum İdari Kurulları, kurum düzeyinde kamu görevlilerinin işyeri çalışma koşulları ve kanunların kamu görevlilerine eşit uygulanması konularında görüş bildirmekle görevlidir.

Kurum düzeyinde kamu görevlilerinin çalışma koşulları ve kanunların kamu görevlilerine eşit uygulanması konularında görüş bildirmek üzere, eşit sayıda kamu işveren vekili ile en çok üyeye sahip sendikaca, üyeleri arasından belirlenen temsilcilerin katılımı ile kurum idarî kurulları oluşturur. Bu kurullar yılda iki kez toplanır.

Belirlenen sendika ve Konfederasyon temsilcileri ile Kurul üyeleri çağrı yapılmasına gerek kalmaksızın her yılın Ağustos ayının on beşinci gününde Başbakan tarafından görevlendirilen Devlet Bakanının başkanlığında toplanır.
Toplu görüşme ile ilgili çalışmaların hızlandırılmasına ve sonuçlandırılmasına yardımcı olmak üzere taraflar eşit sayıda yetkililerin katılımı ile ön çalışma grupları oluşturabilirler.
4688 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinde öngörülen süre içinde taraflarca belirlenen esaslar çerçevesinde yapılan görüşmeler neticesinde anlaşmaya varılması halinde mutabakat metni taraflarca imzalanır. Bu takdirde mutabakat metni, Kurul Başkanı tarafından Bakanlar Kuruluna sunulur.
Kamu İşveren Kurulu, Başbakan tarafından görevlendirilen bir Devlet Bakanının başkanlığında;
a) Başbakanlık Müsteşarı,
b) Maliye Bakanlığı Müsteşarı,
c) Hazine Müsteşarı,
d) Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı,
e) Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanı,
f) Devlet Personel Başkanı,
g) Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürü,
h) Kamu işveren sendikası genel başkanından,
oluşur.

Kurul; Kamu görevlileri için uygulanacak haklar konusunda toplu görüşme yapmaya yetkili ve görevlidir

Kamu kurum ve kuruluşlarını temsile ve bütününü sevk ve idareye yetkili olanlar ile bunların yardımcılarına kamu işvereni denir.
Sendikalar, üyelik bildirimlerinin birer suretlerini her yılın Şubat, Mayıs, Ağustos ve Kasım aylarında bir liste halinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na gönderir. Aynı şekilde işverenler de her yılın Mayıs ve Kasım ayı sonu itibariyle kurumlarındaki sendika üyesi kamu görevlilerinin sendikalara göre dağılımları ile sendika üyeliği sona eren veya askıya alınanlara ilişkin bilgileri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na gönderir.
Kamu görevlileri sendikalarınca gönderilen üyelik bildirimleri, her yıl 31 Mayıs tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca değerlendirilerek sendikaların üye sayıları tespit edilir. Bu tespite göre her hizmet kolunda en çok üyeye sahip (Yetkili Sendika) kamu görevlileri sendikaları ile bunların bağlı bulundukları konfederasyonlar ve en çok üyeye sahip konfederasyon belirlenir.

Genel kurullar kanun gereği 3 yılda bir yapılır. Ancak, sendika yönetim kurulu kararı veya denetleme kurulunun gerekli gördüğü hallerde ve genel kurul delegelerinin 5’te 1’inin yazılı isteği üzerine en geç 60 gün içerisinde olağanüstü genel kurul toplanabilir.
Aynı durum sendika şubeleri için de geçerlidir.

Genel kurullar; konfederasyonlar, sendikalar ve şubelerin en yetkili organıdır. Tüzük değişiklikleri, Konfederasyon ve sendikaların birleşmesi, kapatılması veya feshi ile şube açma, diğer bir şube ile birleştirme, şube kapatma, üyelikten çıkarma, üst kuruluşlara veya uluslar arası kuruluşlara üye olma gibi kararlar ancak genel kurullarda alınabilir. Genel kurullar, bazı yetkilerini Yönetim Kurullarına devredebilir.

Farklı hizmet kollarında kurulmuş en az 5 kamu görevlileri sendikasının bir araya gelerek oluşturdukları üst kuruluştur.

Kamu görevlilerinin; ortak ekonomik, sosyal, mesleki hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluşlardır.

Üyelik ödentisi; sendika üyelerinin aylık olarak sendikalarına ödediği meblağdır. bu meblağ  maaşın binde 5 idir. Üyelerin aylıklarından işveren tarafından kesilerek 5 gün içerisinde sendikanın genel merkezi banka hesabına yatırılır.

 4688 Sayılı Yasa MADDE 18. ( 06.07.2004 RG Tarihli ve 5198 sayılı Yasa İle Değişik) Kamu görevlileri, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde sendika veya konfederasyonların bu Kanunda belirtilen faaliyetlerine katılmalarından dolayı farklı bir işleme tâbi tutulamaz ve görevlerine son verilemez.
      Kamu işvereni, işyeri sendika temsilcisi ile sendika ve sendika şube yöneticilerinin işyerini haklı bir sebep olmadıkça ve sebebini açık ve kesin şekilde belirtmedikçe değiştiremez.

