4/C'LİLER İÇİN YÜRÜDÜK, ANKARA'YI İNLETTİK

“4/Cİnsanlık Ayıbıdır” sloganıyla, Türkiye Kamu-Sen tarafından Ankara’da gerçekleştirilecek çalıştay, Kızılay’daki basın açıklamasıyla başladı. 4/C mağdurlarının sıkıntılarını ve seslerini meydanlara taşıyan Türkiye Kamu-Sen, gerçekleştireceği çalıştayla 4/C mağdurlarının taleplerini hükümete duyurma amacı taşıyor. Çalıştay, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk ve Türkiye’nin 81 ilinden gelen 4/C temsilcilerinin katılımıyla Kızılay’da gerçekleştirilen basın açıklamasının ardından resmen başlamış oldu.Basın açıklamasına Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, Türk Büro-Sen Genel BaşkanıFahrettin Yokuş, Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Nuri Ünal, Türk Enerji-Sen Genel Başkanı Celal Karapınar, Türk Haber-Sen Genel Başkanı İsmail Karadavut, Türk İmar-Sen Genel Başkanı Necati Alsancak, Türk Ulaşım-Sen Genel Başkanı Nazmi Güzel, Türk Kültür Sanat-Sen Genel Başkanı Hasan Hüseyin Yılmaz, Türk Emekli-Sen Genel Başkanı Osman Özdemir ve Genel Merkez yöneticileri de katıldı.

“4/C’LİLER HAK VERİLMEZ ALINIR DEMEK İÇİN ANKARA’DA”

Yoğun katılımın olduğu kitlesel basın açıklamasında bir konuşma yapan Genel Başkanımız İsmail Koncuk, “4/C’liler bugün hak verilmez alınır demek için Ankara’dadır” dedi. Koncuk,”Gelecek derdine düşmüş, adeta yaşamayı unutmuş,ihmal edilmiş, haksızlığa uğramış, adaletsizliğe uğramış, değerli 4-C’li çalışanlar, Ekmek parası için eşinden, anasından, babasından ayrı bırakılmış,ekmeği ile ailesi arasında tercihe zorlanmış, cefakâr kardeşlerim, Küresel sermayenin esiri olmuş, gözlerini vatandaşa dikmiş, üretmeden büyüme, ter akıtmadan çok para kazanma peşinde koşan idareciler yüzünden işyerleri özelleştirilmiş, işsizlikle tehdit edilip, çileye mecbur bırakılmışkardeşlerim, Türkiye Kamu-Sen olarak düzenlediğimiz toplantımıza, kutlu mücadelemizin, er meydanına, Ankara’ya, güçlü sesinizi duyurmaya, hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Ekmek paranızı kazanmak için imzaladığınız sözleşmeler, idarecilerin iki dudağı arasına bırakılmışken Türkiye’nin dört bir yanından kalkıp buraya gelmek, haksızlıkla, hukuksuzlukla, alın terinizi, emeğinizi çalanlara ses vermek, “hak verilmez alınır” demek için Ankara’dasınız. Siz; birlikteliğin verdiği güce güvendiniz, insanca yaşama iradesini göstermek için buraya geldiniz. Siz, burada bu Ankara soğuğunda, meydanlarda, hak mücadelesi verirken, birileri sıcak köşelerinde oturuyor. Türkiye Kamu-Sen, bugün Türkiye’nin dört bir yanından gelen 4/C’li çalışanlarımızın sorunlarını gözler önüne sermek, haksızlıklara “dur” demek için bütün imkânlarını ve gücünü seferber etmişken, bazı sözde sendikalar, sırça köşklerde, siyaset yalakalığıyapıyorlar. İnşallah birlikte, gücümüze güç, sesimize ses katarak, verdiğimiz mücadelede, başarılı olacak, çocuklarımızın geleceğine, alın terimize göz dikenlerden hep birlikte hesap soracağız. Şimdi siz 4/C’li çalışanlarımızın sorunlarına kör bakanlar, seslerine kulak tıkayanlar, o zaman geldiğinde sıcak köşelerinden verecekleri demeçlerle yapılanları sahiplenmeye çalışacaklar. İşte o zaman, hırsızlığı, haksızlığı meslek haline getirenlere ve bunlara destek olanlara da sizin “dur” diyeceğinizden hiç kuşkum yok.Ama şimdi mücadele zamanı ve biz her türlü haksızlığa karşı, sizlerle birlikte, omuz omuza, yürek yüreğe, haklarımızı alıncaya kadar, hiç durmadan mücadele edeceğiz.” dedi.