      Kamu işvereni kamu görevlileri arasında sendika üyesi olmaları veya olmamaları nedeniyle bir ayırım yapamaz.
      Sendika veya konfederasyonu ilk genel kurula kadar sevk ve idare edecek yönetim kurulu üyeleri, genel kurulda yönetim kuruluna seçilenler ile sendika şube yönetim kurulu üyeleri seçildikleri tarihten itibaren durumlarını en geç otuz gün içinde kurumlarına yazılı olarak bildirirler. Söz konusu yöneticiler seçildikleri tarihten itibaren otuz gün içerisinde sendika tüzüğünde belirtilen hükümlere göre, ayrıca yazılı talepte bulunmaları halinde bu görevleri süresince aylıksız izine ayrılırlar. Talepte bulunmayanlar ise kurumlarındaki görevlerine devam ederler.

      İzine ayrılmayan yönetim kurulu üyeleri haftada bir gün kurumlarından izinli sayılırlar.

Görevinden ayrılmadığı, sendikadan istifa etmediği halde askere gidenler ile aylıksız izin olanlara ve yurt dışına görevli gidenlerin üyelikleri görevine dönünceye kadar askıda kalır. Bu durumda görevlerine geri döndükten sonra üyelikleri devam eder.

Görevine son verilenlerin, başka bir hizmet kolundaki bir kuruma naklen atananların sendikalara üye olmaları yasak olan bir göreve atananların, emekli olanların, ölenlerin, memurluktan istifa edenlerle, memuriyet görevine son verilenlerin üyelikleri kendiliğinden düşer.

Birden çok sendikaya üye olunamaz. Birden çok sendikaya üye olanların ilk üyelikleri geçerlidir. Sonraki üyelikleri geçersizdir. Burada vurgulanmak istenen husus; bir sendikanın üyesi iken, istifa etmeden başka bir sendikaya üye olunamayacağıdır.
Müsteşar, Genel Müdür ve yardımcıları, Yönetim Kurulu Üyeleri, Daire Başkanları ve yardımcıları, Teftiş Kurulu Başkan ve üyeleri, Müfettişler ve yardımcıları, Hukuk Müşavirleri; bölge, il ve ilçe müdürleri ile özel güvenlik personeli sendikalara üye olamazlar. 100 ve daha fazla kamu görevlisinin (sendikalara üye olamayacak kamu görevlileri bu sayıya dahildir.) çalıştığı işyerlerinin en üst amirleri ile bunların yardımcıları sendikalara üye olamazlar. Bunun dışında TBMM, Cumhurbaşkanlığı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinde çalışan kamu görevlileri, askeri işyerinde çalışan sivil kamu görevlileri, TSK ve MİT mensupları ile Emniyet Mensupları ve Ceza İnfaz Kurumlarında çalışan kamu görevlileri sendikalara üye olamazlar
Sendikalara üye olmak isteyen kamu görevlileri, hizmet kollarında üye olacakları sendikanın 3 nüshalı üye formunu doldurarak ilgili sendikaya verirler. Sendikanın yetkili organı en geç 30 gün içerisinde üyelik başvurusunu kabul veya reddeder. Tasdik edilen üyelik formunun bir sureti üyenin kendisine, bir sureti üye ödentisi kesintisine esas olmak ve çalıştığı kurumdaki dosyasına koymak üzere işyerine, bir sureti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na gönderilir, bir sureti de sendikada kalır.
30 gün içerisinde ret edilmeyen başvurular kabul edilmiş sayılır. Üyelik başvurusu ilgili sendika tarafından kabul edilmeyenler, üyeliğinin kabul edilmediğinin kendisine tebliğ edilmesinden sonra 30 gün içerisinde bulunduğu ildeki iş mahkemesine dava açabilir.

Kamu ve kuruluşlarında işçi statüsü dışında daimi suretle çalışan, adaylık ve deneme süresini tamamlamış ve 4688 sayılı kanun ile sendikaya üye olmaları yasaklanmamış olan kamu görevlileri, kurumlarının yer aldığı hizmet kollarındaki sendikalara üye olabilirler.

Kamu kurum ve kuruluşlarında, 1475 sayılı yasa gereği işçi statüsü dışındaki bir kadro veya pozisyonunda daimî suretle çalışan, adaylık veya deneme süresini tamamlamış çalışana kamu görevlisi denir.