4/C’LİLERİN HAYATI BİR DRAMA DÖNÜŞTÜ”

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, 4/C’li personelin hayatının artık bir drama dönüştüğünü söyleyerek, “Kendi insanını görmeyen, önem vermeyen bir anlayışla “bu ülke nereye gidiyor?” sorgulamasını hep birlikte yapmalıyız.”dedi. İsmail Koncuk, “Bugün ne yazık ki, 4/C’li personelimizin hayatı bir drama dönüşmüştür. Hükümet, çığ gibi yığılan sorunları görmezden gelmektedir. Küreselleşme denilen illet ve onun ülkelere dayattığı ekonomik model, çalışanların iş güvencesinin olmadığı, alınıp satıldığı, kiralandığı,istenildiğinde işten çıkarıldığı bir yapı istiyor.Bu kimseler, devletin vatandaşına parasız hizmet vermesini istemiyor.Onlara göre, her şey özelleşmeli ve para ile satılmalı.Bu sistemde, her çalışanın işsizlikle tehdit edildiği, sendikasız, dayanaksız, güvencesiz ve güçsüz bırakıldığı; düşük ücretli, düşük maliyetli bir istihdam piyasası yaratılmak temel hedeftir.Kamu çalışanıkavramını ortadan kaldırmak, çalışanları iş güvencesinden yoksun olarak istihdam etmeye çalışmak için, sahneye konulan oyunun farkındayız.Devletin asli ve sürekli görevleri, iş güvencesi olmayan, yer değiştirme hakkı tanınmayan, nakil imkânı olmayan; annesi, babası, çocukları ve eşi ile işi arasında seçim yapmaya zorlanan, geçici personel eliyle gördürülmek isteniyor. Bu iktidarın icadı olan 4/C’li çalışan sayısı 50 bine dayandı. Çağrı usulüne göre, kısmi zamanlı, geçici, esnek istihdam modelleri dayatılmakta, kayıt dışıistihdam hızla artmaktadır. Bu hükümetin istihdam politikası, özelleştirme, sendikasızlaştırma, güvencesizleştirme ve köleleştirmedir. Ekmeğini kazanmak için geride annesini, babasını, eşini, gözü yaşlı yavrusunu bırakıp, başkaşehirlere gitmek zorunda kalmanın acısını yetkililer biliyorlar mı acaba? Son yıllarda, sayısı hızla artan 4/C’li geçici personelin yaşadığı dram, yetkililer tarafından nasıl görülmez? Kendi insanını görmeyen, önem vermeyen bir anlayışla“bu ülke nereye gidiyor?” sorgulamasını hep birlikte yapmalıyız.” dedi.

“4/C’LİSİN SEN, ÖYLE KAL” DİYEN BİR ANLAYIŞLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

“4/C’li kardeşlerim; sorunlarınızı biliyoruz” diyerek konuşmasına devam eden Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, bu hafta sonu Türkiye Kamu-Sen’in gerçekleştireceği 4/C çalıştayında bu insanlık dramının dile getirileceğini kaydetti. Koncuk, “Bugün basın toplantımızla başlayan ve hafta sonu da, yapacağımız çalıştayla devam edecek süreçte, bir mesleki sorunu değil; bir insanlık dramını dile getireceğiz. Evet; bugün 4/C’li çalışanlarımızın sorunu, bir insanlık dramı haline gelmiştir. Siz yılın tamamında çalışma imkânına dahi sahip değildiniz. Birlikte verdiğimiz mücadeleyle sözleşme süreleriniz uzatıldı. Sendikalara üye olma hakkınız bile yoktu. Direndik ve kazandık. Bir kısmınız, özelleştirme mağduru olmuş, işinizi kaybetmiş, bir dayatmaya maruz kalmışsınız. Hastalanmanız durumunda, maaşınız kesiliyor. Aileniz yok sayılıyor; aile yardımından faydalandırılmıyorsunuz. Çocuklarınızın ihtiyaçlarıdikkate alınmıyor. Hükümet, ailenizi ve çocuklarınızı dahi hesaba katmıyor.İnsan haklarına aykırı uygulamalara maruz bırakılıyorsunuz. Sonra da çıkıp, buna adalet diyenler var. Size reva görülen haksızlığı,kalkınmanın temeli olarak görenler var ama yine direneceğiz. Yine çalışacağız. Yine kazanacağız. Bugün, çalışanlarını aile yardımından mahrum bırakan bir anlayışla karşı karşıyayız. Bugün, çalışanları arasında ayrımcılık yapan bir anlayışla karşı karşıyayız. Bugün, aynı yerde görev yapan bir çalışanına ek ödeme veren, diğerine vermeyen;

Birine döner sermaye ödeyen diğerine ödemeyen; Birine yükselme imkânı sağlayan, diğerine 21. yüzyılda, çalışanlarını 990 TL’ye mahkûm eden bu anlayışa yuh olsun!Çalışanına “en fazla 30 gün hastalanabilirsin” diyen bu anlayışa yuh olsun! İnsanını açlığa, yoksulluğa, ekmeğe muhtaç hale getiren bu anlayışa yuh olsun! Çalışanını ekmek peşine düşürüp, bugününü, yarınınıkarartan bu anlayışa yuh olsun!” dedi.