Şubelerin istişare organı olup, şube bünyesindeki sendika temsilcileri, işyeri temsilcileri, Baş temsilci, İlçe temsilcileri, İl Temsilcileri ve Şube Yönetim Kurulu üyelerinden oluşur. Şube Yönetim Kurulu’nun çağrısı üzerine altı ayda bir olağan toplantısını yapabileceği gibi, Sendika Yönetim Kurulu’nun onayı alınmak suretiyle Şube Yönetim Kurulu’nun çağrısı üzerine olağanüstü toplanabilir.
Temsilciler Kurulu’nun Şube bünyesinde toplanması esas olmakla birlikte Sendika Yönetim Kurulu’nun kararıyla; Kurum, İl veya Bölge bazında toplantı yapılabilir.
Temsilciler kurulunda Şube bünyesindeki çalışmalar ve sendika hizmet kolu alanına giren konular görüşülür. Alınan kararlar bir tutanakla tespit edilerek tavsiye niteliğinde şubeye bildirilir. Şube yönetim kurulu bu kararın bir suretini sendikaya gönderir. Alınan kararlardan faaliyetler esnasında yaralanılır ve bir sonraki toplantıda kurula bilgi sunulur.

a) Sendika üyesi olmak
b) Temsilci atanacağı işyeri, ilçe veya ilde çalışıyor olmak.

1- Sendikanın amaç ve ilkeleri doğrultusunda işyerinde teşkilatlanma ve üye kaydetme çalışmaları yapmak,
2- Üyelerin hak ve menfaatleri doğrultusunda çalışmalar yürütmek,
3- Sendika veya Şubenin iş ve çalışma hayatı ile ilgili faaliyetlerini duyurabilmek amacıyla yayınladığı gazete, dergi, broşür, bülten ve duyuruların işyerinde çalışanlara dağıtılmasını sağlamak, bunun yanı sıra üyelerimizin yayın organlarımızda yer almasını istedikleri makale, resim, karikatür vb. dökümanları şube yönetimine iletmek,
4- Şikayet ve önerileri İlçe temsilcisine , İl Temsilcisine veya Şube Yönetim Kuruluna iletmek,
5- Üye aidat kesintilerini ve üyelerin emeklilik, tayin, vefat ve istifa vb. durumları takip edip Şube Merkezine bildirmek,
6- İlgili Mevzuat ve Toplu Görüşme Hükümleri ile kendilerine Şubece verilen diğer yasal görevleri yapmak.

Sendika temsilcisi Sendika-İşveren, Sendika-Üye, Üye-İşveren arasındaki iletişim ve işbirliğini geliştirmek üzere üyeler arasından atanan kişi olup İlçe, İl ve Şube Yönetim Kuruluna bağlı görev yapar .

1- Sendika İl Temsilcisinin görevi; İl sınırları içerisinde Sendikanın amaç ve ilkeleri doğrultusunda faaliyette bulunmak,
2- İl bünyesinde Temsilciler arasındaki koordinasyonu sağlamak,
3- İlçe Temsilcilerinden gelen şikayet ve önerileri dinlemek, çözümleyemediği problemleri Şube Yönetim Kurulu’na iletmek,
4- Tüzük ve Toplu Görüşme hükümlerinin uygulanmasında İl bazındaki işyerlerinde doğabilecek problemlerde müdahil olmak,
5- İl sınırları içerisinde üyelik çalışmaları yapmak, Şube ile irtibatlı olarak, İşyeri ve İlçe Temsilcileriyle birlikte üye sayıları ile ilgili çalışmalar yapıp üye potansiyeli olan işyerlerinde üye artırıcı çalışmalar ve toplantılar yapmak,
6- İşyeri ve İlçe Temsilcilerinden gelen bilgileri Şube merkezine iletmek,
7- Sendika ve Şubenin sendikacılık ve çalışma hayatı ile ilgili faaliyetleri ve yayınlarını ilçe ve işyeri temsilcilerine ulaştırmak ve dağıtımını takip etmek,
8- Sendikal faaliyetlerde yerel radyo ve televizyon gibi yayın araçlarından faydalanmak,
9- İl Temsilciliğine ait demirbaşların teslim alınmasını, kaydını ve korunmasını sağlamak,
10-İl Temsilciliği sınırları içerisinde ziyaret, kutlama, tebrik, taziye gibi sosyal etkinliklere katılmak,
11- İl Temsilciliği sınırları içersinde resmi veya özel kuruluşlara karşı şubeyi temsil etmek,
12- Konfederasyona bağlı Şube veya Temsilciliklerle irtibatlı olmak, Konfederasyon ilkeleri doğrultusunda ortak çalışmalar yapmak,
13- Gerektiğinde Sendika Yönetim Kurulu’ndan izin alınarak Şube Yönetimiyle birlikte ilde konser, tiyatro, sergi, seminer vb. organizasyonu yapmak,
14- İlgili Mevzuat gereği şube tarafından verilen diğer yasal görevleri yerine getirmek,

İl sınırları bünyesinde şube merkezinin olmadığı illerde tüm işyeri ve ilçe temsilcileri ve Şube arasında koordinasyonu sağlayan, ile bağlı ilçe temsilcileri, üyeler tarafından seçimle, Şubenin teklifiyle veya Sendika Yönetim Kurulunca temayül yoklaması yapılarak aynı amaç ve görevlerle atanır ve Şube Yönetim Kuruluna bağlı olarak görev yapar.
Şube merkezinin bulunduğu illerde şube başkanı il temsilcisi görevini de üstlenir.
1- Baş Temsilciler ve İşyeri Temsilcileri arasındaki koordinasyonu sağlamak,
2- Baş Temsilci , İşyeri Temsilcisi ve üyelerin problem ve şikayetlerini çözümlemek,
3- Baş Temsilci ve İşyeri Temsilcileri ile işveren arasında çıkabilecek problemlere çözümünde yasa ve Tüzük doğrultusunda müdahil olmak,
4- Çözümleyemediği problemleri İl Temsilcisi vasıtasıyla Şube Yönetim Kurulu’na iletilmesini sağlamak,
5- Sendika veya Şubenin faaliyetlerini duyurabilmek amacıyla yayınladığı gazete, dergi, broşür, bülten ve duyuruların İşyeri Temsilcilerine dağıtımını sağlamak,
6- İlçe sınırları içerisinde ziyaret kutlama tebrik taziye gibi sosyal etkinliklere katılmak,
7- İlçe sınırları içerisinde resmi veya özel kuruluşlara karşı Şubeyi temsil etmek,
8- Temsilcilik açılmış ise demirbaşların teslim alınmasını kaydını ve korunmasını sağlamak,
9- İlgili mevzuat gereği Şubece verilen diğer yasal görevleri yapmak.

İlçe sınırları bünyesindeki işyeri temsilcileri ve şube arasında koordinasyonu sağlayan ve işyeri temsilcileriyle aynı amaç ve doğrultuda görev yapan , ilçe’ye bağlı üyeler tarafından seçimle, Şubenin teklifiyle veya Sendika Yönetim Kurulunca doğrudan bu amaç ve görevlere atanan kimsedir. İl temsilcisi ve Şube Yönetim Kuruluna bağlı görev yapar.

1- Sendikanın amaç ve ilkeleri doğrultusunda işyerinde teşkilatlanma ve üye kaydetme çalışmaları yapmak,
2- Baş Temsilci ile beraber veya Baş Temsilcinin bulunmadığı işyerlerinde üye ve işveren arasındaki işbirliği ve çalışma ahengi ile çalışma barışını devam ettirmek,
3- Üyelerin hak ve menfaatleri doğrultusunda çalışmalar yürütmek,
4- Sendika veya Şubenin iş ve çalışma hayatı ile ilgili faaliyetlerini duyurabilmek amacıyla yayınladığı gazete, dergi, broşür, bülten ve duyuruların işyerinde çalışanlara dağıtılmasını sağlamak, bunun yanı sıra üyelerimizin yayın organlarımızda yer almasını istedikleri makale, resim, karikatür vb. dokümanları şube yönetimine iletmek,
5- Baş temsilcinin bulunmadığı, işyerlerinde, şikayet ve önerileri Sendika İlçe ve İl Temsilciliği vasıtasıyla Şube Yönetim Kuruluna iletmek,
6- Üye aidat kesintilerini ve üyelerin emeklilik, tayin, vefat ve istifa vb. hareketlilikleri takip edip Şube Merkezine bildirmek,
7- İşyerindeki panoların güncelleşmesini sağlamalı, Kurum İdari Kurullarındaki alınan kararları üyelere aktarmak,
8- Temsilcilik açılmış ise demirbaşların teslim alınmasını, kaydını ve korunmasını, sağlamak,
9- İşyerinde ziyaret, kutlama, tebrik, taziye gibi sosyal etkinliklere katılmak,
10- İlgili Mevzuat ve Toplu Görüşme Hükümleri ile kendilerine Şubece verilen diğer
yasal görevleri yapmak.

11- İşyeri temsilcisinin haftada 2 saat olmak üzere sendikal çalışma yapmak üzere kurumca izinli sayılması yasal zorunluluktur.

20 den fazla kamu görevlisinin çalıştığı işyerinde, Sendika üyeleri tarafından seçilir veya şube yönetim kurulunca seçilip Şubenin teklifiyle gerekli görüldüğünde Sendika Yönetim Kurulunca ataması yapılır.
İşyeri Temsilcileri, her yıl Şubat ayında İşyerlerindeki Üyeler arasından atanır. İş yerinde Kamu görevlileri arasında en çok üye kaydetmiş sendikanın bulundurabileceği temsilci sayısı;
İşyerindeki işçi personel dışındaki kamu görevlisi sayısı 20-100 arasında ise en çok bir (1),101-500 arasında ise en çok iki (2), 501-1000 arasında ise en çok üç (3),1001-2000 arasında ise en çok beş (5),2000 den fazla ise en çok yedi (7) kişidir.