“BU AÇMAZDAN KURTULMANIN TEK YOLU İŞ GÜVENCESİ VERİLMESİDİR”

Türkiye Kamu-Sen’in sıkıntıları gördüğünü belirten Genel Başkan İsmail Koncuk,“çalışanları bu açmazdan kurtarmanın tek yolu, iş güvencesi yani onlara kadro verilmesidir” dedi. Koncuk, “Gidişat, karanlık bir geleceği işaret ediyor. İşgüvencemiz elimizden alınmak isteniyor. 4/C’li geçici statüde çalışanların sayısı 50 bine dayandı. Bu gidişle, gelecekte hepimizin çocukları, güvencesiz bir hayata mahkûm edilecek. Türkiye Kamu-Sen olarak, bu gerçeği görüyor ve herkesi geleceğine sahip çıkmaya davet ediyoruz. Özelleştirmelerle kamu kurumlarını peşkeş çekip, çalışanlarını insanlık dışı şartlarda çalışmaya zorlayanlardan, Aileleri parçalayanlardan, çocuklarımızı taşeron şirketlerin kölesi yapmak isteyenlerden, mutlaka hesap sorulmalıdır. Çalışanlarımızı bu açmazlardan kurtarmanın bir tek yolu vardır. O da iş güvencesidir; kadro verilmesidir. Sorun ortada; çözüm bellidir. Artık hükümet buradan yükselen haykırışa, hafta sonunda çalıştayımızdan çıkacak taleplere kulak vermelidir.İktidar buradan yükselen sesimizi duyup, bir kere de hayırlı bir işe imza atmalıdır. Türkiye Kamu-Sen olarak, yolu açın, Çalışana hizmet edin, Zulme son verin, Hakkı teslim edin diyoruz. Herkesi emeğe saygıya, hakkı hak edene teslim etmeye çağırıyor; buradan bir kez daha gür bir sesle, 4/C’li çalışanların çilesine son verin diyoruz. Biz, çalışanlarımızın her sözleşme döneminde, her sabah uyandığında “acaba yarın da çalışacağım bir işim olacak mı?” diye endişelenmesini istemiyoruz. Biz, kaderimizin, siyasetçilerin, idarecilerin, patronların iki dudağı arasına hapsedilmesini istemiyoruz. Biz, çocuklarımızın taşeron firmaların esiri haline getirilmesini istemiyoruz. Biz, sözleşmeli kölelik istemiyoruz. Biz, insan onuruna yaraşır bir hayat, ailemize yetecek kadar bir ücret istiyoruz.Ailemizle birlikte, annemiz, babamız, eşimiz ve çocuklarımızla bir arada yaşama hakkımızıistiyoruz.Biz, mutlu, huzurlu ve güvenli bir hayat istiyoruz.Biz, sendikal haklarımızı istiyoruz.Biz, geleceğimize sahip çıkılmasını istiyoruz.Biz, tüm kamu çalışanlarına kadro ve iş güvencesi istiyoruz

“BİLİN Kİ, ZULÜMLE ABAD OLUNMAZ, ZULÜMLE ABÂD OLANIN AKIBETİ BERBÂD OLUR"

Konuşmasının sonunda yetkililere seslenen Genel Başkan İsmail Koncuk, kamudaki sözleşmeli ve geçici personel istihdamına son verilmesi çağrısında bulundu.4/C'li köleliğe dur demek, bu insanlık dramına son vermek amacıyla düzenlediğimiz çalıştayımıza gelen, gelemeyip yüreğini buraya gönderen tüm üyelerimize ve çalışma arkadaşlarıma sonsuz teşekkür ediyorum. Bu mücadelede, bizimle birlikte olan, hakkın, hukukun ve doğrunun yanında olan herkese selam olsun. Buradan yetkililere sesleniyorum, Kamuda sözleşmeli ve geçici personel istihdamına son verin! Devletin devamlılığı ilkesine uymayan, insan haklarıyla bağdaşmayan, 4/C uygulamasından vazgeçin! Ya adam gibi bir personel politikası ortaya koyun ya da “ben devleti iyi yönetiyorum” diye ortada gezmeyin! 2011 yılında seçimlerden önce 4/C’lilerin de aile yardımından faydalanacağı yolunda verdiğiniz sözü tutun! Elinizdeki gücü, seçim malzemesi yapmayın! Bu ülkenin yöneticisi olduğunuzu ispat edin! Artık bu zulme bir son verin!Bilin ki, zulümle abad olunmaz; zulümle abâd olanın akıbeti berbâd olur.” diyerek sözlerini noktaladı.

Genel Başkanın Konuşması İçin Tıklayınız