20 den fazla kamu görevlisinin çalıştığı işyerinde Sendika-İşveren, Sendika-Üye ve Üye-İşveren arasındaki iletişim ve işbirliğini geliştirmek, çalışma uyumu ve iş barışına katkıda bulunmak üzere görevlendirilmiş olup Sendika Baş Temsilcisi, İlçe Temsilcisi, İl Temsilcisi ve Şube Yönetim Kuruluna bağlı olarak görev yapan kamu çalışanıdır.

Sendikacılığımızda anayasamızda da ifadesi bulunan “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçe’dir. Bayrağı beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı İstiklal Marşı dır.” değiştirilemez hükümlerine bağlıyız.      
      Başkalarının fıtratında anarşi, terör, yıkıcılık ve bölücülük bulunabilir. Bir başkaları da din kisvesi altında aynı şeyi yapabilir. Bizim fıtratımız adaleti, sevgiyi, iyiyi, güzeli, doğruyu,samimiyeti, hoş görüyü, yardımlaşmayı ve dayanışmayı ön görür.

       Sonucu ne olursa olsun sırf eylem olsun diye eylem düşüncesinde  değildir. Mensuplarının çıkarlarını korumak, haklarını elde etmek için her türlü "EYLEME EVET,  MACERAYA HAYIR" diyen sorumlulukları vardır.

       Birleştirici ve bütünleştirici amaçtadır. Kimseyi dışlamaz, dışarıda bırakmaz. Sendikamız "küçük olsun,benim olsun" değil "BÜYÜK OLSUN,HEPİMİZİN OLSUN" görüşündedir Siyasi bir tabana dayanmaz.İdeolojik bir kuruluş değildir.Böyle bir yapılanmayı reddeder.

      Türk Eğitim-Sen ideolojik veya siyasal bir yapılanmayı, sendikal hareketi bunların üzerine bina etmeyi sendikal hareket giydirilen deli gömleği olarak görür. Bu sebeple bütün ideolojilere ve siyasi partilere eşit uzaklıkta durmaya özen gösterir. Üyeleri arasında en önemli ortak payda EĞİTİM ÇALIŞANI olmaktır.

       Üyelerinden aldığı güçle sendikamız haksızlıklara ve yanlışlıklara daima karşı çıkacaktır.

Sendika ağalığı; çeşitli dalavereler ve delege oyunlarıyla bir sendikanın yöneticisi olarak, çalışanların aidatlarını yeyip yatan, çalışanların hakkını arıyor görünerek işverenle işbirliği halinde gününü gün eden adam demektir. Daha çok işçi sendikalarında görülür bu tipler.
     Memur sendikalarında ise böyle bir şey olması çok zayıf bir ihtimaldir. Çünkü;

1-     İşçi sendikasına üye olmak noter de dahil bir sürü işlem gerektirdiği gibi, isteyeninde istifa edip ayrılması imkansız denecek kadar zorlaştırılmıştır. Dolayısıyla bir işçinin sendika ağasına karşı yapabileceği pek bir şey yoktur. Memur sendikalarında ise üye olmak sadece bir form doldurmakla olduğu gibi istifa etmek te bir form doldurmakla gerçekleşmektedir. Ağalık belirtileri gören her memur hemen istifa ederek sendikanın ve ağanın bitmesini sağlayabilir

2-     İşçi sendikasında bir işçi 30-50 milyon TL aidat verir ve bu aidat miktarı aslında sendikanın insafına bırakılmıştır. Memur sendikalarında ise aidatın miktarı yasa ile sınırlanmış ve bu rakam Maaşın binde 5 i civarındadır, artırılamaz.

3-     İşçi sendikaları tüzüklerinde genel merkez yönetimi istediği şubeyi ve delegelerini fesih etme hakkına sahiptir, dolayısıyla seçimlerde kendisine oy vermeyecek delegeleri saf dışı ederek ağalığın devamını istediği kadar sağlayabilir. Türk Eğitim-Sen tüzüğünde ise genel merkez yönetiminin şubeyi veya delegeleri fesih etme hakkı yoktur, dolayısıyla sendika ağalığına geçit yoktur.

Daha bir sürü sebep sayılabilir. Bu sebeplerden dolayı bizde sendika ağalığı yoktur ve olması da mümkün değildir.

Bu tamamen bir yanılgıdır. Yapılan eylem ve tekinliklerini basında yer alma oranını Türkiye Kamu-Sen aylık olarak tarafsız profesyonel ajans kuruluşlarına takip ettirmektedir. 2004 Yılı ortalaması rakamlara baktığımızda memurların haklarının alınması mücadelesi konusunda görsel ve yazılı basında çıkan bütün haberlerin orantısı Türkiye Kamu-Sen= % 47,74 , KESK= 23,87  şeklindedir.
     Fakat birileri hak alma mücadelesi için devlet memuruna yakışır şekilde eylem ve etkinlik yapmak yerine, bir terör örgütünün yapabileceği şekilde kavgalı dövüşlü eylemleri yaptığından daha çok zihninizde kalıyor olabilir.

Demokratik sistemlerde tek sendika, tek parti, tek tip kıyafet gibi alternatifsiz kurum veya uygulamalar olamaz. Tek tip sistemi uygulayan bütün rejimler bu gün batmıştır. Sendikanın tek olması bütün çalışanların oraya üye olmasıyla daha güçlü bir sendika oluşturur gibi görünmekle beraber, bu sendikanın iyi çalışmaması, yasadışı faaliyetlerde bulunması veya çalışanı işverene peşkeş çekmesi sonucu, üyelerin tercih edebilecekleri başka bir sendika hakkını çalışanların elinden almak demektir. Dolayısıyla çalışanları alternatifsiz bırakıp bir tek sendikaya mahkum etmek demokratik olmadığı gibi akılcı da değildir. Bu sebeple birden fazla sendikanın olması, demokratik yapı için vazgeçilmez olduğu gibi, oto kontrol mekanizmasını çalıştırması, ayrıca  en iyi hizmeti sunma yarışını da beraber getirdiği için çalışanlar için faydalıdır. Fakat sendikalar ortak amaçlar için bir araya gelip eylem ve etkinlikleri beraberce yapabilmelidir.
     Burada sendikaya üye devlet memurları için dikkat etmeleri gereken en önemli nokta sarı sendikalar, kızıl sendikalar ve ulusal milli sendikalar arsındaki farklardır. (Sarı sendika:Hükümet yanlısı, çalışanları işveren peşkeş çeken, işveren destekli sendikadır.  Kızıl Sendika:İdeolojik sendikadır. Türkiye'de bölücülükle uğraşır, olmadık şeylerde bile kavga eder, üyelerini militan olarak görür, Genellikle yurt dışından mali destek alır ve mücadelesini devletle yapar.   Ulusal-Milli Sendika: Gücünü sadece üyelerinden ve üretimden alır. Ülkesinin ve milletinin değerlerine bağlı, saygılı ve savunucusudur. İdeolojisi memurun meselesidir. Birleştirici ve bütünleştiricidir. Devlete karşı değil, çalışanların hakkı için hükümetlere karşı mücadele eder. Üyelerinin hak ve menfaatlerini önde tutar.

Bir işyerinde (okul, fakülte, müdürlük vb.) çoğunluk üyeyi kaydetmiş sendika  üyeleri tarafından seçilen üye resmi olarak sendika işyeri temsilcisidir. İşyeri temsilcisi aynı zamanda sendikalı olsun olmasın veya başka bir sendika üyesi olsun, o işyerindeki bütün çalışanlar adına idareyle muhatap olma hakkına sahiptir.
     İşyeri temsilcisi, iş yerinde sendikayı, sendikada işyerini temsil eder. Gerek işyerinde, gerekse sendikada alınacak kararlara müdahil olur, görüş bildirir, uygulama aşamasında etkin olur.

     Bu maksatla 4688 sayılı yasanın kendisine hak olarak verdiği, sendikal çalışmalar için kullanılacak haftalık 2 saat ücretsiz izini kullanır. Ayrıca işyerinde sendikaya verilecek olan sendika temsilciliği odasını kullanma hakkına sahiptir. İşyeri temsilciliğinin diğer görev ve yetkileri temsilciler yönetmeliği ile belirlenir.

Sendikaların örgütlendiği hizmet kolunda en fazla üye kaydetmiş sendika yetkili sendika olur. Her yıl 15 Mayıs tarihi itibariyle sendikaların üye sayıları çalışma bakanlığınca sayılır ve en fazla üyesi bulunan sendika yetkili sendika olarak resmi gazetede ilan edilir.
      Yetkili sendika sendikalı çalışanlar adına hükümetle toplu görüşme yapmaya yetkili olur. Ayrıca; çalışanların çalışma  şartları, amir memur ilişkilerinin düzenlenmesi, çalışanlar hakkındaki mevzuatın uygulama şekli, tayin, yer değiştirme, meslekte yükselme, sosyal hakların kullanımı v.b. konularda İşveren tarafıyla kurum idari kurullarındaki toplantılara temsilciler verir ve bu konularda anlaşma ve protokol yapar.

      İl ve ilçelerdeki tayin, atama, lojman, teftiş, disiplin, danışma  v.b. kurul ve komisyonlara, yetkili sendika temsilci vererek çalışanların hakkının korunması konusunda müdahil olma hakkına sahiptir.

Türk Eğitim-Sen partiler üstü ve ideolojiler üstü bir anlayışa sahiptir. Bütün siyasi partilere ve ideolojilere eşit mesafede dururken, örgütlenmedeki en büyük ortak paydası eğitim çalışanı olunmasıdır.
     Siyasal veya ideolojik kalıplarla kendisini sınırlamaz, siyasal, ideolojik veya mistik yapılanmayı sendikal harekete giydirilen deli gömleği olarak görür. Bu sebeple hiçbir eylemimizde, söylemimizde, bildirimizde veya bültenimizde siyasal veya ideolojik motifler bulunmaz buna izin verilmez. Fakat kişilerin ve üyelerinin dünya görüşlerine, inançlarına saygılıdır, kişisel düşüncelere sınır getirmez.

     Anayasamızda ifadesini bulan, devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğüne, milli ve manevi değerlere, insan haklarına, demokratik ve laik cumhuriyete, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı olarak sendikal mücadelesini yapar.

Hiçbir kaybınız olamaz. Yukarıdaki kazanacaklarınızın karşılığında sadece bir sendika aidatı ödeyeceksiniz. Aidat miktarı ise maaşınızın binde 5 i oranındadır ve bu oran artmayacaktır, ayrıca başka hiçbir ücret talep edilmeyeceği yasal güvence altındadır. Yani 700 YTL maaş alıyorsanız aidatınız 3,5 YTL gibi cüzi bir paradır.
Sendikamıza üye olduğunuz takdirde genel kazanımların yanı sıra aşağıda sıralanan kazanımlarınız olacaktır.
1-Bütün Türkiye de örgütlü, 110 Türk Eğitim-Sen şubesi ve 850 Kamu-Sen’e  bağlı şube ve temsilciliğe üye 500 bin kişilik bir camianın üyesi olmayı,

2-Türkiye'nin neresine giderseniz gidin kapısını çalacağınız, üye kimliğinizi gösterdiğinizde samimiyetle karşılanacağınız, ağırlanacağınız ve her türlü yardımı göreceğiniz şubeler ve temsilcilikler,

3-Sağlıktan Ulaşıma, Eğitimden Maliyeye, Adliyeye kadar Türkiye’nin neresinde olursa olsun, bütün resmi kurumlarda işlerinizi kolaylaştıracak bir arkadaş gurubu,

4-Ücretsiz hizmet veren  avukatlar,

5-Zorda kaldığınız her an yardımınıza koşacak bir örgüt,

6-Meslekte yer değiştirme ve yükselme konularında size referans ve yardımcı olacak bir kurum,

7-Hassasiyetleri sizin gibi olan yeni arkadaşlarla tanışma ve yardımlaşma ortamı,

8-Ekonomik ve özlük haklarınızın geliştirilmesi için sürekli mücadele eden bir kurum,

9-Üst düzey idareci ve bürokratlarla köprü,

10-Her konuda mevzuat yardımı,

11-Şehir dışına gidildiğinde misafirhane veya konaklama yardımı,

12- Anlaşmalı tatil tesislerinde ucuz tatil imkanı,

13-Örgütlü bir topluluğun, sosyal, bilinçli ve aydın insan üyesi olma kimliği,

14-Ücretsiz olarak ferdi kaza sigortası,

15-Birçok alışveriş merkezinden indirim avantajları,

16-Özel kredi kartı (düşük faizli kredi, faizsiz taksitlendirme imkanı ve ücretsiz kart kullanım, kefil istenmemekte) ,

17-Sendika üye kimlik kartı,

18-Disiplin soruşturmasına maruz kaldığınızda uzman savunama yardımı ve hakkınızda karar verecek olan disiplin kurullarında sizin hak ve hukukunuzu savunacak sendikamız temsilcisi.(Disiplin kurullarında memurun üyesi bulunduğu sendikadan bir temsilci üyenin bulunması yönetmelik gereğidir)

     Ayrıca burada ifade edilemeyecek daha bir çok kazanım sahibi olacaksınız. Çünkü Türk Eğitim-Sen üyeliği ciddi bir güvencedir.

Kağıt üzerinde şu an için fark yok görünmektedir. Sendika yasasının daha çok yeni olmasından ve yasal mevzuatın düzenlemelerinin kaynaklanmasından dolayı şu an için fark yok gibi görünmektedir. Oysa 4688 sayılı yasanın 19. maddesi “Sendikalar üyeleri adına toplu görüşmeye katılmaya, toplu görüşmeyi sonuçlandırmaya ve taraf olmaya yetkilidir” hükmü mevcuttur. Bu sebeple önümüzdeki dönemlerde yapılacak toplu görüşmelerde kesinlikle sendikalı çalışanla sendikasız çalışan arasında resmi bordro üzerinden fark olacaktır.
     Kağıt üzerinde ekonomik fark yok gibi görünmesine karşın, aşağıda sendikalı çalışanın sahip olduğu avantajlar incelendiğinde sadece birçok alışveriş merkezindeki üyelerimize özel indirimlerden bile sendikalı ile sendikasız çalışan arasında ekonomik bir farkın ortaya çıktığı görülecektir. Bunun yanı sıra aşağıda sıraladığımız bir çok hizmet kazanımı ve sosyal kazanımlarda sendikamıza üye olmayı cazip hale getirmektedir.

Çok kolay. Şu anda üye olduğunuz sendikaya gitmenize hiç gerek yok. En yakın Türk Eğitim-Sen şubesine veya temsilciliğine uğradığınızda samimiyetle karşılanacaksınız, size gerekli bilgilerin tümü verilecek ve bir çay içerken diğer sendikadan istifa işlemleriniz ile Türk Eğitim-Sen’e üyelik işlemleriniz aynı anda olmak üzere birkaç dakikada halledilecektir.
Hayır. Sendikaya üye olmak ne kadar basit ve kolaysa sendikadan ayrılmakta o kadar basit ve kolaydır. Sendika şube veya temsilciliğine uğrayıp istifa etmek istediğinizi belirttiğinizde size gereken bilgi verilecektir. Kimsenin zorluk çıkartması söz konusu değildir.
İlinizde veya ilçenizde bulunan Sendika şubemiz veya temsilciliğimize uğrayıp bir çay içerken üyelik formunu doldurmanız yeterlidir. Veya kurumunzda bulunan iş yeri temsilcimize başvurmanız yeterlidir.
Eğitim hizmet kolunda çalışan stajyerliği kalkmış bütün kamu görevlileri üye olabilir. Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde çalışanlar, Üniversitelerde çalışanlar, Kredi Yurtlar Kurumunda çalışanlar eğitim hizmet kolu kapsamındadır.
Memur sendikaları tamamen yasaldır. 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Yasası ile sendikaya üye olmak tamamen yasal hale gelmiştir. Ayrıca sendika üyesi olanlar yasal güvence altına alınmıştır. Dolayısıyla bir memur için sendika üyesi olmakta mahsur olmadığı gibi birçok fayda vardır.
Eğitim çalışanlarının ekonomik ve sosyal haklarını geliştirmek, mesleki gelişimlerinin ve yükselmelerinin önündeki engelleri kaldırmak, çağdaş, bilimsel ve milli bir eğitim ortamı oluşturmak, çalışma barışını sağlamak, haksızlıklarla mücadele etmek için hukuk zeminden çıkmadan her türlü eylem ve etkinliği yapmak ve bunun için de haklarının ve hukukunun bilincinde örgütlü bir çalışan kitlesi oluşturmak.
Değişen Dünya düzeni içerisinde çağdaş, milli, eşitlikçi, gelişime ve değişime açık bir eğitim sistemi ile sosyal adaletin ve refahın en üst düzeye çıktığı, düşünen, üreten, fikri hür, vicdanı hür katılımcı bireylerin yetiştirildiği ve bu eğitim sistemini yürütecek ve geliştirecek eğitim çalışanlarının ekonomik ve sosyal kaygılarının olmadığı bir Türkiye.
Memur sendikaları tamamen yasal kuruluşlardır. Anayasanın 52. maddesine istinaden 13 Temmuz 2001 tarihinde çıkartılan 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu, kamu çalışanlarına sendika kurma, sendikalara üye olma, örgütlenme ve kamu çalışanları adına hükümetlerle toplu görüşme yapma hakkını vermiştir.
1988 Yılında bir avuç kamu çalışanı daha sendikalar gündemde yokken Türkiye’de memur sendikacılığı hareketinin alt yapısını oluşturmak için Ankara’da bir araya gelerek Türkiye Kamu Çalışanları Vakfını kurdular. Bu vakıfa her iş kolundan memurlar üye olabiliyordu. Kısa sürede bu vakıf bütün Türkiyede örgütlendi. Bu arada Türkiye’de İLO (uluslar arası  çalışma örgütü) nun 87 sayılı sözleşmesini kabul etmek üzere tartışmalar başlamıştı. Bu sözleşme memurlara sendikal haklar veriyordu. Türkiye’nin İLO sözleşmesini kabul çalışmaları devam ederken 1992 yılında Türkiye Kamu Çalışanları Vakfına üye memurlar kendi hizmet kollarında sendikalar kurmaya başladılar. Zaten önceden vakıf çatısı altında örgütlü olan memurların sendikalarını kurması çok kısa bir zamanda tamamlandı. İşte bu kurulan sendikalardan biri de eğitim çalışanlarının 1992 yılında kurmuş olduğu Türk Eğitim-Sen dir. Aynı yıl diğer hizmet kollarındaki memur sendikalarıyla bir araya gelinerek Türkiye Kamu-Sen konfederasyonu da Türkiye’nin ilk memur sendikaları konfederasyonu olarak kuruldu.